Sakarya’nın Geyve ilçesinde başlayan ve geniş bir alana yayılan orman yangını haberini aldığımda içimde tarif edilemez bir burukluk vardı. Geyve’nin o yemyeşil ormanlık alanları, biz Sakaryalıların nefes kaynağı, doğayla kurduğumuz o sessiz diyalog, bir anda alevlerin pençesinde savruluyordu. İtfaiye ve orman teşkilatının ilk müdahalesini düşünürken, insanın aklına “acaba yeter mi?” sorusu geliyor. Zira yangın, bir anda rüzgârın da etkisiyle geniş bir alana yayılmış, tepelerden vadilere uzanan alevler, adeta bir duvar örmüş durumda.
Yangının ikinci gününe geçtiğimizde sevindirici haber; havadan 12 helikopter ve 6 yangın söndürme uçağı göreve başladı. Bu görüntüyü takip etmek bile yürek ferahlatırken, karadaki arazöz ve iş makinesi sürülerinin, yorulmak nedir bilmeyen kahraman personelin özverisi insanı hem heyecanlandırıyor hem de hüzünlendiriyor. Gökyüzünde dönen helikopterlerin kanat çırpışı, bir mücadele senfonisi gibi kulaklarımda çınlarken, alttan gelen su fışkırmaları umut damlaları bırakıyor içimize.
Vatandaş olarak ben de o an telefondan canlı yayınları izlerken ellerimi dua için birleştirdim. Sıradan bir gözlemci olmaktan çıkıp, içimdeki sorumluluk duygusu beni harekete geçirdi. Bölgedeki köylülerden, gönüllü ekiplerden gelen yardıma, evlerinde hazırlanan çay ve sandviçlere kadar her destek, yardımlaşmanın en güzel örneğiydi. “Yandı mı bu memleket?” kaygısını beraberce atlatmak için hepimiz bir aradaydık.
Geyve ormanları, sadece bir ağaç yığını değil; saf suyla buluşan dereler, nadide bitkiler, yaban hayata açılan bir kapı. Onları korumak, gelecek nesillere aktaracağımız en büyük miras. Bu yangın her ne kadar gözümüze ürkütücü görünse de, insanlığın ortak gayreti, tabiatı yeniden canlandıracak güce sahip. Önemli olan bir an önce yangını kontrol altına alıp, hasarı en aza indirmek.
Sabahın erken saatlerinde, dumanın arasından yükselen ilk güneş ışıkları, yeşilin külleri arasından yeniden dirilişin müjdecisi gibiydi. Geyve yeniden nefes alacak, ağaçlar fidana dönüşecek. Biz de bu felaketten güçlü çıkacak, dayanışmanın sıcaklığını yüreğimizde hissedeceğiz. Birlikte mücadele ettiğimiz her an, umudun en parlak yansıması olacak.