CUMHURİYET ve onunla kazanımları birilerini rahatsız ediyor... Camilerimizde, mabetlerimizde ve mescitlerimizde Türk’ün Atasının adı bile geçmiyor artık! Türk toplumu, siyasi angajmanlar ve dincilik, İslamcılık dalgaları arasında öylesine bir çıkmaza sürükleniyor ki, artık bu hengâmede Cumhuriyet değerlerine de bir sünger çekilmeye başlandı.
Yine bir AKP’li yönetici, Cumhuriyet için “yüz yıllık bir reklam arası” cümlesini kurmuştu.
Oysa kimlik ve kişiliğini Cumhuriyet sayesinde kazanmış, “adam” yerine konmuşlardı. Son padişah Vahdettin tarafından, “İmparatorluğun en cahil en saf ve kolay aldatılabilir” diye nitelendirilen Türkler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Ne Mutlu Türküm Diyene” vecizesiyle adeta Selçuklu’da, Oğuz’da ve Osmanlı’nın ilk 3 asırında yüceltildiği gibi yüceltti. Cumhuriyetin asil unsurları olan Türk Milleti’ne, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyerek, bu zamana kadar hiç düşünülmemiş, hiç söylenmemiş ve kimsenin aklına gelmemiş bir motivasyonu enjekte etmişti Atamız...
“KEŞKE YUNAN GALİP GELSEYDİ”
BAŞLIKTAKİ sözü, kendini tarihçi sanan Kadir Mısıroğlu söylemişti... Hem de etrafını çeviren gençlerin alkışları arasında.
Çünkü ona göre, Yunan kazansaydı, Hilafet de Şeriat da yıkılmayacaktı. İddiasına göre, Kurtuluş Savaşı, İngilizler ile danışıklı dövüştü. Mustafa kemal’i Anadolu’ya İngilizler göndermişti.
Diyelim ki öyle... O zaman asıl soru şu;
“Bir Osmanlı paşasını bir yerden bir başka yere gönderecek kadar yetkiyi İngilizler nereden buldu?”
ÇAMUR AT, İZİ KALSIN!
CEVAP belli... 1918’de Mondros’u imzalayan ve işgal donanmasını İstanbul’a sokan saltanat hükümetinden... Üstelik Mustafa Kemal’in tayin emrini İngilizler değil, padişahın hükümeti imzaladı. Pekiyi o zaman İngilizler, daha Haziran 1919’da onu neden geri döndürmeye çalıştı? Neden 1920’de vekilleri Malta’ya sürdü?
Danışıklı döğüşte, kimse karşı tarafın vekillerini sürgüne göndermez.
Atatürk’e İngiliz ajanı diyenler, şunu iyi bilsin... Millî mücadele boyunca İngiltere’nin yanında durduğu taraf, saltanat ve hilafetti.
Şeyhülislam, milli mücadeleye karşı fetva verdi. İngiliz desteği ile halife ordusu kuruldu. Ve 17 Kasım 1922’de son sultan Vahdettin, İstanbul’dan kaçarken hangi gemiye bindi? Bir İngiliz gemisi Malaya zırhlısına...
HARİTADAN DA HABERİNİZ YOK!
İkinci iddia: Lozan hezimetti. Haritaya bakın... Sevr Anlatması’nda İzmir Yunanistan’a, Doğu Anadolu, Ermenistan’a bırakılmış. Boğazlar ise uluslararası bir komisyona verilmişti... Lozan’da hepsi geri alındı ve kapitülasyonlar kaldırıldı.
Üçüncü iddia: Adalar’ı Lozan’da verdik...
12 Ada’yı İtalya 1912’den beri işgal ediyordu. Midilli, Sakız ve Limni adaları ise 1914’te Cumhuriyet kurulmadan Yunanistan’a bırakılmıştı; Lozan’da ise Gökçeada ve Bozcaada geri alındı.
GİZLİ ŞART YALANI
DÖRDÜNCÜ iddia: Hilafet, Lozan’ın gizli şartıydı. Lozan’ın 143 maddesinin hiçbirinde hilafet kelimesi geçmiyor... Hilafeti 3 Mart 1924 tarihinde TBMM kaldırdı. Bir
1980’deki 12 Eylül Darbesi’nden sonra yurt dışına çıkan Kadir Mısıroğlu, dönmeyince 1983’te vatandaşlıktan çıkarıldı.
Pekiyi sığınmak için hangi ülkeyi seçti? Şeriatla yönetilen onca ülke dururken, hilafeti savunan, kurtuluş savaşını İngiliz oyunu sayan adam İngiltere’ye sığındı.
YUNAN MEZALİMİ UNUTULMAZ!
FİKİRLERİNİ elbette savunabilirsiniz... Ama işgalci ordusunun kazanmasını dilemek ve belgeleri yok saymak, tarihçilik değildir.
Kaldı ki, arkasına aldığı İngiliz ve Fransızların yardımıyla Ege ve İzmir’i kan gölüne çeviren Yunan kuvvetleri, akla hayale gelmeyecek mezalim uygulamıştı Türk topraklarında...
Öyle ki, fotoğrafta görüldüğü gibi kadınları, genç kızları önce oynatıyor, sonra da kocalarının gözlerini önünde tecavüz ediyor ve daha sonra da hepsini hunharca katlediyorlardı.
Sen öldün gittin, ama o iğrenç sözün, senin gibi düşünen örümcek kafalılarca her fırsatta kusuluyor... Şimdi hangi Yunan, hangi İngiliz veya hangi Emperyalist bir ülkenin ordusu gelip Türk topraklarında Türk kadınına, kızına tecavüz edebilir?
Onun için, Cumhuriyet rejimi, kadim Türk Milleti’nin bağımsızlığının teminatıdır ve Cumhuriyet fazilettir...
Düşün... Taşın... Ve biraz da kaşın diyeceğim amma, düşünmek de bir eğitim işidir vesselam...
**********************
ANLAMLI SÖZ
“Bir ülkede liyakat mezarda, kurnazlık makamdaysa, geleceğin karanlığa gömülmesi elzemdir. Akıl kapı dışarı edildiğinde cehalet içeri girer, liyakat kovulduğunda, çürüme makama yerleşir...”
MODERN FİLOZOF