Sevgili okurlar,
Uzun “Koronalı” günlerde, okullarından uzak olan ve “online eğitim” gören öğrencilerimizin geleceği, gerçekten hepimizi derin, derin düşündürmeli?
Bu dilim içinde olanların bir bölümü mezun oldu, yüksek okullara, akademi ve üniversitelerin yolunu tuttu..
Aileler, bu manada mutlu da?
Diğer kesim ise, “adresine varmak” için okul yolunda..
Bir de, minik yavrularını ana okulu ve ilkokulla tanıştıranlar var..
Öyle küçük bir kesimi teşkil etmiyorlar hani?
“Milli Eğitim” sistemi içinde, genç nesilleri geleceğe hazırlayan öğretmenlerimizin durumunu merak edenler var mı?
Cumhuriyet ile yön verdiğimiz “milli eğitim” sistemi, maalesef, son 20 Yılda rayından çıkarıldı?
Neden acaba?
HEDEF TUTTURAMAMAK?
Nasıl bir eğitim, nasıl bir nesil öngörüldü ki?
Kindar ve dindar mı?
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu manada yaptığı konuşma hala kulaklarımızda cınlıyor?
“Eğitimde istediğimiz hedefi tutturamadık!”
Bu itiraf ile birlikte,”yaz-boz tahtasına” çevrilen “eğitim sistemini” emanet ettiğimiz, kaç bakan geldi geçti?
Tamam, “siyasi irade, aldığı vekalet doğrusunda, eğitimde bir takım yeniliklere” gidebilir..
Ama bu yenilikler, “Cumhuriyet rejimi ile bağdaşmıyorsa, orada bir yanlışlık yok mudur” diyenlere hak vermek gerekmez mi?
SİNSİCE PLANLAR?
Efendim,”biz iktidar olduk, biz seçildik, vatandaş bize vekalet verdi” diyerek, “milli eğitim” plan ve programını nasıl kökten değiştirmeye kalkarsınız?
Parti programında olmayan ve gizli acenta ile “sinsice Cumhuriyet’e, Atatürk Türkiyesi’ne karşı” yeni program ve planları dayatmak neyin nesi?
İnsanın aklı almıyor?
Demek ki, burada bir “hesaplaşma” öne çıkıyor!
Nihayet rejimin “ Cumhurbaşkanlığı” sistemine evrilmesi de bu manada, bu “gizli acentayı” öne çıkarmadı mı?
Siz nasıl olurda, eğitimin bir bölümünü “FETÖ” denilen yapılanmaya teslim edersiniz?
HANİ “ALTIN NESİL” YETİŞTİRECEKLERDİ?
“Altın Nesil yetiştireceğiz” diyerek, insanımızın iyi niyet ve dini duygularını, cömertliğini suistimal eden bu kesim Türkiye’yi “ 15 Temmuz” uçurumuna getirmedi mi?
Peki, hala “tarikat ve cemaatlerden “ medet ummanın alemi nedir?
Vatandaşımızı, “bu özel dershane, bu özel okul bataklığından” kim kurtaracak?
Haydi, “milletimizin refah ve gelir düzeyi, buna müsait olsa”, bir nebze bu tercihi anlarız!
Dini yapılaşmaya önem veren, Kur’an kurslarını teşvik eden cami cemaatini kollayan, imamları olabildiğince yücelten, yurt tekelleşmesine izin veren, eğitimi allak-bullak eden bu sistem kökten terk edilmeli ve “milli eğitim” sistemine derhal dönülmelidir..
GÖZ BOYAMA, KİTAPLAR BEDAVA!?
Vatandaş, hangi para ile çocuğunu anaokuluna, özel okula ve diğer okullara gönderecek?
“Kitaplar bedava, defter, kalem bedava” demekle, eğitim sorununu çözemezsiniz?
Kendiniz çocuklarınızı özel okullarda, yabancı ülkelerde okutacak, vatandaşın çocukları ise “imam hatiplere” yollanacak öyle mi?
Bu ne çifte standard, ne iki yüzlülüktür?
Anlayış, “vatandaşa verir talkını, kendi yutar salkımı” anlayışından vazgeçilmelidir!
Vatandaş çocuğunu imkansızlıklardan yanıbaşındaki okullara gönderemiyor, “sen Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya” okullarını tercih et!
Oldu mu?
AKYAZI LİSESİ YIKILDI, SIRADA HENDEK!
Demem o ki, sorunlar, yumak, yumak!
Bu çile yumaklarının, artık çözümü gerekli..
Bakınız, Sakarya’da 216 Bin 900 öğrencimiz okul yollarında..
Bu dilime, üniversitelerimizde eğitim görmek için gelenleri de katarsak, o ağır yükü bir düşününüz!
Önceki gün, Bizim Sakarya gazetesi manşetinde, Hendek İlçemiz de yıkım kararı alınan “Hendek Lisesi” ile ilgili haberi okudunuz mu?
Sevgili yazarımız, Hendek temsilcimiz Orhan Topçu kardeşimi tebrik ederim..
Neden mi?
Benim de mezun olduğum Akyazı Lisesi’de aynen böyle, eften, püften mazeretler ile yıkıldı..
Kayıtsız ve sessiz kalmamak gerek!
Yerine yapıldı mı?
Programda bile yok?
Ama, koca, koca imam hatip okulları dikilebiliyor?
İhtiyaç ise, dikilsin tabii?
Eğitim kurumu ise, kim karşı çıkabilir?
Ama yıktığın okulu, neden hemen yapmıyorsun?
Biz Akyazı Lisesi mezunları, okulumuzu aynı yerine geri istiyoruz?
Bu yer, bu toprak,buraya “Akyazı Lisesi” yapılacak diye hibe edildi..
“Vur, yık”, başka rant ve siyasi hesaplar öyle mi?
Bir de utanmadan söylenir, “fay hattı, zurt hattı” diye?
Arkadaş, “Sakarya’da neresi fay hattı” değil ki?
Kimi kandırıyorsunuz?
YALDIZLI LAFLAR NE GÜZEL?
2022-2023 Eğitim-Öğretim dönemine katılan ve konuşma yapanların “yaldızlı siyasi lafları” bizi ikna etmeye yetmiyor!
Ülkenin, kentin imkan ve kabiliyetlerini,”milli eğitim “ sistemi içinde değerlendirmek, takip etmek hepimizin görevidir..
Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeni ile “çocuklarına çanta alamayan ve evladını okula gönderebilmek için çalışmak zorunda olan, dar gelirli vatandaşları” düşününüz!
Bunlar içinde emekli olup, hala maaş alamayanların olması üzüntü vericidir..
LÜTFEN MAĞDUR YARATMAYINIZ?
Lütfen yeni mağdurlar yaratmayınız!
“Okul, öğretmen, aile, öğrenci ve sonunda iş bulma denklemi” içinde, topyekün bir çözüme odaklanmalıyız!
“Cumhuriyet rejimine kafa tutan, Atatürk’ü yok sayan, milli temel değerlerimizi alt-üst eden, yeni bir anlayışı dayatan” anlayışlara karşı durmak, Türkiye’nin selametinedir..
Eğitim sistemini rayından çıkaran, bu siyasi anlayışlara prim verilmemelidir!..
Okul yıkan zihniyetlere, vatandaş gereken dersi elbette verir?
O gün, dünden daha yakın!
Yusuf Cinal yazıyor, 14 Eylül 2022 Adapazarı
Okul yıkan zihniyet?
Yusuf Cinal
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl