Sarıgül olayı da tamam önemli ama fon soygununu örtmeye yetmedi.

Haliyle toplum, kaybın Kayıp 180 milyar dolara dayandığını, son 2 ayda halka açık şirketlerimizin toplam değerinin 479 milyar dolardan 306 milyar dolara düştüğünü, fabrikalarımızın, ticari işletmelerimizin, bankalarımızın erdiğini görüyor.

Dahası fon olayının cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı olduğunun, iktidarının bu manada attığı adımların açığa çıkartmaktan ziyade üstünü örtmeye yönelik olduğunun farkında…

Bir iktidarın yapması gerekenler belliydi;

Derhal listeyi açıklamak, ilgili kuruluşların tüm yöneticilerini görevden almak, Babacan’ın deyimiyle süreci yönetmek için tam yetkili bir “görev gücü” oluşturmak, Meclis Araştırma Komisyonu kurup sürece dahil etmek.

Liste açıklanmadı.

Gerçek yetkililer ve sorumlular görevden alınmadı.

Öyle bir görev gücü falan, oluşturulmadı.

Meclis Araştırma Komisyonuna da gerek duyulmadı.

Ve öyle anlaşılıyor ki iktidar, en azından siyasi bağlantıyı örtmenin çabasında…

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturması hakkında açıklama yaparken “Devlete sızan şebeke” tanımlaması yaptı ve “Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir. Bu şebekenin amacı bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir” dedi.

İyi de Sayın Bakan, böyle bir örgüt ya da yapılanma siyasi ayak olmadan mümkün müdür?

Ve bu örgüt veya yapılanmanın lideri kimdir?

Öyle anlaşılıyor ki yine ve yeniden siyasi ayak görmezden gelinecek, iktidar bu krizden de alnın akıyla sıyrılacak gibi.

Öyle olmadı mı? Devletin kılcal damarlarına kadar sızan bir örgütün siyasi ayağı görmezden gelinmedi mi?

Anlaşılan o ki yine başa döndük ve biz devlete sızan ama siyasetle hiçbir bağı olmayan yapılanma hikayeleri dinlemeye devam edeceğiz.

AK PARTİ’NİN TABUT DÜMENİ

Grup toplantılarını izledim. Muhalefet yine formundaydı ama benim en beğendiyim bölüm Özgür Özel’in tabut benzetmesiydi.

“Böyle komedi filmlerinde var. Tabutun içine birini ölü gibi yatırıyorlar. Tabutu sırtlanıyorlar. Samimi Müslümanların bulunduğu kahvenin önünden geçiyorlar zorlanarak. ‘Tabuta bir el atın ey Müslümanlar’ diyorlar. Günahsızlar gelip tabutu tutunca, tabutu getiren düzenbazlar arkadan dolaşıp tabutu taşıyanların cebinden cüzdanları çalıp kaçıyorlar.

Köşeye varınca bir bakıyor samimi Müslümanlar, elde bir ölü, nereye gömülecek? Cepte para nereden bulunacak? AK Parti’nin tabut dümeni budur arkadaşlar, AK Parti’nin tabut dümenidir bu.

Ve Türkiye Yüzyılı dediler ya, bütün bakanlıklara reklam yaptılar ya, gazeteleri Türkiye Yüzyılı diye böyle kalın, 60 sayfa bastılar ya devletin parasıyla. İşte Türkiye Yüzyılında yüzyılın vurgunudur. Türkiye Yüzyılı vurgunu ve bunun başındaki ise hiç kimse kıvırmasın oradan buradan. Recep Tayyip Erdoğan’dır. Çünkü Tayyip Bey’in bu soruya iki cevabı var. Bu yaşananları biliyor muydun, bilmiyor muydun? Bir soru bir cevap. ‘Biliyordum’ derhal istifa et, milleti nasıl soyarsın? ‘Bilmiyordum.’ Derhal seçime götürür, ülkeyi yöneteceklere emanet et. Burnunun dibindeki bu soygunu nasıl görmüyorsun? Mağdur ne 455 bin tekil yatırımcıdır ne aileleri ile 2 milyondur, ne borsadaki 6.7 milyon yatırımcıdır. Borsa çökmüştür, ekonomi çökmüştür ve toplam 86 milyon vatandaşımız bu yükün altında kalmıştır.

Vurgunun yapıldığı fon şirketlerinin yöneticileri AK Partili, vurgunu yapıp servetine servet katanların neredeyse tamamı AK Partili. Bu isimlerin hepsini atayan AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi bu atadıklarını koruyup kollayan da yine Recep Tayyip Erdoğan.”