Bizler, “ana vatan, baba vatan, ya da ata yurduna sevdiklerimiz, hatıralarımız, yaşanmışlıklar ve tüm güzellikler için”, gelip gideriz..
Aynen, “göçmen kuşlar” gibi!..
Bu geliş-gidişlerde, “her gün biraz daha eksildiğimiz, buluşup, sohbet edeceğimiz, şakalaşacağımız, takılacağımız, birlikteliğimizi doyasıya yaşayacağımız arkadaşlarımızın eksikliğini” hissederiz ya?
Bu yıl, sevgili gazeteci meslektaşımız Tuncay Kalaycı’yı da, toprağa vermek varmış!
Ya futbolcu büyüğüm, Ali İhsan Yalçın ağabey!
Sevdiklerimizi, bir, bir kaybediyoruz ya?
Mekanları, cennet olsun!
“Yolumuzu bekleyen, gözleyen, hasret içinde yanan” anamız, babamız!
“Gül ki, yanağında güller açılsın” ey yar!
İşte geldik, gidiyoruz!
Sevgili Gebze’de yaşayan Mehmet Uzun hemşerim,” Yusuf, yine buluşamadık, saadetle geldin, selametle git, inşallah bir daha ki bahara” diyerek, telefondan seslendi..
Belçika’da, başkent Brüksel’de bekleyenlerimiz var ya?
Kızımız, oğlumuz, torunumuz ve sevdiklerimiz..
Şimdi, onlar yolumuzu gözler!
Aramıza girmiş, dağlar, denizler ya!
Dost, dosta içli bir mektup yazıp, “içine dökerse, yürek sızlamaz mı, yaralarımız” kanamaz mı?
Bakınız, (hoş görüsüne sığınarak) sevgili, saygıdeğer Mecdi Cengiz, neler yazıp, davet etmiş?

DOSTA MEKTUP
“Değerli Hemşerim..
Sayılı günler çabuk geçer derler..
Sanıyorum gurbet yolculuğuna az kaldı..
Hayırlısı olsun, gelecek yıl yine sağlıkla vuslatı yaşarsınız.
Değerli dostum, ülke ile ilgili toplumsal sorumları dert edinen, üstelik eski ve usta bir gazeteci yazar olarak, ne kadar yoğun olduğunuzu biliyorum..
Bundan kısa bir müddet önce Belçika'ya gitmeden görüşme arzumu ilettiğimde olumlu cevap vermiştiniz. Birkaç aydır kişisel, ailevi önemli bir sorunumuz son on gündür daha önemli bir noktaya geldi.
Benim arzum ve düşüncem sizi yenge hanımla, uygun göreceğiniz, bir kaç kişi ile köyde ağırlamaktı.
Ne yazık ki, yukarıda ifâde ettiğim özel durum nedeniyle, çok arzu ettiğim bu düşüncem, şimdilik mümkün olamayacak.


DÜNYA TATLISI
Durum şu; İstanbul'da kızımdan B. ve C. isimli bütün çocuklarımız gibi dünya tatlısı 8 yaşında iki torunum var.
C. birkaç ay önce, zaman, zaman bir ağrı nöbeti yaşıyordu. Götürdüğümüz doktorlar doğru bir teşhis koyamadı!.
On gün kadar önce, İstanbul'da Koç Üniversitesi hastanesine yatırdık. Yapılan tomografi, tahlil ve tetkikler sonunda Can'ımızın, lenf kanseri olduğu beynimize ve yüreğimize bomba gibi düştü!.
Bir baba, belki dede olarak, ne hale düştüğümüzü çok iyi tahmin edersiniz!.


TEDAVİ ŞANSI
Doktorlar tedavi şansımızın olduğunu söyleyerek, yarın Allah'tan şifa dileğiyle ilk kemoterapisi yapılacak.
Siz sanıyorum yakında döneceksiniz.
Benim arzu ettiğim daveti, inşallah, gelecek bahara Can'ımız sağlığına kavuşarak yaparız.
Yalnız ben yarın sevdiğim bir arkadaşımın annesi vefat ettiği için Adaya cenazeye gelip, akşama İstanbul'a döneceğim.
Eğer Adapazarı'nda iseniz ve zamanınız uygunsa, saat 14.30/ 15.00 gibi Adapazarı'nda çark caddesinde küçük bir ofisim var, orda buluşalım isterim.
Sakarya’nın hem günümüzde yaşanan, hem geleceğinde yaşanacak olan sorunları, çok ama çok sahipsiz.
Bu kadarlıkla noktalıyayım.
Size sağlık ve esenlikler iyi geceler diliyorum..”

Mecdi Cengiz(21 Eylül 2026)

AYRILIKLAR ZORDUR!
Evet, sevgili dostlar, Sakarya’da sayılı günler, çok çabuk geçti!
“Çöp dedik, yol dedik, gürültü dedik, BİM dedik,101 Dedik, AVM dedik, siyaset dedik, düğün dedik, cenaze dedik, dost, arkadaş dedik, siyaset dedik, vatan, millet, Sakarya dedik”, geldi geçti günler!..
Gitme zamanı, geldi!..
Ya nasip, bahara, yaza?
“Ayrılıklar zordur, sizler, bu yazıyı okurken, ben en içli, yanık türküler ile Tuna nehrini aşıp, Viyana kapılarından, Frankfurt üzerinden Brüksel’e ulaşmış” olacağım..
Bilirsiniz, yollar, gide, gide aşılır!
Allah, başka, keder, dert, kaza vermesin!

ALLAHAISMARLADIK!
Sizlere, “bu köşeden dilimiz döndüğü, aklımız erdiği kadar”, yazmaya, uyarmaya, dikkat çekmeye, paylaşmaya, devam edeceğiz!
Sanmayın ki uzaktayız, her zaman, yine birlikte yatıp, uyanacağız yarınlara!
Birlikte dertleneceğiz, sevdalanacağız, heyecanlanacağız, üzüleceğiz!
Güneş, bizim için doğacak, batacak!
Bizim ellerde, gün akşam olacak!
Bir türkü kadar uzakta olsak bile, cana, canana hep yakın olacağız!..
“Allahaısmarladık” dostlar, canlar!
Hakkımız varsa, helal olsun, sizlerde hakkınızı helal ediniz!
Allahaısmarladık!
Yusuf Cinal yazıyor, 24 Eylül 2026