Geçtiğimiz günlerde Sakarya Büyükşehir Belediyesi Haziran ayı meclis toplantısından, ne yazık ki şaşırmadığımız ama canımızı sıkan bir karar çıktı. Kent genelinde hizmet veren özel halk otobüsü ücretlerine %30, öğrenci ve personel servislerine ise %40 oranında zam yapıldı. Salı gecesi sistemler güncellenecek, çarşamba sabahı ise artık ceplerimiz daha hızlı boşalacak.
Peki, bu rakamlar bize ne söylüyor?
Uzaklar Daha da Uzak Oldu!
Gelin, açıklanan ilçe tarifelerine biraz daha yakından bakalım. Artık Sakarya’da bir uçtan bir uca gitmek adeta bir lüks haline geldi.
-
En uzak mesafe ne kadar mı oldu? Cevap: Tam 218,40 TL!
-
Kocaali veya Taraklı’da yaşayan bir vatandaşımız, merkeze sadece gitmek için bu parayı ödeyecek. Dönüşü de hesaba katarsanız günlük ulaşım maliyeti 436,80 TL’yi buluyor. Ayda birkaç kez merkeze gitmek zorunda olan bir aile için bu rakamlar korkunç bir yük.
-
Karasu 174,20 TL, Pamukova 110,50 TL, Geyve ve Kaynarca ise 104,30 TL ile 100 TL barajını aşan diğer ilçelerimiz oldu.
En kısa mesafe olarak görünen Erenler bile 25,35 TL’ye yükselmiş durumda. Yani artık Sakarya’da "şöyle bir yan ilçeye geçeyim" demek bile cüzdanı ciddi şekilde sarsıyor.
Esnaf Haklı mı? Evet. Peki Vatandaş Ne Yapacak?
Sakarya Otobüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı Güray Er, artan maliyetler karşısında bu düzenlemenin "kaçınılmaz" olduğunu ve esnafın karardan memnun olduğunu belirtmiş.
Doğrudur; akaryakıt fiyatları, yedek parça maliyetleri, amortisman giderleri dağ gibi büyürken şoför esnafının da evine ekmek götürmesi gerekiyor. Onları da anlıyoruz. Ancak burada gözden kaçan, ya da görülmek istenmeyen asıl unsur: Vatandaşın maaşına %30 ya da %40 oranında anlık bir zam gelmediği gerçeğidir.
Özellikle asgari ücretle çalışan personel ve evladını okula göndermek için servis ücreti ödeyen veliler bu %40'lık yükün altından nasıl kalkacak? Eğitim ve çalışma hakkı, ulaşım maliyetleri yüzünden sekteye uğrama noktasına gelmiştir.
Sonuç: Sosyal Belediyecilik Nerede Kalıyor?
Kabul etmek gerekir ki yerel yönetimlerin görevi sadece zam taleplerini onaylamak veya kart basım cihazlarını (validatörleri) güncellemek olmamalıdır. Eğer maliyetler esnafı bu kadar zorluyorsa, büyükşehir belediyesinin taşın altına elini koyması, vatandaşa bu yükü tamamen yansıtmak yerine sübvansiyon (destek) mekanizmalarını devreye sokması gerekirdi.
Ulaşım, lüks bir tüketim maddesi değil; anayasal bir haktır. Kocaali'den, Taraklı'dan merkeze gelmek zorunda olan bir öğrencinin, bir hastanın cebinden çıkacak 218 TL'nin hesabı iyi yapılmalıdır.
Çarşamba sabahı itibarıyla yeni fiyatlarla güne uyanacağız. Esnafın yüzü gülüyor olabilir ama Sakarya halkının sırtındaki yük bir kat daha artmıştır. Bakalım bu sürdürülemez maliyetler karşısında vatandaşın sabrı daha ne kadar zorlanacak?