Mustafa Kemal Atatürk'ün gençliğe hitabesi, büyük nutuk konuşmasının sonunda yer almaktadır ve nesiller boyunca Türk milletine yol gösterici bir metin olmuş ve de olacaktır…Doğrudan Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılan ve yapılan bu hitabe üzerinde düşündüm. Eğer bugün böyle bir şey kaleme alınacak olsaydı ve Türk gençliğine değil de yetişkinlerine yazılan bir metin olsaydı nasıl olurdu acaba diye düşünmeden edemedim…
-----------------------------------------------------------
Atatürk, bugün toplumun yetişkinleri için bir hitabe kaleme alsaydı, muhtemelen dürüstlük, adalet, etikler, liyakat ve ülke sevgisi üzerine çok sert ama bir o kadar da umut dolu sözler söylerdi diye düşündüm.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, "Gençliğe Hitabe" adlı konuşmasıyla Türkiye'nin gençlerine seslenmiş, onların vatanı koruyacak bilinci taşımasını istemiştir. Ancak bugüne bakıldığında, bazı yetişkinlerin bu öğütleri ve değerleri bir kenara bırakarak, ne üzücüdür ki yolsuzluğa, koltuk kavgasına, siyasetin çirkinleşmesine zemin hazırladıkları görülmektedir. Atatürk, son derece ufku geniş, döneminin çok ötesinde bir farkındalık içinde olan, olağanüstü sağduyulu ve donanımlı bir liderdi. Bugün ülkede ki tabloya şöyle bir bakınca, Ata’mın hitabesinin izinde yetişkinlere seslenen bir hitabe kaleme alasım geldi.
-----------------------------------------------------------------
---Nacizane bu hitabede, dürüstlükten sapmış, makamını kişisel çıkarları için kullanan, vatanın geleceğini siyasi oyunlarla tehlikeye atan yetişkinlere dönük, sert ama öğretici ifadeler olsa pek iyi olur diye düşündüm. Bugün bir ülkenin geleceğinin, gençlerin omuzlarına yüklenmesinin yanı sıra, aynı zamanda bu anlamda dağılmış yetişkinlerin de büyük sorumlulukları olduğunu hatırlamalarını ve bunları düşünürken de öylece dilimden kalemime dökülenleri affınıza sığınarak sizlerle paylaşayım istedim;
--------------------------------------------------------------------
----EY BUGÜNÜN YETİŞKİNLERİ dedim; Sizler, çocuklarınıza erdem öğretmek yerine çıkar peşinde koşarsanız, halkın güvenini suistimal ederseniz, makamlarınızı kavgalarla değil, liyakatle elde etmezseniz, bu güzel vatanın geleceğini tehlikeye atarsınız. Bağımsızlığı, vatan sevgisini ve ahlâkı savunan gençler, farkında mısınız bilmiyorum ama onlar, ‘’ Bu gençler bizleri uyarıyor bize ışık oluyorlar’’ dedim. ‘’Adaletin, hakkın, hukukun olmadığı bir toplumda yetişecek gençlerin biz yetişkinler yüzünden aynı hataları tekrar edeceklerinden korkmuyor musunuz’’ dedim. ‘’Bugünün yozlaşmış düzeni, geleceğin de de çürümüş yapılar oluşmasına sebep olmasından kaygı duymuyor musunuz?’’ diye de ekledim…
‘’Dürüst olun! Makamınızı halka hizmet etmek için kullanın! Çocuklarınıza adaletin değerini anlatın! Unutmayın, vatan yalnızca gençlerin değil, hepimizin sorumluluğundadır’’ dedim…
Atatürk’ün yolunda ve izinde olma sorumluluğu yalnızca gençlerin değil, yetişkinlerin de omuzlarında olmalıdır! diye ekledim. Biz yetişkinlere ve yöneticilere bir hitabe hazırladım;
Ey Türk Milletinin Yetişkinleri!
--- Sizin de birinci vazifeniz Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
---Mevcudiyetinizin ve bu milletin çocuklarının istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel ülkenin tüm zamanlarının en kıymetli hazinesidir. Bugünün yönetenleri Cumhuriyetimize ve ATATÜRK’ÜN emanet ettiği değerlere sahip çıkmakla yükümlüsünüz. Vazifeniz sadece makamınızı korumak değil, halkın hakkını, adaletini, özgürlüğünü ve onurunu da savunmaktır!
---Bir gün meclis sessizleşebilir, basın susturulabilir, ekranlar ve deliller karartılabilir, adalet taraflı hale gelebilir, halkın sesi duymazdan gelinebilir, hatta milletin değerleri unutturulmak istenebilir, işte o zaman sizlerin görevi koltuklarınıza sıkı sıkı tutunmak değil, Ulu önderimiz Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına bağlı kalmak ve bu doğrultuda milliyetçi ve vicdanlı olmaktır! Durum ne kadar zor olursa olsun yapmanız gereken bellidir. Ahlakla liyakat ve şeffaflıkla halkın iradesini her şeyin üzerinde tutmak görevinizdir! İktidar sarhoşluğuna kapılmadan, sizi oraya getirenin ve oradan götürecek olanın halk olduğunu unutmadan yürümelisiniz…
---Ey bu günlerin karar vericileri unutmayınız ki bu ülke bilinçli ve aydın gençlerin omuzlarında yükselecekse, onlara örnek olacak sizlersiniz! Gelecek aynı zamanda, yetişkinlerin bugünkü duruşuyla da şekillenecektir.
---Ey Türk Milletinin Yetişkinleri!
Memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar, gaflet dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet fakr ü zaruret içinde harap düşmüş olabilir.
---Ey Türk Milletinin Yetişkinleri! Bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini korumaktır. Cumhuriyet sizden güç değil sorumluluk beklemektedir. Muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızda ki asil kanda mevcuttur!
(Kansız olanlar için ‘sözüm meclisten dışarı’ dedim)
Dedim ve bitirdim….