TBMM’de yılın ilk grup toplantılarının gündeminde emekliler de vardı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerine tepki göstererek, "Türkiye büyük bir sosyal krizin sosyal patlamanın eşiğindedir. Buradan bütün siyasi partilere bilhassa Adalet ve Kalkınma Partisi'ne sesleniyorum: Emekliyi bu halde bırakamayız. Kök maaşlara kanun yoluyla artış yapmak şarttır. Seyyanen zam vermek şarttır. Bir emekli maaşının bir asgari ücretin altında olması kabul edilebilir değildir. CHP olarak buradayız, gelin bu hafta bu ayıbı temizleyelim" dedi.
Ve CHP Grubu da emekli maaşlarının en az 'asgari ücret' seviyesinde artırılması için TBMM'ye kanun teklifi verdi.
Saadet Partisi de emeklilerin durumunu gündeme getirdi ve en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesini öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a; “Sayın Erdoğan, elinizi taşın altına koyma sırası sizde” demesi manidardı.
Haliyle şimdi de emekliler Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘elini taşın altına koymasını’ bekliyorlar, haklı olarak…
Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘işçi ve işveren arasındaki ilişkilerin adil olmasını bizim vazgeçilmemizdir. Bu ilişki sağlıklı bir zemine oturtulmadığında sömürü ve adaletsizliğe giden yol önümüzde açılacaktır. İşçi ve işveren arasındaki ilişkilerde baktığımız yer hak, adalet eksenindedir. Kimsenin mağdur olmadığı bir sistem hepimizin önceliğidir’ sözlerini hatırlatıp, gereğini yapmasını bekliyorlar.
Söz konusu önergelerin anında AKP-MHP çoğunluğu ile anında reddedileceğini biliyoruz.
Ama Çalışma Bakanı Işıkhan ve Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın son açıklamalarına bakılırsa, bu konuda iktidarın da harekete geçeceğine dair işaretler var.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ‘en düşük emekli maaşıyla ilgili düzenlemenin en kısa sürede yapılacağını, emeklilerin taleplerine duyarsız kalmayacaklarını, imkanlarımızı sonuna kadar zorlayarak emeklilerimizin yanında olacaklarını’ açıkladı.
Ama aynı cümlede ısrarla, üstüne basa basa ‘emeklileri enflasyona ezdirmedik’ demesi, henüz hastalığa teşhis bile koymaktan aciz olduklarının hatta hastalığı kabul etmediklerinin göstergesi...
E o zaman neyi tartışıyoruz biz?
Emekliyi enflasyona ezdirmemişlermiş!
Yahu yıllık enflasyon oda sizin TÜİK’e yüzde 30, emekliye reva gördüğünüz artış yüzde 12…
Aradaki fark tamı tamına yüzde 18… Matematik mi bilmiyorsunuz yoksa bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Yine TÜİK tarafından açıklanan, Aralık 2025 enflasyon verilerine göre, Ocak 2026 kira artış oranı yüzde 34,88…
Bu oran TÜİK tarafından yıllık enflasyon baz alınarak belirleniyor.
Yani ev sahiplerini kiracılarına bu oranda artış yapabilecek.
Sizin verdiğiniz emekli zam oranı yüzde 12, aradaki fark ortada sırıtırken ‘emekliyi enflasyona ezdirmedik’ diyebilmek gerçekten de milleti ahmak yerine koymak değil mi?
Peki, bu enflasyon oranı ne kadar doğru?
TÜİK enflasyon sepetini açıklamadığına daha doğrusu açıklayamadığına göre, yani biz TÜİK’in hangi marketten bu kadar ucuz alışveriş yaptığını bilemediğimize göre, sizin rakamlarınıza ve oranlarınıza nasıl inanalım?
İktidar işin kolayını bulmuş vallahi!
‘Enflasyon sepetinde ne var’ diyorsunuz, mahkeme kararına rağmen sır gibi saklıyorlar.
‘Arkadaş, bizden topladığınız bu kadar parayı nereye harcıyorsunuz’ diyoruz, yok efendim ticari sır yok efendim gizlilik kararı falan…
Ha, bu arada muhalefetin ‘en düşük emekli maaşı asgari ücretle eşitlensin’ talebi doğru ama oran eksiktir.
Çünkü dün aktardığım gibi, eski Türkiye’de en düşük emekli maaşı asgari ücretin bir buçuk, iki katıydı.
Haliyle iktidarın eskiyi kötülemeden önce, en azından eskiye dönmesi ve yeni Türkiye vaatlerini buna göre şekillendirmesi gerekiyor.
Yok öyle bol keseden saldırmak ve sallamak…