2025’e girerken büyük laflar edildi. “Aile Yılı” ilan edildi. Aile kutsandı, korunacağı söylendi, destekleneceği vaat edildi. Yıl bitti. Ortada aile kaldı mı, orası meçhul. Ülkede 2025, ailelerin ayakta tutulduğu değil, en çok ezildiği yıl olarak kayda geçti.
Aile Yılı denilen bir yılda yüzlerce kadın öldürüldü. Çocuklar annesiz, aileler parçalanmış halde bırakıldı. Boşanmak istediği için, ayrılmak istediği için, “hayır” dediği için öldürülen kadınlar konuşuldu. Koruma kararları kağıt üstünde kaldı. Aile denilen yapı, şiddetin adresi oldu. Buna rağmen kimse çıkıp “burada bir yanlış var” demedi.
AİLELER GEÇİNEMEDİ!
Aile Yılı’nda aileler geçinemedi. Bir evde iki maaş yetmez hale geldi. Tek maaşlı aileler çoktan pes etti. Asgari ücretli aileler ayın ortasını bile göremez oldu. Emekli aileler torununa harçlık veremediği için başını öne eğdi. Gençler evlenmeyi değil, hayatta kalmayı planladı. Aile kurmak lüks, çocuk sahibi olmak cesaret işi haline geldi.
ÇOCUKLAR KORUNAMADI!
Aile Yılı’nda çocuklar korunmadı. Okula aç giden çocuklar vardı. Çalışmak zorunda kalan çocuklar vardı. Şiddeti evde öğrenen, sokakta büyüyen çocuklar vardı. Aileyi ayakta tutması gereken sistem, çocukları da aileleriyle birlikte çökmeye terk etti. Ekonomi aileyi vurdu. Güvensizlik aileyi dağıttı. Şiddet aileyi parçaladı. Sosyal destekler ise tabelada kaldı. Aile Yılı, broşürlerde güzeldi. Gerçek hayatta ise aileler dibi gördü.
SIRA KİMDE?
Şimdi 2026 geliyor. Yeni umutlar, yeni laflar, yeni başlıklar hazırdır. Ama insan sormadan edemiyor: Sırada kim var? Emekliler zaten zor ayakta. Gençler umutsuz. Aileler çökmüş durumda. Bundan sonra kimi tüketeceğiz? Kimi “yıl” ilan edip yıl sonunda harap halde bırakacağız?