Hiçbir yere gitmediğini düşün. Hatta gidemediğini. Ayağın yok, elin yok. Kuyruğun bile yok. Seni sen yapan, hareket edeceğin herhangi bir uzvun yok. Bu gezegene gelmişsin fakat bir toprağın üstünde öylesine duruyorsun. Belki de bir denizin ya da okyanusun altındasın. Ya da bir gölde yarı kısmın suyun içinde diğerin yarın ise suyun dışında… Nereden geldiği veya nerede oluştuğu belli olmayan, tarihi bilinmeyen, diğerleri gibi sıradan gözüken bir kaya parçası gibi olduğunu düşün. Belki de geldiğin yerde çok değerli bir elementtin fakat bu gezegende sadece bir kayasın. Yerinde duran, hareket edemeyen… Hatta baktığı yere yüzyıllar boyu bakacak bir kaya parçasısın. Bakış açını değiştiremediğini düşün. Sadece bir noktaya baktığını... At gözlüklerini çıkarsan bile yine aynı noktaya baktığını… Hareket edemiyorsun, burada açtın gözlerini, burada doğdun ve hayatının sonuna ya da yok oluşuna kadar aynı yerdesin, kalakalmışsın, hiçbir şey yapamadım. Ağzın yok, konuşamıyorsun. Sessizce duruyorsun, kendi içinde konuşmak ve düşünmekten kendini boğuyorsun. Kendi kendini kendi içinde kimse bilmeden sessizce öldürüyorsun. Bağıramıyorsun, ıslık çalamıyorsun örneğin. Koklayamıyorsun, üstüne yapışan yosunu, yağmur yağdığındaki toprak kokusunu ya da üstüne pisleyen kuş dışkısını koklayamıyorsun. Duyamıyorsun dalgaların sesini, doğada bağıran böcekleri, hayvanları, yanına gelen sana dert anlatanları. Sen hiçbir şey yapamıyorsun. Sadece doğduğun yerde öyle kalakalmış duruyorsun. Duyguların yok örneğin, düğüne de ölüme de tepkisiz şekilde bakıyorsun. Gülmenin ne olduğunu ya da üzülmenin ne olduğunu bilmiyorsun. Hatta bildiğini de bilmiyorsun. Varlıkla, yokluk arasında güneş doğumu ve güneş batımlarını geçirip gidiyorsun. Sonun ne olacak onu da bilmiyorsun. Belki biri ya da bir şey gelip seni yok edecek belki de dünyanın sonuna kadar bu şekilde bir hiç olarak kalacaksın. Bilmediğini de bilmiyorsun. Öğrenemezsin de çünkü öğrenme yetin yok, öğrenmek istesen bile okuma yazman yok. Tepki veremiyorsun tepkin yok. Refleks ne demek onu da bilmiyorsun sadece olduğun yerde duruyorsun, belki de yüz milyonlarca yıl durduğun gibi bir yüz milyonlarca yıl daha durmaya hazır şekilde sadece duruyorsun. Hiçbir şey yapmadan, demeden, sadece bir santim bile hareket edemeden. Anlamsız şekilde gerçi anlamın ne olduğunu da bilmiyorsun ki hayatına bir anlam katasın. Bu gezegende bir hiçsin hem de dikkat çekmeyen, dönüp bakılmayan ve merak edilmeyen bir hiç olduğunu düşün. Başka gezgenin en değerlisi olup bu gezegende duran sadece koca bir kaya parçası olduğunu…
İşte çaresizlik…
