Yeni bir ebeveynlik modeli ortaya çıktı. Buna annelik ya da babalık demek zor. Daha çok organizatörlük ve halkla ilişkiler faaliyetini andırıyor.

Bir süredir çocukların hayatındaki her aşama bir gösteriye dönüştürülüyor. Baby showerlar, cinsiyet partileri, sünnet organizasyonları, mezuniyet kınaları, LGS kutlamaları... Çocukların özel günleri olmaktan çıkan bu etkinlikler, yetişkinlerin kendilerini sergilediği sosyal vitrinlere dönüşmüş durumda.

Asıl mesele çocuğun mutluluğu değil.

Asıl mesele çevreye ne gösterileceği.

Bu anlayışın en çarpıcı örneklerinden birini geçtiğimiz günlerde gördük. LGS'de sadece 5 yanlış yapan bir öğrenci, annesi tarafından kamera önünde azarlanıyordu. Üstelik bunu yapan kişi bir öğretmendi.

Annenin kullandığı ifade her şeyi anlatıyordu:

"Ben insan içine nasıl çıkacağım?"

Dikkat edin. Çocuğun duygusu yok. Çocuğun emeği yok. Çocuğun başarısı yok. Merkezde yalnızca annenin itibarı var.

Ortada çok ciddi bir zihniyet sorunu bulunuyor.

Bir çocuk sınavda kaç net yaptığı için değil, anne ve babasının sosyal statüsüne ne kadar katkı sağladığı üzerinden değerlendiriliyor. Başarı çocuğun değil ailenin başarısı sayılıyor. Sonuç beklenenden düşük gelirse aile kendi prestijinin zarar gördüğünü düşünüyor.

Bu yüzden artık çocuklar öğrenmek için değil, ailelerini mahcup etmemek için yarışıyor.

Birinci olmak isteyen çocuklardan çok, birincinin annesi olmak isteyen yetişkinler görüyoruz.

LGS anneleri, sünnet anneleri, mezuniyet anneleri...

Sürekli yeni bir unvan, yeni bir gösteri, yeni bir paylaşım peşinde koşan bir yetişkin kitlesi oluştu.

Kimse kusura bakmasın; çocuğun başarısını kendi başarısı gibi pazarlayan, çocuğun hayatını kendi reklam alanına çeviren bu anlayış sağlıklı değildir.

Çocuklar anne-babalarının kişisel kariyer projesi değildir.

Çocuklar sosyal medya içeriği değildir.

Çocuklar ailelerin prestij yatırımı değildir.

Bir çocuğun hayatındaki her anı törene, her başarıyı reklama, her sonucu da itibar meselesine dönüştürürseniz ortada eğitim kalmaz.

Sadece ego kalır.

Ve ne yazık ki bugün birçok çocuk sınav baskısından önce anne-baba baskısıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.