Malumunuz CHP, TBMM tatilde olduğu için haftalık grup toplantılarını çeşitli illerde yapıyor.
İyi de yapıyor. Çünkü zaman tatil zamanı değil. Ülkede ve bölgede kıyametler koparken TBMM’nin böylesine uzun bir süre tatilde olması hiç doğru değil. Gerçi bu sistemde TBMM açık olsa ne olur kapalı olsa ne olur diyeceksiniz, siz de haklısınız.
Kılıçdaroğlu’nun Sakarya gündemini çok iyi takip ettiği ziyaretlerinden ve konuşmasından belliydi.
İşe havai fişek fabrikası faciasından mağdur olanlardan başlaması bunun teyidi oldu.
Salon konuşmasında bu ziyaretin içreğini aktardı.
“Havai fişek fabrikasında mağdur olan ailelerin yanına gittim. O fabrikada çalışan 7 kişi hayatını kaybetti, 128 kişi yaralandı. Onlar adalet istiyorlardı ama bu kardeşiniz ve Cumhuriyet Halk Partisi kim adalet istiyorsa, hep onun yanında olduk. Kimliğine bakmadık, inancına bakmadık, yaşam tarzına bakmadık; bir mağduriyet varsa, bir haksızlık varsa onun yanında durma felsefesini bize, Gazi Mustafa Kemal Atatürk öğretti. O nedenle onların yanına gittik.
Olay 2 yıl önce oldu, sahipleri kendilerini daha güçlü hissediyorlar. “İstediğimiz kararı aldırtırız” diyorlardı. Baskılar kuruyorlardı ama bizim milletvekili arkadaşlarımız, gönüllü avukatlar bu haksızlık karşısında susmadılar, onlara sahip çıktılar. Sahip çıkmaya da devam ediyoruz.
Orada sabahleyin ailelerden bazıları konuştu. Hâlâ haksızlıklarının giderildiğini düşünmüyorlar. Hâlâ haklarının teslim edilmesi gerektiğini söylüyorlar.
Şunu söyledim; devlet dediğiniz kurum, adalet üzerine inşa edilir. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı bir yerde devlet olmaz, devletin saygınlığı olmaz; orada hoşgörü olmaz, sevgi olmaz. Mutlaka adalet olmalıdır, olmak zorundadır adalet. Adaleti sağlamak zorundayız ve o insanlar hâlâ diyorlar ki: "Hâlâ adalet gelmedi. Fabrikanın denetiminin yapılması lazım. Mahkeme tutanakları var. O tutanaklarda itiraflar var. Denetim yapılmadı. Denetimi yapmayan kimse, onlardan hesap sorulmalıdır" diye. Ama bugüne kadar tek bir kişi dahi, yargının önüne denetim yapmadınız diye çıkarılmadı.
Buradan o ailelere ve Adapazarlılara sözüm var. Bu kardeşiniz nerede bir haksızlık varsa, haksızlığın karşısında dimdik duracaktır. Kim adaleti istiyorsa adalet isteyenlerin yanında olacağım. Ailelere söyledim; hiç meraklanmayın, sonuna kadar yanınızdayız, sonuna kadar ve biz bu kararlılığımızı her yerde ve her koşulda sağlayacağız.
Dolayısıyla denetimi yapmayanlar, siyasi otoriteden talimat alıp denetimden kaçanlar, hepsinin burnundan Allah nasip eder iktidar olduğumuzda fitil fitil getireceğim. Hiç kimse endişe etmesin.”
Salon konuşması içerik ve kalabalık bakımından dolu doluydu Kılıçdaroğlu’nun.
Sakarya tarımının güzel bir tahlilini yaptıktan sonra çözümleri de aktardı;
“Üreten Sakarya, çalışan Sakarya, alın teri döken Sakarya...
Sakarya, ayva üretiminde Türkiye 1'incisi, fındık üretiminde Türkiye 3'üncüsü, balkabağı üretiminde Türkiye 4'üncüsü, mısır üretiminde Türkiye 7'ncisi. Yani Sakarya aynı zamanda bir tarım kenti, bir sanayi kenti, bir üniversite kenti, bir kültür kenti Sakarya. Sakarya'ya böyle bakmak lazım.
Şimdi gelelim bu kadar bereketli topraklar üzerinde kurulu bir Sakarya ve o bereketli toprakları işleyen, alın terini döken Sakaryalılar var.
Sakaryalılar memnun mu? Ayvayı satacak yer yok şu anda; var ama ayvayı kime satacak, yer yok. Devlet sahip çıkmıyor. Allah nasip eder, iktidar olduğumuzda çiftçi şunu görecek. Ürettiğiniz her ürünün karşılığını, alın terinin karşılığını alacaksınız. 6'lı masanın taahhüdüdür bu, Millet Masası'nın taahhüdüdür bu, bunu alacaksınız...
Fındık üretiminde Türkiye 3'üncüsü. Fındığı tekellere teslim ettiler. Ferrero diye bir şirket, İtalyan şirketi geldi, fındık bahçeleri satın alıyor, fındık taban fiyatını veriyor; yani tekel konumunda. Tekelleri kırmak bu kardeşinizin görevidir.
Hiçbir tekel, çiftçinin, fındık üreticisinin alın terini sömürmeyecektir. Nokta! Sömürtmem... Kazanacaksa bizim çiftçi kazanır. Dışarıdan geleceksin, burada fındık bahçeleri satın alacaksın, fabrikalar kuracaksın, taban fiyatı belirleyeceksin, çiftçinin alın terini sömüreceksin; e bunu da Bay Kemal seyredecek. Yemezler, seyretmem; yakalarım, hesabını sorarım. Hiç kimse endişe etmesin.
Niye söylüyorum? Fındık sanayinin özellikle gıda başta olmak üzere toplam cirosu dünya genelinde 120 milyar dolar civarında. 120 milyar dolar. Ya 120 milyar dolarlık bir ciro var, bir sanayi var, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin buradan aldığı para 2-2,5 milyar dolar. 120 milyar dolar, 2,5 milyar dolar... Ya bu iş mi Allah aşkına?
Üstelik fındıkta dünya birincisiyiz. Hem dünya birincisi olacaksın, hem fındığı üreteceksin, hem başkaları kazanacak, sana bir parmak bal ağzına çalacaklar.
Fındığı tekellerden kurtaracağız, fındık üreticisine hakkını teslim edeceğiz, bunu herkesin bilmesini isterim. Bu çerçevede 1938 yılında kurulan FİSKOBİRLİK vardı. FİSKOBİRLİK'i yeniden ayağa kaldıracağız. FİSKOBİRLİK, fındık üreticisinin kara gün dostu olacak.
Çiftçi kardeşlerim, üretici kardeşlerim, balıkçı kardeşlerim; asla çiftçinin zarar edeceği bir modele izin vermeyeceğiz. Buradan bir daha söyleyeyim: Ziraat odaları, tarım birlikleri, dernekler, esnaf kefalet, tarım kredi kooperatifleri, kim olursa. İster buğday üret, ister çay üret, ister fındık, ister arpa, ister mercimek, ister yulaf, ne üretiyorsan... Formülümüz gayet açık ve gayet net: Maliyet, artı makul kâr, eşittir taban fiyat olacak. Bütün çiftçi kardeşlerimin bu formülü ezberlemesini isterim. Hiçbir çiftçi ektiği ürün dolayısıyla asla ve asla bu topraklarda zarar etmeyecek.
Adam yata biniyor, krallar gibi geziyor, keyfine bakıyor, koy koy geziyor, deniz deniz geziyor. Mazot? ÖTV'siz, KDV'siz. Çiftçi? Hem ÖTV'yi ödeyeceksin, hem KDV'yi ödeyeceksin. E bunu yer mi Kılıçdaroğlu? Bunu da yemeyiz. Çiftçiye de mazotu ÖTV'siz ve KDV'siz vereceğiz. Ya çiftçi traktöre binip gezmeye mi gidiyor? Hayır. Eğlenmeye mi gidiyor? Hayır. Sabahın köründe tarlaya gidecek ya, üretecek bu insan. Hadi şehirde diyelim ki mazota zam geldi, arabaya binmezsiniz, metroya binersiniz, otobüse binersiniz, 3-4 arkadaş bir arabaya binersiniz. E çiftçi ne yapacak? Tarlayı ekmese aç kalacak. Kırmızı mazot, unutmayın kırmızı mazot uygulaması getireceğiz. Çiftçiye kırmızı mazotu ÖTV'siz ve KDV siz vereceğiz. Böylece çiftçi ektiği ürünü daha makul bir koşulda elde etmiş olacak, kazanmış olacak.
Devamı yarın…