YAKLAŞIK bir yıllık tutukluluk döneminden sonra Silivri’de nihayet başlayan mahkeme her gün yeni gerilimlere yol açıyor... Tecrübeli hukukçular, Yüzyılın Davası olarak nitelendirilen İBB Davası’nda, bazı kriterlerin yerine getirilmediği görüşünde...
Bunlardan ilki, Mahkeme Heyeti’nin meslekteki kıdemlerinin toplamı 65-70 yıl olmalıdır... Oysa bu mahkeme heyetinin kıdem toplamı 11-12 yıl ediyor...
Yani böylesine kapsamlı bir davayı sonuçlandırmakta yetersizler.
Böylesine 104’ü tutuklu, 407 kişilik devasa bir davaya meslekte oldukça kıdemli hâkim ve savcıların oluşturduğu bir Mahkeme Heyetinin bakması gerekiyor...
İşte en başta bu kritere uyulmadığı için Silivri’deki mahkemede her gün bir aksaklık her gün bir gerilim yaşanıyor.
TARİHE GEÇECEK BİR MAHKEME
Oysa 407 kişilik bu davanın tepkisiz ve gerilimsiz sürmesi için, o insanların aylarca tutuklu bekletilmemesi gerekiyordu. Dava günleri, her biri paşa paşa gelecek, mahkemenin huzuruna çıkacak ve savunmasını daha rahat ve elverişli bir ortamda yapacaktı...
Mahkeme Heyeti, daha tecrübeli yargıçlardan oluşsaydı, “Ben küstün, bugün canım yargılamak istemiyor!” gibi ipe sapa gelmez bahanelerle yargılamaya ara vermeyecekti...
Veya “Tüm milletvekillerini salondan çıkarın... Yargılanan kişinin sadece bir yakını salona girecek...” gibi aykırılıklar olmayacaktı...
Mahkeme safahatını sağlıklı bir şekilde halka duyurma görevi olan basın mensupları en kör noktaya atılmayacaktı...
Bin yanlış bir doğru etmez...
Silivri’de daha en başta yanlış iliklendi düğmeler...
Bu dava, tıpkı Yassıada Mahkemesi gibi Türk hukuk tarihine bir kara leke olarak düşecek gibi görünüyor.
YATARI BİLE OLMAYAN SUÇLAR
Yeni Adalet Bakanı da, tıpkı eskisi gibi, “Türkiye’de adalet var... Mahkemelerimiz bağımsız” cümlesini sık sık dile getirirken, Silivri’deki bu davanın daha en başında yaşanan aksaklıklar ve gerilimler acaba hangi bağımsız hukukun işaretidir?
Ekrandaki yorumcular, “Silivri’de kurulan mahkeme, eski Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in gölgesini taşıyor” diye görüş belirtiyor. Kendisi, devir teslim töreninde ve çıktığı televizyon programlarında her ne kadar “Ben tüm 86 milyonun Adalet Bakanıyım” diye söylese de, gerçekte durumun hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor...
Normalde sıradan vatandaşların bile takip etmesi gereken davayı, bu milletin vekillerine dahi yasak etmeyeceksiniz!
Siz hangi hukuktan, hangi adaletten bahsediyorsunuz?
YAZIK DEĞİL Mİ AİLELERİNE?
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı tutukladınız da ne oldu?
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’i aylarca yatırdınız da ne oldu?
Ve daha yeterli delil toplanmadan bunca belediye başkanını ve çalışanını içeriye tıktınız da neyi ispat ettiniz?
Yarın Silivri’deki yargılama sonunda bu insanlar suçsuz bulunursa, girmiş olduğunuz kul hakkını nasıl vereceksiniz, yerlere serdiğiniz Türk Adaletini nasıl ayağa kaldıracaksınız?
Uymayı taahhüt ettiğiniz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ne diyeceksiniz?
Daha önce görevden alıp, sonra İmralı Heyeti’ne “barış elçisi” olarak tayin ettiğiniz Ahmet Türk’ün hakkını nasıl teslim edeceksiniz?
AKIN GÜRLEK’İN MAL VARLIĞI!
Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 17 Mart Salı günü yaptığı basın toplantısında eski Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı. Her birinin resmi ve mühürlü tapusunu tek tek gösterdiği gayrimenkullerin değeri tam 452 milyon Türk Lirası...
Daha önce defalarca, “Mal varlığını açıkla” dediği Akın Gürlek’in yaklaşık bir aydır bu çağrıya sessiz kalması sebebiyle en sonunda patladı Özgür Özel...
Ve bu açıklamanın hemen akabinde nihayet konuştu Akın Gürlek;
“O tapular tamamen uydurma. Tamamen kamuoyunu yanıltma, ortalığı bulandırma çabası...”
Akabinde Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik de konuştu;
“Özgür Özel, her zaman olduğu gibi kendine yakışanı yapıyor... Ve bu tip yanlış yollara saptıkça daha da küçülüyor...”
Ve tüm bunlar açıklanırken, hiçbir Allah’ın kulu, “Arkadaş bu gösterilen tapular gerçek mi, sahte mi?” diye merak etmiyor...
Ana Muhalefet Partisi lideri, hiç 86 milyonun gözüne baka baka sahte belgeleri ortaya koyabilir mi?
Hükümet kanadı daha belgeleri incelemeden “sahte” damgası vururken, bir vicdan ehli çıkıp, “Sen bir savcı olarak bu yarım milyara yakın malı nasıl edindin?” diye saramıyor...
Başka ülkede olsa, değil bakanın, hükümetin bile düşeceği bir skandala rağmen, beyefendi yüzünü gere gere, “O belgeler sahte!” diyor, lafı Muhittin Böcek’e getirip, dikkatleri başka yere çekmeye çalışıyor.
Silivri’de başlayan dava, işte bu dedikoduların gölgesinde devam ediyor... Bu mahkemeden nasıl adaletli ve hakkaniyetli bir sonuç çıkacak, merak ediyorum.
***************
ANLAMLI SÖZ
“İnsanın ilk önce ahlâk okuması gerekir... Diplomalar meslek içindir...”
PROF. DR. İLBER ORTAYLI