Geçtiğimiz günlerde Sapanca Gölü’nün derinliklerinde görülen alg oluşumu, doğal olarak hepimizde kısa süreli bir tedirginlik yarattı. Neyse ki SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu’nun açıklamaları içimizi rahatlattı. İstanbul Üniversitesi dâhil yapılan laboratuvar incelemelerinde, bu durumun sıcaklık artışına bağlı mevsimsel bir yeşil alg türü olduğu ve içme suyu kalitesini tehdit etmediği netleşti.
Ancak bu durum, arkamıza yaslanıp her şeyi zamana bırakabileceğimiz anlamına gelmiyor.
Genel Müdürün de açıkça belirttiği gibi, su seviyesindeki düşüş ve çevresel faktörler bu tür oluşumları tetikliyor. Yani doğa bize bir uyarı veriyor. Neyse ki Ballıkaya Barajı isale hattı projesinin hayata geçirilmesi ve göl çevresine yapılacak kolektör hattı gibi tarihi yatırımlar, Sapanca için çok güçlü birer koruma kalkanı olacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve SASKİ ekibinin bu konudaki kararlı adımları şehrimiz adına umut verici.
Yine de iş sadece kurumlara düşmüyor. Sapanca Gölü, Sakarya’nın en kıymetli yaşam kaynağı ve ortak mirası. SASKİ sahada denetimlerini aralıksız sürdürürken, bizlerin de göl çevresindeki sosyal ve sportif faaliyetlerde kirliliğe geçit vermemesi gerekiyor. Unutmayalım; Sapanca’yı korumak sadece bugünü kurtarmak değil, geleceğe nefes bırakmaktır.