Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan enflasyon rakamları arasındaki fark, her ay olduğu gibi, bu ay da tartışma konusu… TÜİK'in açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %42,12, aylık ise %5,03 arttı. ENAG ise yıllık enflasyonu %81,01, aylık enflasyonu ise %8,22 olarak duyurdu.

Ancak sokakta, pazarda, markette ya da herhangi bir fatura ödemesinde bu rakamları görmek mümkün değil. Yaşayan herkes biliyor ki fiyatlar dört nala koşarcasına artıyor. Her sabah yeni bir zam haberine uyanıyoruz yapılan açıklamalar ise yaşadığımız gerçeklik ile çelişiyor.

Daha önce de defalarca şahit olduğumuz gibi, devletin resmi kurumları tarafından açıklanan enflasyon verileri, vatandaşın gerçek hayatta hissettiği enflasyon ile neredeyse alakasız durumda. Günlük hayatta fiyat artışının %100'ü aştığı pek çok temel ürün ve hizmet var. Kira fiyatları, mutfak masrafları, faturalar, ulaşım ve hatta temel giyim ihtiyaçları bile ulaşılmaz hale gelmiş durumda.

Bu yanıltıcı rakamlar kim için açıklanıyor? Bunun temel sebeplerinden biri, enflasyon verilerinin memur, işçi ve emekli maaş artışları, sosyal yardımlar ve çeşitli devlet harcamaları için belirleyici olması. Yani enflasyon düşük gösterilirse, devletin yapması gereken maaş ve yardım artışları da o oranda az olacaktır.

Bütün bunlar bir yana, gerçekleri söylemek bile adeta bir cesaret işi haline gelmiş durumda. ENAG gibi bağımsız kuruluşların yayınladığı veriler bile itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Ancak halk kimin doğru söylediğini mutfağında, cebinde ve yaşam standartlarında zaten birebir yaşıyor.

Gerçek olan şu ki, bugün Türkiye'de enflasyonun gerçek orana yaklaşan bir hesaplamayla %200'leri bulduğunu iddia etmek bile abartı olmaz. Fiyat artışları o kadar sık ve sert ki, insanlar maaşlarını alır almaz markete koşuyor, çünkü bir hafta sonra aynı ürünleri aynı fiyata alacaklarını bilmiyorlar.