Bu yazı “herkes beğensin” diye değil, birilerini rahatsız etsin diye yazıldı…

Şu sıralar beni en çok endişelendiren, insanların kötü olmayı seçmesi ve bilinçli kötülük yapması, bundan daha fazla endişelendiren ise bu halleri hızla benimsemeleri ve bu kötülüklerin bir çoğunluk insan tarafından normalleştirilmesi oluyor. İnsanların başkalarından faydalanmayı alışkanlık haline getirmesi, bunu sorgulayanı ve mesafe koyanı suçlu ilan etmesi ise cabası…

Hepimizin hayatında en az bir kez yaşanmıştır ya da yaşanıyordur. Örneğin, biri birine uzun süre destek olur, elinden geleni yapar, hatta olabildiğince fedakârlık eder. Sonra mı? Sonra yorulur ve durur. İşte ne olursa ondan sonra olur zaten. Kötülük görür. Değişmekle, nankör olmakla hatta bencillikle suçlanır…O insan nefes almak, alanını korumak, mola vermek, bir durup düşünmek ister örneğin. Ben ne yapıyorum? Ne zamana kadar? Bu benim sorumluluğum mu? Bu yükü neden taşıyorum diye sormakta en doğal hakkıdır ayrıca… Ve neticesinde verilen kararda, bir o kadar doğaldır… Kişi istediği zaman aralığında, ‘muhatabım kim? Benden ne istiyor? Neden benden beklenti içerisinde? O nasıl biri ve neden böyle davranıyor? Sorularını sorabilir kendine, akıl ve vicdan süzgecinden geçirdikten sonra, karşısındakinin bunları hak etmediği kanaatine varırsa da, dilerse özgür iradesiyle eski tutumunu değiştirip bu insanla arasına mesafede koyabilir.…

ÇÜNKÜ… Mesafe bir ceza değil, mesafe bir öz savunmadır.

SUÇLULUK DUYMAYALIM! UZAK DURALIM !

Bu arada desteğiniz olan insanların sorumlulukla ilişkilerine bir bakın, örneğin kim ve ne için sorumluluk taşıyorlar, ya da hiç sorumluluk alıyorlar mı? Hata yaptıklarında ne yaptıklarına bakın. Gerçekten hatalarını sahipleniyorlar mı, yoksa hemen gerekçe mi üretiyorlar?
Mesafe koymanız gereken insanı ele veren şey yaptığı yanlışlarda değildir. Herkes yanlış yapabilir. Onları ele veren, o yanlıştan sonra ne yaptıklarıdır. Hatalarıyla yüzleşmek yerine, sorumluluğu sağa sola dağıtıyorlarsa orada bir durup düşünmek gerekir. Birinin yanında sürekli neden yorulduğunuzu, neden durduğunuzu, neden hayır dediğinizi açıklamak zorunda hissediyorsanız ve o kişiden anlayış ve merhamet görmüyor, kendinizi normal duygularınızda bile savunma ihtiyacı içinde hissediyorsanız burada bir sıkıntı vardır... Çünkü bu insanlar, sizi, sürekli kendi vicdanınıza karşı sanık yapıyordur. Böyle insanlara mesafe koymakta çok kolay değil, keza onlar sınırdan hoşlanmıyorlar sürekli sınır ihlali içinde oluyorlar. Siz “buraya kadar” dediğinizde meseleye değil, size yüklenirler. Karakterinize, niyetinize, geçmişinize… Konu bir anda siz olursunuz. Çünkü sınır ve mesafe onların alıştığı erişimi bozar. Bir insana mesafe konulmasını gerekli kılan şey, tek bir davranış değildir esasında. Sizi sürekli yoran, suçlu hissettiren, eleştiren, kullanan, samimiyetsiz ve nezaketsiz insanlardan uzaklaşmanız çok ama çok doğal, suçluluk hissetmemelisiniz, hissetmemeliyiz. Koyduğunuz sınırlardan rahatsız olan, acıya karşı duyarsız, empatiden yoksun, merhametsiz kişiler iyi değildir ya, kötü insanı çağrıştırır bu haller. Bu insanlara mesafe şart... Mutlak uzak durulmalı.

MESAFE ÖZ SAVUNMADIR!

Ve ben sona şunu bırakayım, bence meselenin kalbi burası:
Bir insanı sen ona yardım ederken değil, yardım etmeyi bıraktığında tanırsınız. Çünkü kötü insan hemen maskesini düşürür. Kendi canı yanarsa kıyamet kopar. Başkası acı çektiğinde ise hızla normalleştirir. Bu, merhamet eksikliği ise kötülüğün en sinsi hâlidir. Onlar insanları araç gibi görürler. Birine “kişiliği” için değil, “işe yarayıp yaramayacağını düşünerek” yaklaşırlar.
Şunu bilmelisiniz ve bilmeliyiz ki yorulduğumuz için geri çekiliyorsak, bu bir haksızlık değildir.
Asıl haksızlık, bir insanın aldığı desteği “hak” saymasıdır.

Ve evet, kötüler bazı insanları bazı düşüncelere sevk edip, ikna edebilirler.
Çünkü kötü insanlar genelde hikâye anlatmakta iyidir. Zamanlamayı, tonu, mağduriyet dilini iyi kullanırlar. Ama bu uzun vadeli olmayacaktır. Şimdi çok kritik bir yere geleceğim, siz siz olun kötü insanlara karşı kendinizi savunmaya geçmeyin, onların anlattığı yalanları çürütmeye çalışmayın.
Çünkü bu durum sizi onların sahasına çeker. Siz tutarlı ve merhametli olun. Zamanla insanlar şunu mutlaka görecektir, siz aynısınız ama o insan herkese başka bir hikâye anlatıyor.

Sınır koyun. Birine sınır koymak, ona kötülük yapmak değildir…Set çekin, mesafe koyun, siz kimseyi karalamıyorsunuz, siz sadece mesafe koyuyorsunuz.

Ve unutmayın mesafe bir ceza değil, mesafe bir öz savunmadır.