İç İşleri Bakanımız Türkiye’yi halletti, çetelerden, mafyalardan temizledi de gözünü Kudüs’e dikti. Baktı ki Türkiye’de ve elbette ki sayesinde asayiş berkemal, boş oturmaktan canı sıkıldı, arada Kudüs’ü de Siyonistlerden kurtarıvereyim dedi.
“Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz. Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı. Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye. Yine inanıyorum ki Cenabı Hak o günleri bizlere gösterecek. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Bir dünya lideri var” sözleriyle hamasetin dibine vurdu.
Sadece hamaset değil, yıkama yağlamanın da zirvesine çıktı.
Sonrasında da “Filistin’e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Kudüs’e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar elbette çıkacaktır ama biz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz” dedi.
İçinden ‘şu azgın muhalefet beni biraz eleştirse ve hatta İsrail’den birileri de bu tartışmaya katılıp benim payemi yükseltse’ diye dua ettiğin de eminim.
Nitekim öncekini bilmem de bu duası kabul oldu. Çoğu muhalif, zaman israfını göze alarak bu bey fendinin arzu ettiği ortamı sağladı.
Önemli olan kendi mahallesinden gelecek tepkiydi ki ben ona baktım ve buldum.
Levent Gültekin şöyle eleştirdi;
“Bizim İslamcılar hiç büyümüyorlar. Ortaokul çocuğu düzeyinde bir İslamcılık anlayışıyla devam ediyor.
Mustafa Bey’in bu Kudüs valiliği hayali, ortaokul yıllarında benim de yaşadığım İslamcı bir çocuğun rüyasıdır. ‘Osmanlı’yı kuracağız, Orta Doğu’yu ele geçireceğiz, Kudüs bizim olacak…’
Bunlar hiç büyümüyorlar. Dünyanın gerçekliğiyle hiç olgunlaşmıyorlar.
Ya sen İçişleri Bakanısın be kardeşim. Sana mı düşüyor böyle hayaller kurmak?
Derdin ne? Sen önce kendi ülkene sahip çıksana.
Sen önce Diyarbakır’daki, Hakkari’deki, Tokat’taki, Erzurum’daki çocuğun karnını doyursana.
Milyonlarca çocuk çetelere yöneliyor. Her biri bir çete üyesine dönüşme riski taşıyor.
Sen önce İçişleri Bakanı olarak bunu engellesene.
Esenyurt’un sokakları mafyaya teslim olmuş deniyor. Sen önce orayı temizlesene.
Senin işin ülke değil mi? Ne Osmanlı hayali kuruyorsun?
Osmanlı da son döneminde aynen sizin gibi büyük hayaller kuruyordu. Sonunda dağıldı ve ortaya Türkiye çıktı. Var olan Türkiye’yi koruyamıyorsunuz.
Anketlerde insanların büyük bir bölümü fırsatını bulursa bu ülkeyi terk etmek istediğini söylüyor.
Sen ise Kudüs’e vali olma hayali kuruyorsun.
Bu ülkeyi gerçekten seviyorsan, önce insanların neden gitmek istediğini sorgularsın.
Bu ülkede nüfus artışı sıfırlara yaklaşmış. 20 yıl sonra yaşlı bir ülkeye dönüşeceğiz.
Bunun nedenlerini araştırırsın.
‘İnsanlar neden çocuk yapmaktan vazgeçti? Biz nasıl bir ülke yönetiyoruz?’ diye sorarsın.
Ama onun yerine çıkıp hamaset yaparak Kudüs valiliği hayali kuruyorsun.
Niye? Çünkü siyaset artık hamasetle yürüyor.
Benim Mustafa Bey’e söyleyeceğim şu:
Artık İçişleri Bakanı olmuş bir kişinin ilkokul ya da ortaokul çağı İslamcılığından çıkıp olgunluk evresine geçmesi gerekir.
Bu, bütün düşüncelerinden vazgeçmesi anlamına gelmez.
Ama düşüncenin olgunlaşması, ayaklarının yere basması gerekir.
Benim gördüğüm kadarıyla Mustafa Bey’de bu aşamalar henüz oluşmamış.
Hala ortaokul düzeyinde bir İslamcılık anlayışı görüyorum.
Bunu kendi iç dünyasında yaşayabilir.
Ama bir İçişleri Bakanı olarak çıkıp bunu siyasi bir hayal gibi pazarlayamaz.”
Levent Gültekin, hamaset kısmını halletmiş. Ben de ‘stratejik derinlik’ kısmına gireyim.
Yahu siz Karabağ tamam da Şam’ı ve Halep’i ne zaman fethettiniz? Bu illeri Esat’tan kurtarıp ABD Emperyalizmi ile İsrail Siyonizm’inin kanlı ellerine teslim etmek, fethetmek mi oluyor?
Demek ki yarın Trump Gazze’yi o bahsettiği turizm cennetine çevirecek olsa, siz burada fetih kutlamaları yapacaksınız.
Ve İsrail, Kudüs’ü başkent ilan ederken neredeydiniz?
Bir ricam da Siyonistlere; kardeş siz de 23 Nisan geleneği yok mu. Yoksa da hemen başlatın zira biz de günlük koltuk heveslisi onlarca 23 Nisan çocuğu var.
Sevindirin garipleri…