Gazetecilikte herkes haber yazar. Ama çok az insan, bir şehrin hafızasına adını yazar.

Tuncer Kalaycı, işte o isimlerden biriydi.

Onun ardından sadece bir gazeteci eksilmedi. Sakarya, kendisini yıllarca sabırla dinleyen, şehrin sevincini de hüznünü de satırlara taşıyan bir kalemini kaybetti. Çünkü gazetecilik onun için bir meslek değil, ömrünü adadığı bir sorumluluktu.

Bugün dönüp baktığımızda geriye binlerce haber, yüzlerce köşe yazısı kalmış olabilir. Ama asıl mirası bunlar değil… Asıl mirası; yetiştirdiği insanlar, verdiği emek, gösterdiği duruş ve mesleğe kattığı itibardır.

Bizler aynı çatı altında çalışırken yalnızca bir meslek büyüğünü değil, gerektiğinde yol gösteren bir ağabeyi gördük. Sessizliğiyle öğreten, tecrübesini paylaşmaktan kaçınmayan, gazeteciliğin sadece haber yapmak olmadığını; vicdan, ahlak ve sorumluluk taşıdığını hatırlatan bir insandı.

Gazetecilik hızlı değişiyor. Manşetler değişiyor, gazeteler değişiyor, teknoloji değişiyor… Ama bazı değerler değişmiyor. Doğruyu aramak, emeğe saygı duymak ve kalemi onuruyla taşımak… Tuncer Kalaycı'nın bize bıraktığı en büyük miras da işte budur.

Bir insanın ardından söylenebilecek en güzel sözlerden biri, "İyi ki bu şehirden geçti." olsa gerek.

Evet…

Tuncer ağabey bu şehirden geçti.

Kalemiyle geçti.

Duruşuyla geçti.

İnsanlığıyla geçti.

Ve ardında silinmeyecek izler bıraktı.

Bizim için artık her gazete baskısında, her manşette, her satır arasında onun emeğinden bir parça yaşayacak.

Mekânın cennet olsun Tuncer ağabey…

Sana veda etmiyoruz.

Sadece teşekkür ediyoruz.

Bize kattığın her değer, öğrettiğin her şey ve bıraktığın her iz için…