Dünya tarihinde insanlığın unutamadığı, binlerce insan hatta birden fazla devleti etkileyen olaylardan biri Çernobil faciası.
Türkiye, Çernobil faciasının etkilerini 1986’dan sonra radyasyondan dolayı özellikle fındık üretimi ve ihracatına vurmasıyla yaşamış. Dönemin hükümeti ise Avrupa’nın reddettiği fındıkları zarardan dönmek için okullarda ilkokul çocuklarına ve askeriyelerde ise mehmetçiğe bedava ya da zorunlu besin olarak dağıtmış. Söylenecek çok söz var ama bugün asıl değinmek istediğim Çernobil faciası.
Benim kuşağım faciayı bizzat yaşamadığı için dizi, film veya eskilerin anlattığı kadar biliyorduk. Bende patlamanın detaylarını, sebebini ve nasıl geliştiğini 2019’da yayımlanan Çernobil dizisiyle daha net öğrenmiştim. Diziyi izlediğinizde patlamanın sebebi kapasite fazlası enerji talebi gibi görülse de oturmayan bir şeyler var diye düşünmeden edemiyorsunuz.
Patladığında devletleri ve binlerce insanı etkileyebilecek bir santralin en ufak bir acemiliğe gelemeyeceğini kim olsa bilir. Yani santralde güvenliğin, bilinçli personelin ve kapasite sınırının aşılmasının getireceği tehlikeyi hiçbir personel ya da yönetim göze almaz diye düşünüyoruz, biz. Yani ben ve sen, sayın okur. Değil mi? Ama varmış.
Göze alabilen ya da böyle bir durumda arkasına bakmadan bile kaçabilen birileri varmış.
26 Nisan gecesi saat 01.23'te meydana gelen 1986 Çernobil faciasında 4 numaralı reaktörün kontrol odasında görev yapan türbin mühendisi İgor Kirschenbaum.
İgor hakkında dikkat çekici iddialar var.
- İgor’un görevi, türbin jeneratörlerinin kontrolünü sağlamakmış. Kaza gecesi gerçekleştirilen güvenlik deneyinde 8 numaralı turbojeneratörün şebekeden ayrılması ve dönüşünün yavaşlatılması işlemini yürütüyormuş.
- İgor, deneyin kendisine önceden bildirilmediğini, vardiya başladıktan sonra ne yapılacağının anlatıldığını ifade etmiş.
- İgor’un türbine yeterince hakim olmadığı, kıdemli personel olmadığı belirtilmiş.
- Patlamadan önce gizemli bir şekilde kontrol odasından ayrılması emredilen İgor, yıllarca şahit olduklarını sessizce gizlemiş.
- Polonya merkezli Çernobil arşivinde patlamanın hemen ardından, Sovyetler Birliği'nden İsrail'e göç ettiği yer alıyor.
Asıl dikkat çekici olan ise İgor santralin operatör ekibindeki tek yahudi.
Patlamada santralden ayrılan tek personelin bir yahudi olması ve aniden İsrail’e göç etmesi bence çok masum değil. Çünkü ikiz kulelerin işletme hakkını terör saldırısı olmadan sadece 3 hafta önce satın alıp kuleleri sigortalatıp milyonerken milyarder olan Larry Silverstein’de bir yahudi. İşte tam da burada taşlar biraz oturuyor.
Çernobil faciası ve ikiz kuleler saldırısı bilinçli mi yapıldı?
Dünyayı sarsan bu kadar çok çelişkili olayın tesadüf olması ne yazık ki inandırıcı gelmiyor. Çünkü hangi taşı kaldırsak altından bir yahudi çıkıyor.