Şu ‘devlet aklı’, ‘derin devlet’, ‘ak saçlılar’, ‘ak sakallılar’ masalı genellikle biz sağcı, milliyetçi, muhafazakar kesimlere anlatılır ve biz de bir güzel inanırdık.
Şimdi bu masallar, CHP’yi işgal eden arkadaşlara gerekçe teşkil eder ve pek yakında ‘valla devlet aklı öyle istedi, biz de istenileni yaptık’ savunmalarına geçerlerse hiç şaşırmayın.
Nitekim Kılıçdaroğlu’nun 45 yıllık yol arkadaşı ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’. Böyle bir yapıdan söz ederek toplumu hazırlamaya başladı.
Toplumu bilmem de ulusalcı/sol/sosyalist kesimin bu masallara inanacağını hiç sanmam.
Dediğim gibi o bize has bir hastalık ve bize özgü salaklık.
Hatırlarsınız, MHP’nin AKP’ye, Bahçeli’nin Erdoğan’a yakınlaşmasının gerekçesi de buydu.
MHP tabanına ‘ak saçlılar böyle istiyor, devlet aklı bunun gerektiriyor’ bahanesi uyduruldu. Bu tür efsanelere çeşni pek çok arkadaşımız ikna olurken, benim gibilere ‘ayrılık’ düştü.
O tartışmaların yaşandığı günlerde bir MHP milletvekili ziyaretime geldi. O ana kadar bizim için ‘efsane’ olan, kitaplarını elden ele dolaştırdığımız ve Ülkücü hareket denilince ilk akla gelen isimlerden birisi.
Yazılarımdan bendeki dönüşümü fark etmiş, çok üzülmüş, bana akıl vermeye gelmiş, belki de özellikle gönderilmiş bilemem.
Özetle; AKP-MHP yakınlaşmasının ‘devlet aklı’ gereği olduğunu, ak saçlıların devreye girip ülke gidişatına el koydukları, AKP ve Erdoğan’ın devlete verdiği zararların farkında olduklarını, bunun AKP ve Erdoğan’ı bitirme amaçlı bir operasyon olduğunu, Bahçeli’nin bir tür Truva atı olarak Erdoğan’la yakınlaştırıldığını, bir süre böyle devam edip ülke yönetiminin MHP ve Bahçeli’ye bırakılacağını anlattı.
Çok samimi olduğumuz için rahat hatta küfürlü konuştum. Bu, ‘akıl’ ya da o aklın yöneticisi olan ak saçlılara hitaben ‘bu bilmem ne ettiğim aklı ve yedi ceddini sevdiğim akıllıları AKP kurulurken, Erdoğan ABD’de onca Yahudi lobileri ile al takke ver külah görüşürken neredeydiler? Bunca tahrifattan sonra mı akılları başlarına gelmiş? Ve o kadar etkili ve güçlü iseler yönetime el koymak için takiye veya ayak oyunları yapmalarına ne hacet?’ diye sordum.
Ülkücülerin kaderidir. Partinin akıl almaz tezatlarını ve çelişkilerini gündeme getirdiğimizde ‘senin aklın ermez, kuş kadar beyninle bilge liderimizi eleştiriyorsun’ derler.
‘Yahu bu iki söylem arasında korkunç bir fark ve tuhaflık yok mu’ diye sorduğumuzda gerekçe olarak ‘bir devlet aklı, üst akıl’ önü sürülür, aykırı sesler de ‘sizin aklınız ermez, sizin bilmediğiniz şeyler var’ diye susturulur.
Farkındasınızdır, ‘ak sakallılar, ak saçlılar ve devlet aklı’ gibi terimler, diziler ve filmlerle gündeme geldi.
Bunlardan bir tanesi ve belki de en etkilisi Kurtlar Vadisi dizisiydi.
Sonra ‘Diriliş Ertuğrul' dizisi de bu modaya uydu.
Ardından her taşın altında ‘ak sakallılar, ak saçlılar’ çıkarılır oldu.
Peki, bir dönem benim de müdavimi olduğum Kurtlar Vadisi dizisi bu sözde gizli örgütlenmeyi neresinden uydurdu?
Yazar Mete Aksoy anlatıyor;
“Yıl 2006. Ömer Lütfi Mete abi ile senaryo yazıyoruz. Bir gün geldi, 2000 yıllık bir Türk örgütü yazacaktık. Gizli bir örgüt. Dizi yapacaktık Kurtlar Vadisi gibi. Bu kurgusal örgütün adını Anka koyduk. Ben buldum ismini.
Bu örgütün yöneticilerine ne diyelim diye tartıştık. Ben 'abi Azerbaycan’da bilge insanlara aksakal ve bilge kadınlara da ağmirçek, yani aksaçlı/akkahküllü denir' dedim. O da 'Harika! Aksaçlı olsun' dedi.
Diziyi yazdık yapımcı kabul etmedi. Daha sonra Ömer abi Kurtlar Vadisi ekibine geçti bana da 'Mete bizim bu aksaçlı hikayesini Kurtlar Vadisi'nde kullanacağım' dedi. Ben de 'süper olur abi' dedim.
Kurtlar Vadisi'nde çıktıktan sonra Aksaçlılar aldı yürüdü. Şimdi devleti, Ömer abi ve benim uydurduğum bu adamların yönettiğine inanan milyonlarca insan var.”
Bunu ben de bizzat teyit ettim.
Rahmetli Ömer Lütfi Mete hemen her yazını Karasu’da geçiriyor. Biz de fırsat buldukça yanına koşup engin fikirlerinden istifade etme fırsatı buluyorduk.
Bir görüşmemizde konuyu açtım ve teyit ettirdim.
Evet, Ömer Lütfü Mete’nin uydurduğu, hesapta o aksaçlılar veya onların oluşturduğu devlet aklı, Bahçeli ile bebek katilini aynı safta buluşturdu.
Ama şundan eminim ki, Cumhur İttifakı ile işgal altındaki CHP tabanını bir araya getirmeye o uyduruk devlet aklının aklı ve gücü yetmez, yetmeyecektir.
Siz o masallarla ancak milliyetçi/muhafazakar kesimi avutabilir ve uyutabilirsiniz...