Sevgili okurlar,
Sakarya, önemli değerlerini, yeni bir döneme damga vurmuş bilge insanlarını kaybediyor!
Sakarya boylarında, Alifutpaşa, Geyve ve Pamukova dolaylarında bir efsanedir “Tan Ailesi” desem, yalan, yanlış olmaz!
Vefatını büyük üzüntü ile öğrendiğim eski Alifuatpaşa Beldesi Belediye Başkanı, iş insanı İlhan Tan ile tanışıklığımız, ta belediye başkanı olduğu dönemlerde başlar..
Bir beldeyi ilçe yapma yolunda idealleri olan ve  beldesini imar etmek, beldesinin adını yaşatmak, insanına hak ettiği değeri vermek için yola çıkan İlhan Tan’ın, “en büyük eserlerinden birisi İstiklal Mücadelesi’nin eşsiz kahramanlarından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de yakın silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy’un adının yaşatılması için” ailesi, Sakarya Valiliği ile birlikte beldeye kazandırdıkları müzedir..

İSTİKLAL SAVAŞI’NIN ÖNEMLİ MİHENK TAŞI!?
Bu bakımından,” İstiklal Mücadelesi’nin işaret taşlarından biri Alifuatpaşa’ya” dikilmiştir..
“Tarihi köprüsü, Sakarya nehri ve verimli toprakları ile Alifutpaşa, Bilecik, Eskişehir güzergahı ile olduğu kadar, Ankara’ya da uzanan yolu ile” önemli bir geçittir..
İşte İstiklal Savaşı’nın bu eşsiz kahramanı Alifuat Cebesoy(Paşa), burada, “yobaz, çapulcu, saray yanlışı Manyaslı İbrahim ve avenelerini durdurarak”, Ankara’ya gitmelerine engel olmuştur..
“Din elden gidiyor, hilafet gidiyor, padişahlık bitiyor, ümmet dağılıyor” sloganları ile Balıkesir’den yola çıkan ve 3 Bine varan bu isyancı gruba, Alifuatpaşa’da “dur” diyen eşsiz kahraman Ali Fuat Cebesoy’dur..
Bugün bile zirvesinde Türk Bayrağı’nın dalgalandığı o Alifuatpaşa tepesinden, bir iki top atışı yaparak, isyancıları durdurmuş ve geri çekilmelerini sağlayarak, Ankara’da İstiklal Mücadelesi hazırlıkları yapan Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına büyük bir nefes aldırmıştır..
Bugün bile bu zihniyette, bu tıynette olanların neler söylediği, neler yaptığı kayıtlardadır!
-“Keşke Yunan kazansaydı!”
-“  İki Ayyaş ha!”

Unutulacak gibi değildir!
“İstiklal Savaşı’nda Sakarya” yıllarını en iyi şekilde anlatan Prof. Dr. Sebahattin Özel Hocamızın, İş Bankası tarafından basılan ve dağıtılan kitaplarını edinmeniz, bilgilenmenizi sağlayacaktır.

SON KEZ BULUŞTUK, KONUŞTUK!
Belde belediyelerinin kaldırılmasından sonra iş insanı İlhan Tan, Adapazarı-Bilecik karayolu üzerine kurduğu “İlhan Tan Tesisleri” ile Sakarya’nın gururu olan hizmetlere imza atmıştır.
“Petrol ofisleri” arasında yapılan yarışmalarda, sürekli birincilik elde eden bu merkez, sadece otomobillere, otobüslere, kamyonculara hizmet vermez..
“Zengin mutfağı ve lezzetleri” ile burası aynı zamanda Türk mutfağına da hizmetin ötesinde, Sakarya’nın zenginliklerini değerlendiren, ayvadan lokuma ve çeşitli ürün yelpazesine kadar, yeni buluşları ile halkımızın hizmetinde olan bu tesisler, Sakarya’nın, ülkenin gurur kaynağıdır..
Eylül ayı içinde sevgili dostum, Yüksek Makine Mühendisi Cemalettin Kılnaz ile birlikte İlhan Tan Tesisleri’ni ziyaret etme imkanı buldum..
Çok değerli genç yönetici dostum Mutlu Yıldız bizi karşıladı. Büyükleri, eşsiz tarihi çınarları İlhan Tan usta ile toplantıdaymış.
Arabasına binerken, beni gördü ve ayakta hoş beş ettik, gözleri gülüyor, yapacaklarını yapmış bir asker edası ile sanki vedalaşır gibiydi..İyi görünüyordu..
Bu konuşmalara sevgili  Cemalettin Kılnaz ve Mutlu Yıldız’da tanıklık etti..

TAN AİLESİ, SAKARYA’DA BİR MARKADIR!
Alifuatpaşa’da evlatları, ailesi ve sevenleri, çalışanları ile bir marka yaratan ve bunu sadece Sakarya’ya değil, ülkeye mal eden Tan Ailesi’nin acısını paylaşır, merhuma Yüce Mevla’mdan gani, gani rahmetler dilerim!..
Tan Ailesi’nin elbette ki adresi, ana, baba vatanı Alifuatpaşa’da yaptıkları sadece bununla kalmıyor..
Serdivan’da ki adresleri de hem Sakarya’ya, hem ülkeye farklı manada hizmet veriyor..
“Hem Türk mutfağının temsili, hem sosyal kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapma, hem de Sakarya’nın değerlerini, lezzete dönüştürmede, marka yaratmada Tan Ailesi’nin başarısı örnek” alınmalıdır..
Bu tür başarı hikayelerine imza atanlar, bu manada aile adlarını yaşatmada büyük yarış içinde olan aile şirketlerinden Sakarya’da bolca var..
Bu merkezlerde, bu adreslerde hakikaten bir başka başarı hikayeleri yazılıyor..
Acaba, yeni nesil, bu hikâyelerden ne kadar haberdar ki?
Tan Ailesi, Sakarya’nın bir başka ürünü olan “kabağa verdiği değeri”, bu güne kadar kim verdi, kim geliştirdi, kim lokuma çevirdi ki?

AYRIM YAPMADAN YAZIYOR, ELEŞTİRİYORUZ!
“Bizim Sakarya Gazetesi” olarak, bu öyküleri, bu başarıları yazmaya, anlatmaya büyük özen gösteriyoruz..
“Yaşamak, yaşatmak” noktasında,” maalesef çok kutuplaştık, hizipçilik, particilik, ayrımcılık”, bizi, bizden alıp götürdü!..
“Dostluklar, arkadaşlıklar, başarılar bile” artık bir kenara öteleniyorsa, bu toplumun geleceği ne olur, hiç düşündünüz mü?
“Bu ayrımcılıktan, bu ötekileştirmeden, bu partizanlıktan nasibini düşeni almış bir yazar” olarak, üzüntülerimi gizleyemem!
Eğer bizler, Sakarya’da, geleceğe dönük projeleri ile yeni istihdamlar, katma değerler yaratan, örnek çalışmaları ile öne çıkan insanlarımızı,”şucu-bucu” ilan edersek, “bir arpa boyu yol alacağımızı”, kimse umut etmesin!
Bunu görmek için yapacağınız tek şey, “Sakarya’da düzenlenen sosyal, kültürel faaliyetlere” bakmanız yeterlidir!
-“Hani muhalif kesim?”
-“Hiç merak eden oluyor mu?”
-“Çalsın sazlar, oynasın iktidar yanlıları” öyle mi?
Bir kesim, güya bir araya geliyor, (adı da , sosyal kültürel etkinlikler diye konmuş)çalıp söylüyor, öteki kesim ise yanlarına bile yaklaştırılmıyor..
Sorsan, İl için ülke için toplantıdalar!?
Bakalım, nereye kadar?

KİTABINI TANITABİLİRSİN?
İşte merhum İlhan Tan’ın bu birleştirici, sevgi, saygı timsali yanını da dikkate alarak, başta siyasilerimizin, resmi yetkililerimizin, kendilerini dev aynasında gören ve hasbelkader bir koltuğu işgal edenlerin, vatandaş nezdinde, ayrımcılığa, ötekileştirmeye, kutuplaştırmaya son vermesi temennimizdir..
İşte böyle bir Sakarya gününde, son kitabım,”Hakikatin Peşinde Bir Ömür” için tanıtım imkânını bizzat tarafıma ileten Mutlu Yıldız ve Tan Ailesi’ne teşekkür ederim.
Bu manada Sakarya’da iyi ki “Adapazarı Sait Tanış Kültür Merkezi “ varmış derim!
İnanın bu merkezde sıraladığım eleştirilere tanıklık etmedim.. Demek ki, insan isteyince oluyormuş!..
Birileri, böyle bir eseri hiç tınmadı, umursamadı bile!
Dikkate alanlara teşekkür etmek boynumuzun borcudur!
Mesele, “zenginlik, mesele, rozet, itibar ve mevkii değildir, mesele, arkada bir hoş seda” bırakmaktır!
Bırakanlara, Allah’ım rahmet, cennet-mekânlar eylesin!
Tan Ailesi ve sevenlerinin başı sağ olsun!
Yusuf Cinal yazıyor, 20 Aralık 2021 Brüksel