17 Ağustos geldikçe yine aynı görüntülere dönüyoruz.

Yıkılan binalar, enkaz başında bekleyen insanlar, eski fotoğraflar, kaybettiklerimizin isimleri…

Her yıl aynı acıyı yeniden hatırlıyoruz.

Peki 27 yılda gerçekten neyi değiştirdik?

Asıl sorulması gereken soru bu.

Sakarya, 17 Ağustos 1999 depreminin en ağır bedel ödettiği şehirlerden biri. Depremin üzerinden çeyrek asırdan fazla zaman geçti. Buna rağmen bugün hâlâ “olası depremde ne yapacağız?” sorusunu konuşuyoruz.

Oysa artık başka bir soruyu sormamız gerekiyor:

“Deprem olduğunda hangi binanın altında kalacağız?”

Şehirde kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazanıyor. Tığcılar Mahallesi'nde ilk etapta 109 yapı ve 718 bağımsız bölümün dönüşüme alınması önemli bir adım.

Ama açık konuşalım…

Bu sayı Sakarya'nın tamamı için yeterli mi?

Elbette değil.

Çünkü mesele yalnızca Tığcılar değil. Mesele Adapazarı'nın tamamı. Serdivan, Erenler, Arifiye ve diğer ilçeler…

Mesele, içinde insanların yaşadığı her bina.

Deprem değil, ihmaller öldürüyor

Yıllardır “Deprem öldürmez, bina öldürür” diyoruz.

Bu cümle doğru ama artık tek başına yetmiyor.

Çünkü binanın riskli olduğunu biliyorsak ve buna rağmen dönüşümünü yıllarca bekletiyorsak, burada yalnızca binayı değil, zamanı da sorgulamamız gerekiyor.

Bir binanın riskli olduğunu öğrenmek çözüm değildir.

Asıl mesele, o binada yaşayan insanlara güvenli bir alternatif sunabilmektir.

Vatandaş “Evimi dönüştürmek istiyorum” dediğinde karşısında karmaşık bürokrasi, yüksek maliyet ve belirsizlik buluyorsa dönüşümün hızlanmasını beklemek kolay değil.

17 Ağustos'u anmak yetmez

Her 17 Ağustos'ta meydanlarda dualar ediyor, hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz.

Bunu yapmalıyız.

Ama 17 Ağustos'un gerçek anlamı yalnızca geçmişi hatırlamak değil, gelecekte aynı acıyı yaşamamak olmalı.

Bir yıl daha geçtiğinde yine aynı görüntüleri paylaşmak yerine, kaç riskli binayı dönüştürdük, kaç kişiyi güvenli konutlara taşıdık, kaç yapının dayanıklılığını tespit ettik? diye konuşmalıyız.

Çünkü depreme hazırlık, deprem gecesi el fenerini hazır etmekten çok daha fazlasıdır.

Depreme hazırlık, bugün hangi binada yaşadığımızı sorgulamaktır.

27 yıl önce Sakarya çok ağır bir bedel ödedi.