Sevgili okurlar,
Dünyanın sıcak bölgelerinde, "savaş tam tamlarının sesi" gelmeye devam ediyor..
Amerika Birleşik Devletler(ABD) Başkanı Donald Trump'un iki dudağı arasından çıkanlar, "petrol fiyatlarını olduğu kadar, yaşamı da", yakından etkiliyor..
"Amerika, peşine taktığı bazı devletler ile bilinmedik oyunlar sergilemenin açlığı içinde, korkutmaya, endişelendirmeye ve güvenilmez bir ülke olarak görülmeye" başlandı!..
Acı, ama gerçek bu!
Bakınız, "Türkiye'de Milli Eğitim içinde sıkıntılar", bitecek gibi değil!..
Başta güvenlik olmak üzere, "siyasi iktidar, geleceğin neslini dizayn etmek için, Milli Eğitimin Temel Esasları ile oynamaktan" çekinmemektedir..
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıldönümü olan," 10 Kasım gibi tarihi bir güne, sınav koymak", ne demektir?
Gel de, burada bir kasıt arama?
Haydi sen aramadın, "Atatürk'ü sevenler, Cumhuriyet'e sadık olanlar, ülkede birlik ve beraberlikten, milli değerlerden yana olanları da mı, kulak arkası", ettiniz?
Türkiye'de olduğu gibi ,"bütün dünya ülkelerinde öğrenci hareketleri masumane istekler" ile başlar..
10 KASIM'DA SINAV HA?
"Türkiye, bir 12 Eylül öncesi durum" yaşadı!..
Buradan ders almayanların, çıkarmayanların, "siyasi hırslarına, ülkenin Milli Eğitim'i, öğrencileri" kurban edilemez!
Biri, "bu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i" durdurmalı!
Ne demek,10 Kasım'da sınav!
"Türk Milleti'nin hassasiyetleri ile oynama arzusunun altında", ne yatıyor?
"FETÖ ile birliktelik yapılan dönemlerde, Milli Eğitim kurumlarının, nasıl kalbura çevrildiğini", bilmiyormuyuz!?
İşte, "Fransa'da, Belçika'da, İtalya'da öğrencilerin başı çektiği olayları da hesaba katarak", eğitim kurumlarında, "daha etkin ve köklü tedbirler" alınmalıdır..
TÜRKİYE- AZERBAYCAN
Hiç yoktan, "Türkiye ile Azerbaycan arasında, eğitim kararları üzerinden" bir gerginlik yaşandı, yaşanıyor..
Ateşe, odun atanlara bak?
Hemen, "din simsarları, dini siyasete alet edenler, bu gerginliğin üzerine" atlatılar!..
Ne oluyor, beyler!
Türkiye'de, "Azerbaycan Devleti'inin aldığı kararlara tepki gösterip, kardeşlik hukukunu dama atanlar, kime, neye hizmet" ediyorsunuz?
Özellikle, "siyaset içinde olanların, Azerbaycan'ın aldığı kararların üzerine atlaması ve üzerinde tepinmesi" kabul edilemezdir..
SİZE NE OLUYOR?
Azerbaycan Devleti, "ilk ve ortaokullarda, öğrencilerin başörtü ve dini simgeler ile okula gelmesinin mahzurları üzerinden" bir karar aldı..
Sana göre ,"bir mahzuru" olabilir!
Yine, "bu kararları, özgürlükler kısıtlanıyor, yaşam hakkına müdahele ediliyor" olarak dillendirebilirsiniz..
Unutmayanız ki, bu karar Azerbaycan'da alınıyor..
"Sevmeseniz, içinize sindiremezseniz bile", saygı gösteriniz!.
Size, ne oluyor?
AT YALANI, YAKALAYALIM İNANANI?
Türkiye'de, "31 Mart Yerel seçimlerinden sonra, seçilmiş belediye başkanları, seçilmiş belediye meclis üyeleri üzerinden gerçekleştirilen operasyonlara", bir diyeceğiniz var mı?
"Her gün, her sabah bir belediyeye operasyon düzenlenmesini, hangi hukuki gerçek" ile açıklayacağız?
"Şafak operasyonları ile insanlar, sabahın karanlığında evlerinden, aile ortamından" alınıp götürülüyorlar!..
İşte, "İBB Başkanı Ekrm İmamoğlu ve Ailesi, belediye meclis üyeleri ve bürokratlarına reva görülenleri" hepimiz, ilgi ile takip ediyoruz!..
"Bir taraf kar-beyaz temiz, bir taraf ise yolsuzluğun içinde" öyle mi?
"At yalanı, yakalayalım inananı" meselesi!
FON VURGUNU?
Bütün bunları, "hangi hukuki temele" oturtabiliriz?
Son olarak," ortaya çıkarılan FON Krizi ile birlikte yaşanılanlara da tanıklık" etmiyormuyuz?
"Büyük FON vurgunu ile ilgili olarak, birkaç soruşturma, gözaltı ve tutuklama" kimi, ikna etti ki?
Bu konuda," şeffaf olunma beklentisine, siyasi iktidar", neden kayıtsızdır?
Adalet beklentisinin ayyuka çıktığı bu günlerde, Avrupa Birliği ülkelerindeki eylemler, "Türkiye'nin iç barışı sağlama, iç cepheyi güçlü tutma yolunda" mesajlar içeriyor..
FRANSA ÖRNEĞİ!
Fransa'da gelişen, Belçika'ya sıçrayan öğrenci eylemleri, "sadece masumane öğrenci eylemlerinden öteye, yaşamı felç eden, alım gücünü düşüren ve insanları, daha da mağdur eden, gıdaya erişimi engelleyen, fiyatların dizginlenememesi rahatsızlığının" baş nedenleridir..
TARİH SAHNESİ
Tarih sahnesine Cumhuriyet'in ilanı ile çıkan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten siyasi iradenin artık, ülkede birlik, beraberlik ve dirlik için harekete geçmesinin zamanı" gelip te, geçiyor..
Bir yanda "Terörsüz Türkiye Projesi" adımlarının atıldığı bu günlerde, "seçilmişler bizim partiye geçiyorlar" diyerek, neyi halledebilirsiniz ki?
Artık, "Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün öğretileri ve Cumhuriyet'in kazanımları bağlamında, birliktelik yaparak, geleceğe hep beraber yürümenin mecburiyeti" ortadır..
"Birbirimizle didişerek, kavga ederek, güç yarışına girerek, korkutarak, sen-ben" diyerek, nereye varabiliriz ki?
YAŞASIN KARDEŞLİĞİMİZ!
Lütfen, "siyasi iradeye saygı gösterip, itibar ederek, sandıktan çıkan sonucu, kutuplaştırma, ötekileştirme siyasetlerine", heba etmeyelim!..
Dünyanın birçok köşesinde, "savaş tam tamları vurulurken, gereken birliktelik adımlarını atalım, korkuları, yasakları, ayrımcılıkları, adaletsizlikleri elimizin tersi ile itip, vurgunda, soygunda olanları" aramızdan dışlayalım!
Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk, yaşasın adalet, yaşasın kardeşliğimiz, yaşasın birlikteliğimiz!..
Yusuf Cinal yazıyor, 26 Ekim 2026