Beklenen açıklama geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan asgari ücreti 4253 lira olarak ilan etti.
Doğrusu rakam oldukça yüksekti ama döviz kurunun her oynamasıyla daha ürürlüğa girmeden erimeye başladı.
Şu an değer itibariyle, alım gücü itibariyle ortalama 600 lira değer kaybetti bile ve yılbaşına kadar pula döneceği pek sır değil.
Evet rakam iyi görünüyor ama şu döviz kurları bir yerinde durabilse…
Durmuyor, bu gidişle duracağa da benzemiyor çünkü hükümet yangına benzin dökmeye devam ediyor.
Bütün dünya, kendi ekonomik gerzeklerine göre faizi stabil tutup veya arttırırken biz tam tersine faiz düşürdüğümüz için altın ve döviz tırmanışa geçiyor.
Onlar tırmandıkça Türk lirasının değeri ve alım gücü güneş görmüş kar adam misali eriyor.
Asgari ücrette yüzde 50’ye yakın bir artış sağlandıysa da alım gücü bakımından 2021'deki asgari ücretin altında kaldı.
Geçen yılbaşında asgari ücret 384 dolara denk düşerken, bu yıl ise zamlı haliyle 274 dolara geriledi. Asgari ücret sözde artarken, alım gücü bakımından 110 dolar azaldı.
Üstelik bu kafa ile doların 20 TL’yi zorlayacağı ve yeni yıldan itibaren aşacağı tahmin ediliyor ki, bu durumda asgari ücret, 1 Şubat 2022 itibariyle zamlı haliyle işçinin cebine girmeden, enflasyon canavarı tarafından çalınacak.
Ve bir asgari ücret gerçeği; DİSK'in Asgari Ücret Gerçeği 2021 Araştırması'na göre Türkiye, Avrupa Konseyi'nde en düşük asgari ücretin verildiği sondan ikinci ülke.
Sonda Arnavutluk var.
Türkiye'de 6.3 milyon işçi asgari ücret alıyor.
Yaklaşık 3.4 milyon işçi asgari ücretin altında kazanıyor.
1.7 milyon işçi 1.500 TL ile yetiniyor.
Asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında alanların sayısı 9.7 milyonu buluyor. Ücretlilerin yarısına geliyor bu.
Avrupa'da çalışanların ancak yüzde 10'u asgari ücrete çalışırken; Türkiye'de toplumun ortalama ücretine dönüştü.
Artık beyaz yakalılar da bu parayı alıyor.
Hizmet sektöründe çalışanlar da, sözleşmeli öğretmenler de...
Biz kara karar neyi nasıl alabileceğimizi, dahası karnımızı nasıl doyurabileceğimizi hesaplamaya çalışırken, Türk Lirasının değer kaybetmesini fırsat bilen komşu ülkeler, akın akın ülkemize gelip alışveriş yapıyorlar.
Birkaç yıl öncesine kadar bizimkilerin akın edip valizlerini doldurdukları, bizim sayemizde ayakta duran Gürcistan, şimdi "Ucuzluk var" diye sınır şehirlerimize akıyor.
Bulgarlar vaktiyle çalışmaya geldikleri Edirne sokaklarında bugün Noel alışverişine çıkıyor. Raftaki şekerlemeyi bırakan, askıdaki kıyafeti kapıyor.
Hadi, bu neyse...
Kilis'in karşı yakasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hakimiyet alanındaki topraklarda, Suriye Lirasından daha istikrarlı diye TL'ye geçen Suriyeliler kan ağlıyor!
Durum bu...
Asgari ücreti mantık ve gerçekler eşliğinde değerlendirirsek, alkışlanacak bir tarafı yok…
Bakalım ilgili kurum ve kuruluşlar nasıl değerlendirmişler?
KEMAL KILIÇDAROĞLU / TEMEL KARAMOLLAOĞLU;
DOLARLA AYLIK ALANLAR YAŞADI!
Asgari ücret açıklandığında Kemal Kılıçdaroğlu ve Temel Karamollaoğlu birlikteydiler
Kılıçdaroğlu’nun ziyareti sonrası açıklamayı da beraber yaptılar,
Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu;
Asgari ücret olarak verilen rakam, eğer yılbaşını alır ve dolar kurundaki yükselmeyi görürsek aslında düşük. O tarihte 384 dolardı, yani yılbaşında 384 dolar net gelir elde ediyordu bir asgari ücretli. Eğer aynı kur 15 lira üzerinden esas alınırsa 5 bin 760 lira olması lazım. Şimdi 4 bin 250 lira net oldu.
4 bin 250 lirayı da tabi yadırgamıyoruz. 4 bin 250 lira... Eğer enflasyonu kontrol ederlerse ve fiyat artışlarını kontrol ederlerse 4 bin 250 lirayla en azından asgari ücretli kardeşlerimiz biraz nefes alarak sürdürebilirler.
Bütün mesele bu enflasyonun kontrol edilip edilmemesinde yatıyor.

İşin özü şu: Türkiye iyi yönetilmiyor. İşin özü şu: Türk lirası pul oldu. İşin özü şu: İşsizlik var. İşin özü şu: Türkiye’de ciddi ekonomik sorunlar var. İşin özü şu: Bu sorunların ivedilikle çözülmesi lazım. Eğer sorunlar böyle devam ederse ilerde çok daha büyük sorunlar çıkar. Ben yine birkaç yerde ifade etmiştim; Türkiye, önümüzdeki yaz bir gıda kriziyle karşı karşıya kalırsa hiç kimsenin şaşırmaması lazım. Dolayısıyla bütün bunların hepsi için bugünden biz uyarıyoruz. Uyarma görevi bizim görevimiz, biz bugünden söylüyoruz, nelerin yapılması gerektiğini de söylüyoruz.
Asgari ücret üzerinden gelir vergisinin alınmaması lazım. Adı zaten üstünde, asgari ücret, bununla aile geçinecek, siz bundan birde ayrıca vergi alırsanız doğru değil.
Temel KARAMOLLAOĞLU; Bu rakamı kim açıklıyor, 4 bin 250’yi? Doğrudan doğruya Cumhurbaşkanının kendisi açıklıyor. Aslında geçmişte Cumhurbaşkanları, Başbakanlar asgari ücreti açıklamazlardı; komisyon toplanır, komisyon başkanları açıklama yapar, mesele biterdi. Şimdi bizzat Cumhurbaşkanı kendisi açıklama ihtiyacını duyuyor ve burada da önem verdiği husus nispet.
Yani "eski 2 bin 850 liraya göre biz bunu 4 bin 250 liraya çıkardık, büyük bir artış meydana geldi, bununla da aslında övünülmesi icap eder" manasında ben bunu anlıyorum.
Ama enflasyon rakamlarını ya doları, avroyu veya enflasyon rakamlarını dikkate alarak bunun gündelik geçimini bir vatandaşın sağlayıp sağlayamayacağına göre değerlendirmek icap eder.
Eğer fiyatlar bu rakamların üstüne çıkmışsa 4 bin 250 lira hakikaten iyi bir rakam, fena bir rakam değil. Ama o zaman vatandaş geçinemiyorsa 4 bin 250 değil 5 bin 250 olmasının da farkı olmaz. Mühim olanı bu asgari ücretle 4 kişilik bir ailenin kendi ihtiyacını karşılayabilmesidir.
Bizim ısrarla söylediğimiz bir konu var, ondan sonra bunu biraz daha farklı bir şekilde ifade etmeye çalıştık. Asgari ücret açlık sınırında olamaz, açlık sınırının altında hiç olamaz.
Yani iktidar kendi insanına, üstelik de çalışan insanına, sen çalışacaksın ama aldığın ücretle kusura bakma karnını bile doyuramayacaksın diyemez, dememeli.
Kaç olursa olsun, ben rakamın üzerinde durmuyorum. Peki ne olacak? Geçinebileceği kadar bir ücret olacak. Onun için de enflasyonun yüksek olduğu bir dönemde rakamların üzerine odaklanmak doğru bir yaklaşım olmuyor.
MERAL AKŞENER; MUHALEFE KULAK VERİLDİĞİNİN GÖSTERGESİ
“Asgari ücretle ilgili olarak 4 bin lira artı 550 lira da işverene kaynak desteği önermiştik.
Demek ki, muhalefete kulak vermek herkesin işine yararmış.
Ve Akşener, “Ben her şeyi bilenlerden değilim” diyerek bu değerlendirmeyi İyi Parti Kalkınma Politikaları Başkanı Ümit Özlale’ye bıraktı.
Ümit Özlale; Faiz indirme süreci ile ilgili, “Yeni Merkez Bankası Başkanı açıklamalarıyla beraber faiz indirimi sürecinde, Türk lirasının yüzde 50’nin üzerinde değer kaybı var. Bu bir ekonomi modeli değil, beceriksizlerin yönetimde olduğu ve faturayı bizlere ödettiği hatalar zinciridir.
Bizim itirazımız şuydu, asgari ücreti tabii ki arıtalım ancak devlet işveren üzerindeki iş gücü maliyetini düşürsün. Bize kaynağınız nerede diyorlardı. Son üç aydaki para politikası kurulu kararlarıyla Türkiye 3 katı kadar bütçeyi kaybetti. Önümüzdeki sene almaktan vazgeçilen 335 milyar liralık bir vergi harcaması var. Bu para doğru yere kullanılsaydı işverenin maliyeti azalır, istihdam artardı. Bugünkü Merkez Bankası kararları ilk asgari ücret zamlı maaşı eline geçmeden, enflasyon yoluyla o maaşı elinden alacak. Enflasyon artacak. Bir önerimiz daha var. Asgari ücreti 3-4 ay boyunca sık sık güncelleyelim. Bunu yapabilecek kaynak var. Mevcut bütçe içerisinde de var, liyakatli insanlar başa gelirse de var.

Eylül ayında Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu’nun açıklamalarından itibaren dış borç stoku 3.25 trilyon TL artmıştır. Yine o zamanki TL’nin değer kaybından dolayı kamu özel iş birliğindeki maliyet 1.14 trilyon arttı. İki önceki bakanın iç borçlanmayı döviz ve altınla yapmasından dolayı fatura da 400 milyar lira artmıştır. Bunları topladığınızda sadece 3 ay içerisinde dış borç stokumuzun 4.8 trilyon arttığını görürsünüz.
2022 yılı şu an mecliste görülen bütçenin 2.75 katı kadar parayı biz son 3 ayda bu beceriksiz Merkez Bankası Başkanı ve Cumhurbaşkanı yüzünden kaybettik.
ALİ BABACAN; ELLERİNE GEÇMEDEN ERİYECEK!
Asgari ücretin ilk ödeneceği tarih ocak ayının sonu, 1 Kasım’dan bu yana dolar kuru yüzde 60 arttı,
Bu yüzde 60’lık kur artışı hemen ocak, şubat, mart, nisan aylarında yüksek enflasyon olarak tekrar vatandaşlarımızı etkileyecek.
Dolayısıyla açıklanan asgari ücret, daha ocak sonunda vatandaşlarımızın, işçilerimizin eline geçmeden erimeye başlayacak. Üzülerek söylüyorum ki şu anda Türkiye artık kronik yüksek enflasyon dönemine girmiştir.

Erdoğan tam gaz inada devam ediyor, yanlışta ısrar ediyor. Sonuçta dolar kuru daha da arttı, artmaya devam ediyor. Dolar kuru artınca A’dan Z’ye her şeye zam geliyor, anlamadınız mı hâlâ? Yoksulluk, açlık artıyor.
Faizi düşürmenin yolu talimat değildir. Faiz ancak hukukla, adaletle, demokrasiyle, insan haklarına saygıyla düşer. Ehliyetli, liyakatli ve dürüst kadroların iş başına geçmesiyle düşer. Bu ülkeyi planlı, programlı, istişareyle yöneterek faiz düşer. Merkez Bankası faiz düşürüyor da ne oluyor? Aynı dönemde Hazine’nin borçlanma faizlerinin çok hızlı bir şekilde arttığından niye Erdoğan bahsetmiyor? Eylül başında yüzde 17 olan Hazine’nin 5 yıl vadeli borçlanması şu anda yüzde 23 buçuk. Hazine, yüzde 23 buçuk faizi 5 yıl arka arkaya sürekli ödemek zorunda kalıyor. Vatandaşlardan toplanan vergiler, doğrudan Hazine’nin faiz ödemesi olarak ödeniyor. Gerçekten yazık, günah. Artık bu inattan, bu yanlıştan vazgeçin. Ülkenin ekonomisi akılla, bilimle yöneterek düzelir. Enflasyon da faiz de ancak akılla, bilimle düşer. Israrla, inatla, yanlış akıl dışı tezlerin ülkeye dayatılmasıyla ne faiz ne enflasyon düşer.
AHMET DAVUTOĞLU; YİNE ANLAMAMIŞLAR

Asgari ücret 1425 lira artmasına rağmen dolar olarak karşılığı 110 dolar azaldı.
Asgari ücret 1425 lira artarken karşılığı 385 dolarsa 275 dolara düşmüş oldu. 1425 lira verirmiş gibi yapıp milletin cebinden 110 dolar almanın adı 'tırnakçılıktır'.
İktidara 1,5 yıl önce 15 Haziran 2020'de 'sadece vergiyi değil, SGK işçi payını da kaldırın demiştik', yine anlamamışlar."
TİSK; SON YILLARIN EN ÜYÜK ARTIŞI
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol;
Bunun sadece asgari ücretlilere değil, SGK'lı çalışan yaklaşık 15 milyon kişiye pozitif etkisi var.
Brüt asgari ücret kadar kısmından çalışanlardan gelir vergisi alınmayacak. Yani asgari ücretin iki katı da alsanız, üç katı da alsanız o kısmından gelir vergisi alınmayacak. Bu çalışanlar adına, hepimiz adına da esasında çok güzel bir haber.
Bazı işverenler için bu yüksek bir maliyet ama hep beraber elimizi taşın altına koyacağız demiştik. Bazı çalışanlar için daha fazlası olmaz mı denilecek? Cumhurbaşkanımız da anlattı. Keşke daha fazlası olsa ama iki tarafı biraz memnun eden, biraz memnun etmeyen ama günün sonunda hakikaten beklentileri de aşan bir şey oldu bu.
Bugün gelinen asgari ücret, hakikaten Cumhurbaşkanımız da söyledi, yüzde 50'nin üzerinde. Son 10 yılların en yüksek artışıyla karşı karşıyayız.
Sonuçta herkesi memnun eden güzel bir rakam ortaya çıktı.
TÜRK-İŞ; ÜÇ TARAFIN DA KABUL ETMESİ MUTLULUK VERİCİ
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Sekreteri Pevrul Kavlak;
Asgari ücret sadece asgari ücretliyi ilgilendirmiyor. Asgari ücret üzerinden her şey hesaplanıyor.
İyi niyet ve pozitif bir ortam süreci yaşadık.
Biz, oluşmuş enflasyonun yüzde 150'si, mevcut asgari ücretin de yüzde 50'si kadar bir zam oranı aldık. Türk-İş olarak hep 4 bin liranın altında bir rakamın bizi tatmin etmeyeceğini, imzalamayacağımızı daha önce basınla paylaşmıştık. Bugün geldiğimiz noktada özellikle üç tarafın da bunu kabul edip imzalaması bizim için de mutluluk verici.
DİSK BAŞKANI ARZU ÇERKEZOĞLU
Bu zam bu korkunç pahalılıkta emekçilerin derdine derman olmaz.
Önemli olan asgari ücrette ne kadar artış olduğu, yüzde kaç arttığı değil asgari ücretin bugünkü geçim şartları içinde işçinin ve ailesinin geçimini karşılamaya yetip yetmediğidir,
Ülkemizin içinden geçtiği derin ekonomik kriz, TL'de yaşanan büyük değer kaybı ve yaşanan korkunç pahalılık dikkate alınmadan asgari ücret artış oranını konuşmak anlamlı değildir.
Açıklanan asgari ücretle geçinmek mümkün değildir. 2022 yılı için belirlenen asgari ücret geçinmeye yetecek düzeyde değildir. Yapılan asgari ücret zammının büyük bölümü yaşanan pahalılık nedeniyle zaten çoktan yok olup gitti. Kalanı da birkaç ay içinde eriyip gidecek.
Ortada gerçek anlamda zam yoktur. Asgari ücret artışı, pahalılıkla yaşanan alım gücü kaybını dahi telafi etmekten uzaktır.
Bu pahalılıkta 4250 TL asgari ücreti işçileri “enflasyona ezdirmedik” diye böbürlenerek ilan edenleri bu asgari ücretle bir ay yaşamaya davet ediyoruz!
Yaptığımız hesaplamaya göre Kasım 2021 için dört kişilik bir ailenin asgari geçim tutarı 10 bin 700 TL civarındadır.

Bu fiyatlara Aralık 2021 ayındaki fiyat artışları ve döviz krizinin etkisiyle 2020'de yaşanacak pahalılık dahil değildir. 2022 yılı içinde de yoksulluk sınırının çok daha yükseleceği, pahalılığın dayanılmaz hale geleceği sır değildir.
Ocak 2021'de asgari ücret 386 dolara karşılık geliyordu. Bugün açıklanan zamlı 2022 asgari ücreti 275 dolara karşılık geliyor.
Emekçiler zamlı asgari ücretle bile 110 dolar civarında kayba uğramıştır. Asgari ücretin 2022'de ne kadar eriyeceği belli değil. Zamlı haliyle bile Türkiye'de asgari ücret Avrupa'nın en düşük iki asgari ücretinden biri durumundadır. Türkiye'deki asgari ücret zamlı haliyle dahi Çin'in altındadır.
Bu mudur son 45 yılın en yüksek asgari ücret artışı!
Türkiye bu zamlı asgari ücretle de ucuz emek ülkesi olmaya devam edecektir.
Kasım 2021 resmi enflasyonuna göre dar gelirli kesimlerin gıda enflasyonu yüzde 40 civarındadır. Bu oran önümüzdeki aylarda çok daha artacaktır. Halkın hissettiği pahalılık ise resmi verilerin çok çok üstündedir. Asgari ücrete yapılan zam, suya yazılan yazı gibi birkaç ay içinde eriyip gidecektir.
Bu asgari ücret artışını yeterli görmüyoruz ancak bu artışın bütün emekçilere yansıması için Ocak 2022'de tüm işçi ücretleri, memur maaşları ve emekli aylıkları da en az asgari ücret artışı oranında artmalıdır. Aksi durumda asgari ücrete gelen zam oranı diğer emek gelirlerine yansımadığı sürece bir anlam ifade etmeyecektir.
Emeklinin 1.500 TL aldığı, işçilerin ve memurların resmi enflasyonun yarısı kadar zam aldığı bir ortamda Türkiye hızla asgari ücretliler ülkesi haline gelecektir.
HAK-İŞ GENELBAŞKANI MAHMUT ARSLAN

Tarihi bir asgari ücret. Bütün çalışanların ücretlerinden, asgari ücretin tutarı kadar olan kısmının vergi dışı bırakılması uzun yıllardır talep ettiğimiz konuydu. 4 bin 253 lira bütün sorunlarımızı çözmez ama ücretlerin vergi dışı bırakılması bizim için tarihi öneme sahip. Yüzde 50 civarındaki artışı önemli bir başarı olarak görüyoruz. Ülkemiz ve çalışanlarımız için hayırlı olsun. İşçi, işveren ve hükümetin oy birliğiyle rakamın belirlenmesi önemli.
Hem artış oranları hem de asgari ücret tutarının vergi dışı bırakılması önemli. Bunları çok önemsiyorum.
Türkiye'de endüstri ilişkiler sisteminin geleceği de dikkate alınarak bir denge kurulmaya çalışılıyor. Bu dengenin mimarı da Sayın Cumhurbaşkanımız. Onun, son anda yine müdahale yaparak, Komisyonun üzerinde bir inisiyatif alması da takdir edilecek bir konu. Sayın Cumhurbaşkanına bu çabasından dolayı teşekkür ediyoruz.