Son zamanlarda, hatta uzun süredir, yayımlanan televizyon dizilerinde konular gerçek hayattan o kadar uzaklar ki bu durum nitelikleri tartışmasını da kaçınılmaz kılıyor…
Bu dizilere şöyle bir baktığımda; Birilerinin, ahlaki pusulası olmayan başka bir dünyanın inşasına çalışıyor olduğu algısına kapılıyorum. Toplumun genel yapısını, gençlerin dünya görüşünü ve algılarını şekillendiren bu içeriklerin ele alınması, hatta yayımlanmalarına bir son verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
SAĞLIKSIZ VE ÇOK TEHLİKELİ…
Bu seyri sağlıksız ve çok tehlikeli buluyorum. Sözünü ettiğim bu diziler şöyle; Bunlarda şiddet sıradanlaştırılıyor, insan öldürmek özenilecek bir karakter özelliği gibi sunuluyor. Suç estetikleştiriliyor. Mafya, tetikçiler, kaçakçılar, pahalı takım elbiselerle, cool bakışlarla, lüks arabalarla süslenip, güçlü adam imajıyla cilalanıyorlar. Öldüren adamlar cezasız kalıyor, öldürmek için mutlaka haklı gerekçeleri oluyor… Bu diziler de güçlü olan eziyor, para için her şey mubah, erkekte şiddet karizma unsuru. Kadında salt tüketen bir varlık ya da bir nesne bir aksesuar gibi gösteriliyor. Evlilik dışı ilişkiler ve sadakatsizlik normal resmedilip, zengin adam, güzel kadın şablonu mutlaka kullanılıyor. Kadınlar emek veren, zekâsı olan, üreten değil de erkeği dişiliğiyle önüne katan, güzelliğiyle standartlarını yükselten ya da koruyan bir nesne gibi yansıtılıyor. İlişkide, saygı, sorumluluk, fedakârlık, zemini yerine hadsizlik ve menfaat zemini oturtulmaya çalışılıyor. Kadın insan gibi değil de daha çok bir meta gibi gösteriliyor. Aileye bağlılığı, koşullara uymayı, kanaatkarlığı ve sabrı itici, gereksiz ve de sıkıcı gösteriyorlar. Ve ne yazık ki toplumun bir kısmı ve bazı gençler bu gördüklerini içselleştiriyorlar.
Bu diziler ne gerçek hayatı ne de olması gerekeni hiç yansıtmıyor iken bir biçimde herkesi ekrana nasıl kilitlediği ve nasıl bu kadar izlenir olduğunun yanıtı da ne yazık ki yok bende... Ama günümüz yaşantısını sinsice şekillendiriyor olduğunu düşünüyorum…
SONUÇLARIDA VURGULANSIN…
Tamam hikayelerde karanlık taraflar, suç ve suçlu gösterilebilir ama bir biçimde sonuçları da vurgulanır. Güç olgusu salt şiddetle ve silahla değil, akıl vicdan ve emekle de aktarılabilir izleyiciye. Beynimde ki refleks, bir şeylerin ters gittiği ve yanlış yapıldığını söylüyor. Genellikle şiddeti normalleştiren, ahlaki değerleri zayıflatan, suçun cezasız kaldığı bu diziler kanımca sosyal çürümeye de muazzam katkıda bulunuyor. Aynı zamanda cinsiyetçi veya ayrımcı bakış açılarını pekiştiren ve toplumsal sorunları yüzeysel gösteren yapımlarda, bu ve benzer etkiyi yaratıyor. Bu tür dizilerin, toplum üzerinde ki etkileri gerçekten dikkate değer. Böyle birçok dizi, uzun soluklu ve iyi de reyting alıyor. Uzun vadede, toplumun genel yapısında bozulmalar yaratabileceğini hatta şimdiden yarattığını kimse görmüyor mu acaba? Bu arada diziler dışında gündüz kuşağında yayımlanan birçok programda böyle aslında, İzleyicilerin ekranda çok gördükleri davranışları bir süre sonra normalleştirebiliyor oluşu sebebiyle toplumun değer yargılarını olumsuz bir eğriyle şekillendiriyor. Tüm bunlar zaman içinde şiddet eğilimin artmasına, adalete teslim etmek yerine intikamın bireysel olarak alınması düşüncesine ya da toplumsal ilişkilerde normal olmayan değişimlere yol açabiliyor gibi düşünüyorum. Hatta kadın erkek fark etmeksizin bir kitle var ki, bazı dizi karakterlerini rol model yapıyor kendine, bazı olguları gerçek hayatta da kabul edilebilir gibi görüyorlar. Özellikle şiddet öğeleri ve ahlaki çelişkiler bazı izleyicilerin bakış açısını ve yaşam biçimini değiştirebiliyor. Bu tür içeriklerin etkileri dikkatle değerlendirmeli diye düşünen korkarım bir tek ben değilimdir.
ERKEKLER HEP ZENGİN…
Ayrıca farkında mısınız; bu dizilerde ki erkekler hep zengin, bu adamlar partnerine parayla sağlanabilecek her şeyi verebiliyorlar, kadınlar hep villalarda ve yalılarda oturuyor, her ev havuzlu ya da deniz görüyor, böylesi sık karşılaşılan bir anlatı kalıbı var bu yapımlarda. Servis edilen bu kalıplar ne yazık ki bazılarının toplumsal beklentilerini ve önceliklerini değiştirebiliyor. Özellikle genç izleyiciler için gerçeklikten uzak bir algı oluşuyor. Örneğin gençler, evlilik hazırlığında olan çiftler, olağanüstü çaba sarf ediyorlar çalışıyorlar, ancak izledikleri bu hayatların yanından bile geçemiyorlar…Diyorum ki hiç te gerçekçi ve samimi olmayan, doğallıktan uzak, adaletin yerini bulmadığı, şiddetin, gayrimeşru kazancın normalleştirildiği bu içeriklerin izleyicilerinin değer yargılarını etkileyebileceği lütfen gözden kaçırılmasın ve lütfen bu diziler gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirilsin.
KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL Mİ?
Toplumda empati eksikliğinin yerleşmesi, adalet duygusunun zayıflaması, aile mefhumunun, ahlaki değerlerimizin kayboluyor olması falan kimsenin umurunda değil mi ? Bu tür içeriklerin toplumsal sonuçları ve olası etkileri üzerinde bir durup düşünecek ve dikkatle takip edip önleyecek birileri kalmadı mı ACABA?
Dizilerde, şiddet ve karanlık işler romantize edilecek, erkek karakterler duygusal olarak sorunlu, travmalı ama çok derinmiş gibi gösterilecek, kontrolsüz öfke, kontrolsüz güç ve şiddet eğilimleri karizma ambalajına sarılacak, bu rol modellerin hep bir hayran kitleleri hep onlara biat edip koruyup kollayanları olacak, kadınlar çoğu zaman bu karanlığın ya kurbanı yada tamamlayıcısı olacak…Yaralıysa, silahlı olacak, silahlıysa öldürecek, zenginse kırıp dökecek ya da ezip geçecek tüm bunlara rağmen çekici ve cazip gösterilecek. Değerler karşı karşıya getirilecek, herkes haklı ama kimse doğru olmayacak, insanlar evlilikten soğutulacak, güveni kemiren bir akış işlenecek, hemen her dizide karakterler gelişmeyecek, iyilik, sabır, edilecek, bu ya zayıflık ya da saflık gibi gösterilecek… Konular hangi hayatın makbul olduğunu dayatmayı hedefleyecek, sert vicdansız, ukala ve kibirli olan, şımarıklık yapan sempatik lanse edilecek, bu halk tekrarlarıyla 7/24 bunları izleyecek ve bozulmayacak öyle mi?
GERÇEKLER BÖYLE DEĞİL!
Gerçekler böyle değil, hayat bu ve bunlardan ibaret değil… Bu cümleyi reddeden ve hayat bu, böyle diyen hiç kimsede bence sağduyulu ve masum değil.
Böyle bakınca çok karamsarım çok…Netice itibariyle diyorum ki toplumun insan kalma refleksine müdahale eden bu dizilere de acilen müdahale gerek…