Sevgili okurlar,
Haydi hayırlısı,” Terörsüz Türkiye” adımının, yasal yönü, “ Çerçeve Yasasının” oylaması ile atıldı..
“Bütün bu uğraş, telaş, devletin imkan ve kabiliyetlerin seferber edilmesi, siyasi iradenin ortaya koyduğu bir proje ile” gerçekleştirildi..
Elbette, “bu adım”, durduk yerden atılmadı!
Ortada, “bir gerçek” vardı..
O da, “terör örgütü PKK’nın varlığı” idi..
Dolayısıyla, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, siyasi irade, (AK Parti, MHP ile DEM ve diğer ortakları), bu projenin gerçekleştirilmesi için”, çaba harcadı..
Peki, “bu siyasi iradenin dışında kalan, muhalif kanatın en belirgin hayırcı tarafı İYİ Parti’nin tavrı net ve anlaşılır” idi..
Kararları kesin ve net idi.
Oylamada, “halka söz verdikleri ve proje ile ilgili görüş ve düşüncelerini seslendirdikleri gibi, fire vermeden ret oyu” kullandılar..
Ya, “Butlan kararı ile partiyi tekrar ele geçiren, kayyum Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, bu karara, 29 Milletvekili ile evet, derken, 14 Milletvekilinin de oylamaya katılmaması” dikkat çekti.
AZ HASARLI?
Yine de,” iki milletvekilinin ret oyu” kayıtlara geçti.
CHP Cephesindeki, “bu butlan kararını içlerine sindiremeyerek yeni bir oluşuma giden Yeni Parti yöneticileri ve milletvekilleri oylamaya” katıldı.
Başta, “Genel Başkan Özgür Özel olmak üzere 35 Milletvekili evet, 54 Milletvekili ise hayır oyu verirken, 2 Milletvekili de oylamaya” katılmadı.
Doğrusu, “Özgür Özel’in Yeni Partisi, bu oylamaya az hasarla” atlattı..
İKTİDARIN DEDİĞİ OLDU!
Sonuçta, “467 Milletvekilinin oyları ile ‘Terörsüz Türkiye’ projesinin asıl yol haritasını belirleyen ‘Çerçeve Yasası’, böylece kabul edilmiş” oldu..
Burada, “iktidarın dediği” oldu..
Barış adına çıkılan bu yolda, “kim barışa karşı” çıkabilir ki?
Ortadaki, “acı gerçekleri bertaraf etmek” mümkün mü?
“Şehit anaları,
Şehit babaları,
Şehit kardeşleri,
Şehit yakınları,
Gaziler,
Türk Milleti’nin kahır ekseriyetinin görüş ve düşünceleri, duruşu, anlayışı, kavrayışı” ne olacak?
HALKIN İRADESİ Mİ?
MHP Milletvekili ve önde gelenlerinden Semih Yalçın,” Bu karar halkın iradesini ve birlikteliğini sergiliyor” diye açıklama yaptı..
Öyle mi?
“Sokakta, caddede, çarşı, pazarda, alanlarda böyle bir birliktelik olmadığını..” herkes biliyor!
AK Parti ile MHP ve DEM ve diğer ortakları, bu projeyi rahatça Meclis’ten geçirebilirler miydi?
Geçirebilirlerdi!..
Öyleyse, “bu projeye muhalif partileri neden dahil” ettiler ki?
Ortada, ”ince bir siyasi hesap olduğunu söyleyenlere katılmamak” ne mümkün!
Hani, halk söylemi ile “ bir taşla iki kuş vurmak gibi” bir durum söz konusu!
Acele etmelerinin sebepleri, aşağıda..
KÜLLAHIMA ANLATSINLAR?
Bunca yıl, “Meclise(TBMM) sunulan tüm önergeleri ret eden bir AK Parti, MHP zihniyeti( Cumhur İttifakı) ne oldu da, böyle önemli bir projeye muhalifleri de dahil” etti?.
Böylece;
-Terör örgütü ile masaya oturulmasını tek taraflı bertaraf ettiler..
-Terör örgütünün muhatap alınmasında, sözde birliktelik adına bunu yaptılar.
-Terör örgütü ile pazarlık konusunu tek başlarına üstlenmemiş oldular..
-Barış adına, sorumluluğu paylaştılar..
-DEM Parti ile işbirliği yaparak, olası bir seçimde ittifakı pekiştirdiler..
-DEM Partiye akan oyları ile bu kesimin oylarının CHP veya Yeni Partiye akmasının önüne geçtiler..
-Bu proje ile iktidara oynayan Özgür Özel ve arkadaşlarının önünü kestiler..” denilebilinir..
Murat edilen başka ne olabilir ki?
Barış mı?
Külahıma anlatsınlar!
HALKA RAĞMEN?
Bütün bunlar yapılırken, halkın tepkisini önlemek adına, “Trabzonspor’un M. Sallah Transferi, Süleymancıları yapılan operasyon ile faili meçhul cinayetler ile ilgili çalışmalar” dikkatlerden kaçmadı..
Bir başka, “halkı uyutma taktiğidir” ya?
Halkın gözünde, “PKK bir terör örgütüdür, terör ile pazarlık yapılmaz, bu kadar büyük acıların üstü, böyle yasalar ile örtülemez, APO(Abdullah Öcalan, bir bebek katilidir.. 50 Bini aşkın şehidin katilleri, yasala ile salıverilmez..” noktasında düğümleniyor..
“Dağdaki çobana, şehirdeki vatandaşa sorsanız, alacağınız cevap” budur!..
Halka rağmen, “yasaların ne geçerliliği” olur ki?
SAMİMİYET SINAVI?
Zira, “Türk Milleti, PKK Terör örgütünün samimiyetine güvenmediği gibi, artık, siyasete de güvenmiyor?..”
Bunun nedenlerini araştırmak, bulmak bize değil, siyasete, siyasetçilere düşer..
“Irak, Suriye, İran coğrafyasında oyup bitenlerden sonra Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde yıllarca terör estirenlerin, kolay, kolay silah bırakacağını, düz ovada siyasete döneceğini” kimse beklemiyor!..
Bakalım, bu “samimiyet sınavı” yasalarla sağlanacak mı?
BEKLEYİP, GÖRECEĞİZ?
Bunu anlamak için,” kahin olmaya” gerek yok!..
Şurada, bir iki gün oldu, “DEM cenahından seslendirenler mide bulandırmaya” yetiyor!..
“Bölünmeye, ayrılığa haydi iyimser olalım, özerkliğe çıkan bu yolda siz, af edileceklerle birliktelik yapar mısınız, yürür müsünüz?”
Bunu, “şimdilik bir samimiyet sınavı olarak kabul edenlerin, yarın gelişmeler karşısında, nasıl bir tutum alacaklarını merak etmiyor” değilim..
Bekleyip göreceğiz!
Zira, zaman en iyi göstergedir..
Yusuf Cinal yazıyor, 15 Ağustos 2026