Ramazan Bayramı’nı geride bıraktık. Aslında bayram dediğin şey; aile demek, kahkaha demek, kapı kapı dolaşıp büyüklerin elini öpmek demek. Ama Türkiye’de bayram demek ne yazık ki artık biraz da trafik kazaları demek. Bu yıl da değişmedi. Bayram sadece 3 gün sürdü ama o 3 gün içinde yaşanan kazalar yine onlarca insanın hayatına mal oldu, yüzlerce kişi yaralandı. Televizyonu açıyorsun aynı haberler, sosyal medyada aynı görüntüler: devrilen araçlar, parçalanmış arabalar, yol kenarında bekleyen çaresiz insanlar… Bayram sevinci bir anda yerini sessizliğe bırakıyor.
Dikkat edersen her bayram aynı şeyleri yaşıyoruz. İstanbul’dan çıkanlar, memlekete gidenler, tatil yoluna düşenler… Özellikle otoyollar, şehirler arası yollar hep dolup taşıyor. İnsanlar bir an önce varmak istiyor, “geç kalmayayım”, “trafik artmadan yetişeyim” diye gaza biraz daha basıyor. İşte ne oluyorsa tam da o anda oluyor. Çünkü kazaların büyük kısmı öyle teknik arızadan falan değil, direkt insan hatasından kaynaklanıyor. Hız, dikkatsizlik, uykusuzluk… Bazen sadece bir anlık dalgınlık. Mesela telefona bakıyorsun, bir mesaj yazıyorsun ya da gözünü yoldan ayırıyorsun, o birkaç saniye her şeyi değiştirebiliyor.
En acı tarafı da şu: Bu kazaların çoğu aslında önlenebilir. Yani kader deyip geçilecek bir durum değil. Biraz daha yavaş gitsek, biraz daha sabırlı olsak, uykusuz yola çıkmasak belki o insanlar hâlâ hayatta olacaktı. Ama biz her bayram aynı hataları tekrarlıyoruz. Sonra bayram bitince bir “bilanço” açıklanıyor, birkaç gün konuşuluyor, sonra unutuluyor. Ta ki bir sonraki bayrama kadar.
Bir de işin duygusal tarafı var. Düşünsene, bayram sabahı kahvaltı sofrası hazırlanmış ama bir kişi eksik. Ya da yola çıkan bir aileden biri geri dönememiş. Bayram ziyaretine gidiyorsun ama bu sefer birinin mezarına… İşte bu kısmı hiçbir istatistik anlatamaz. Rakamlar sadece sayıyı gösterir ama yaşanan acıyı anlatamaz.
Aslında çözüm çok basit gibi görünüyor ama uygulamak zor geliyor. Biraz daha dikkat, biraz daha sabır. 10 dakika geç varsan ne olur? Ama o 10 dakika için hız yaptığında belki de bir daha hiç varamıyorsun. Yetkililer her yıl uyarıyor, “kurallara uyun” diyor ama mesele sadece uyarı değil, bunu gerçekten ciddiye almak.