Sevgili okurlar,
Ülke gündemi malum!
Gündemin başında olması gereken,"FON Vurgunu" ile ilgili gelişmeler, "yağmur, sel, taşkınlar, çamurlu sular ile aktı, gitti" ve arka plana düştü!
"Olur böyle şeyler, Türk Polisi yakalar" diye tekerlememiz var ya, aynen öyle!
Aynen öyle, olan ne?
Ne olacak, "FON Vurgunu" ile ilgili bilgiler?
Ne, oldu?
Kim, kimi soydu?
Zarar, ne kadar?
"Bu kumpasın içindekiler, sadece AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, Fatma Betül Sayan Kaya ile" sınırlı mı?
Değilse?
Kimler, kimler?
"Yeni Parti İzmir milletvekili Ümit Özlale'nin açıklamaları da"niye kesildi?
İçeriden, bilgi gelmiyor mu?
Gelmiyorsa, "ilgili bakanlar da mı, açıklama yapmaktan" çekiniyor?
Pardon, onlara da mı izin çıkmadı?
Sistem mi?
Anlayacağınız, soruşturma var, gizli mi, gizli?
"Biri, iki bilgi paylaşan ve vurgunun üzerine giden gazeteci meslektaşlarımız" nerede?
Tahmin ettiniz!?
HABERCİLERE GÖZDAĞI?
Şaban Sevinç ile Mustafa Balcı zindanda, İsmail Saymaz ile Murat Ağırel evlerinde kelepçeli!
Halk TV Yorumcusu Bahadır Özgür'de gözaltına alındı!
"Haberciler bile, gözaltı, tutuklanma, zindan korkusu" içindeyse, gel de "kamu adına" görev yap!
Bu şartlar altında, "gel de insanımızı bilgilender, haberdar" et!
Nereden, nereye değil mi?
Gündemin baş konusu olması gereken ise, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, vatandaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun, hakkındaki suçlamalara karşı savunmasını" yapmasıydı..
TARİHİ SUÇLAMALAR?
Gerçekten, "Başkan Ekrem İmamoğlu'nun diploması" niye iptal edildi ki?
"Cumhurbaşkanlığı seçimine girmesin", diye mi?
Bilen, var mı?
Ya, "Milyonların oy verip, İstanbul'u emanet ettiği Ekrem İmamoğlu", niye hedefe konmuştu ki?
"Hakkında açılan eften, püften davalar, onun siyasi geleceğini etkiler mahiyette" değil miydi?
Bir siyasi yasak mı hedefleniyor?
Yani Emrem Başkana, yargı sopası ile kırmızı kart öyle mi?
Bunlar, halkın dilindeki düşünceler!..
Her şey, gözlerimiz önünde cereyan etmiyor mu?
"Niye bir kesim, ya da birileri Başkan Ekrem İmamoğlu'nun yükselişinden, halk tarafından itibar görmesinden, İstanbul gibi dünya kentinin, kendisine emanet edilmesinden", tedirgin olmuşlar ki?
"600 Gündür tutuklu olan, bir siyasi kişilik Başkan Ekrem İmamoğlu, savunmasını" yapıyor..
Savunmaya, tekrar dava açılmasına da tanıklık ettik!
Neredeyse, göz açtırmayacaklar adama?
ÜLKE GÜNDEMİ?
Ama, "ülke gündemi " karma karışık!
Halk deyimi ile allak, bullak!
Üstüne üstlük, "bir de yağmur, sel, taşkın, iklimin marifeti, savunmayı konuşmaktan alıkoydu, gündemden" etti!
Bu gelişmeler önünde, "Halkın haber alma hakkı konusunda, önde gelen kanallarının başında yer alan Halk TV'ye el kondu, kayyum" atandı..
AİLELERİN SUÇU NEDİR?
Çeşitli sebeplerden ötürü, "Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu hakkında soruşturmalar" açıldı..
İyi de," aile fertlerinden", ne isteniyor?
Yeni, hukuk içtihadı mı bu?
Kanala polis ile birlikte el kondu, halkın sesi susturuldu!..
Bu gelişmeyi, başka türlü yorumlamak, mümkün mü?
Tam, "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını yapacağı günlerde, iktidar sopasının, bu defa Halk TV antenlerine üzanması", nasıl, izah edilir ki?
Hani, "basın hür ve sansür eski bir uygulama" idi?
Hani, hani, hani?
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE İMAMOĞLU
"Basın özgürlüğü konusunda", dibe demir attığımız doğrudur!..
"FON Vurgunu,
SEL Mağduriyeti,
BASIN Sansürü,
Bir de Azerbaycan",
başımızı ağırtırken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "nelerin, hangi suçlamaların karşılığını vermiş" olsun ki?
"Utanmadan, İstanbul'un sel vurgunu halini, Başkan Ekrem İmamoğlu'a bağlayanlar" var!?..
Allah, ıslah etsin de?
"Adamın elindeki bütün imkan ve kabiliyetlere el koydukları gibi, tutup bir de zindana attığımız yetmedi, bir de düşeni suçlamak ", nedir, Allah aşkına?
İKİ ÜLKE, BİR DEVLET!
Son olarak, "Türkiye-Azerbaycan hattında" yaşanan "baş örtüsü krizi" ile ilgili durumdur.
-Azerbaycan, bağımsız bir devlet!
-Kardeş devlet!
-"İki ülke, bir Millet" anlayışı ile "kucaklaşma, yakınlaşma" unutuldu," başörtüsü ile ilgili bir kararla" hemen köprüleri attık ve eleştiriye başladık!.
Daha önce de," Ağabeylik yapalım derken, göz çıkardığımız unutuldu ve Azerbaycan'ın iç işlerine" karıştık!
Hani, "hep dış güçlerden muzdarip" değilmiydik?
Öyleyse, "ne oldu da Azerbaycan'ın iç işlerine, aldıkları kararlara kafayı taktık, eleştiri oklarını fırlatmaya" başladık?
Cevabı, aldınız mı?
ALİYEV UYARDI!
İşte Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev," İçişlerine müdahale, karalama, kararlara saygı, iftira, ilişkilere zarar verme noktasında" dikkat çeken bir açıklama yaptı.
"Devlet, milli kimliğimize Arap- Fars değerleri katmaya yönelik, her türlü girişimin önüne geçecektir. Bizim kendi milli değerlerimiz var!"
Neymiş?
HARİÇTEN GAZEL?
Lütfen, "hariçten gazel" okumayınız!
"Azerbaycan'ın iç işlerine karışmayınız, karalama ve iftiraya son verip, alınan kararlara saygı" gösteriniz!
"Kardeşlik ilişkilerinin zayıflamasına", müsade etmeyiniz, "yanlış bilgilere" alet olmayınız!
"Sağduyu ve itidalden" ayrılmayalım!
Kardeşsek, ki öyle!
Kardeşlik hukukunu, çiğnemeyelim!
Yusuf Cinal yazıyor, 18 Ekim 2026