Sakarya’da trafiğe çıkmak resmen günlük sabır testi. Şehrin hangi noktasına gidersen git; Adapazarı, Serdivan, Erenler, fark etmiyor… Trafik aynı trafik: karışık, düzensiz, plansız ve tamamen “kaderine terk edilmiş.” İnsan gerçekten bıkıyor, usanıyor. Yolların durumu zaten yıllardır problemliydi ama iş iyice çığırından çıktı.

Sanki şehri büyütmüşüz ama akıl alır bir planlama yapmayı unutmuşuz. İçine kapanan, birbirine bağlanmayan yollar… Her köşe başında gelişigüzel parklar… Bir türlü ilerlemeyen kavşaklar… Ve tüm bunların ortasında ilerlemeye çalışan biz.

Geçen gün Erenler’de bir olay yaşadım. Çift yönlü iki şeritli bir yol düşünün: Sağ şeritte baştan sona dizilmiş dolmuşlar. Hepsi park etmiş, hepsi bırakılmış. Sanki belediye o şeridi dolmuşlara özel tahsis etmiş, öyle bir sahiplenme. Biz de sol şeritte, zaten akmakta zorlanan trafikle birlikte sıkışıp kalıyoruz.

KURAL? ASLA

İnsan frene asılsa duramayacak, kaza eli kulağında. Biz güç bela durduk da arkamızdaki ne olacak? O an tek düşündüğüm şu oldu: Zabıta nerede? Bu şehirde denetim denen şey ne zaman çalışıyor?

UĞRAŞ DUR, SONUÇ YOK

Üstelik bu sadece Erenler’e özgü değil. Serdivan’da aynı manzara, Adapazarı’nda aynı sorun. Ara sokaklar labirent gibi, ana yollar bitmeyen bir bekleyiş. Sanki şehir büyümüş ama yönetim “biz hallederiz” diye elini kolunu kucağına koymuş. E hani? Hiçbir şey halledilmemiş.

Dolmuşların keyfi parkı, düzensiz dönüşler, yıllardır çözülmeyen kavşak kaosu, bitmeyen yol çalışmaları… Sakarya’nın trafiği artık sorun olmaktan çıkıp alışılmış çaresizlik kategorisine girmiş. En tehlikelisi de bu zaten. İnsanlar alışmış durumda. “Ne yapalım böyle” deyip geçiyorlar.

Bir de işin en can sıkıcı kısmı: Bu şehirde bu işlerden sorumlu olanlar maaşlarını günü gününe alıyor. Peki hizmet? O nerede? Her gün yolları kullanan, kuralına uyan, sabah akşam bu kördüğümü çeken bizler hizmeti hak etmiyor muyuz? Sakarya’nın trafik sorunu üç beş dolmuşun yanlış parkından ibaret değil. Bu şehrin sorunu denetimsizlik + plansızlık ikilisi. Biz de bu ikilinin arasında sıkışıp kalmış durumdayız.