Şehrimizin can damarı, içme suyu kaynağımız ve en önemlisi geleceğimize bırakacağımız en büyük mirasımız olan Sapanca Gölü için nihayet beklenen o somut adım atıldı. Hatırlarsınız, 1 Ocak tarihinde göl kıyısındaki işgaller için tebligatlar gönderilmiş, bir nevi "emaneti geri verin" denilmişti. İşte o mühlet 20 Ocak sabahı itibarıyla doldu ve SASKİ ekipleri iş makinalarıyla sahaya indi.
Yıllardır süregelen o "kıyıyı kapatma" hastalığına karşı Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin sergilediği bu kararlı tutuşu ayakta alkışlamak gerekiyor. 89 kaçak yapının ortadan kaldırılması sadece bir yıkım işlemi değil; aslında doğanın hakkını doğaya teslim etme operasyonudur.
Neden Bu Kadar Önemli?
Sapanca Gölü sadece seyirlik bir manzara değil, milyonlarca insanın yaşam kaynağıdır. Kıyıları işgal eden, ekosistemi bozan her beton yığını aslında bizim geleceğimizden çalınan bir parçadır.
-
Eşit Erişim: Göl kıyıları şahısların değil, halkındır.
-
Su Kalitesi: Kaçak yapılaşmanın getirdiği kirlilik riskinin önüne geçiliyor.
-
Gelecek Miras: Çocuklarımıza beton yığını değil, yaşayan bir göl bırakma çabasıdır.
Şimdi bize düşen, bu kararlılığın arkasında durmak ve gölümüzün etrafındaki her bir santimetrenin asıl sahibine, yani doğaya dönmesini izlemektir. Emeği geçen, geri adım atmayan tüm yetkililere teşekkür borçluyuz.
Göl nefes alıyorsa, biz de alıyoruz demektir.