Sevgili okurlar,
Öncelikle, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in sözleri ile bugünkü yazıma başlamak istiyorum:
Siyaseti sevmesem bile, vatandaşımızı bilgildirmek, haberdar etmek görevimizdir..
Unutmayınız ki, "yorum hür, haber kutsaldır"diye biliriz..
Bilirsiniz ki, elçiye zeval olmaz!
Bizler, "okur ve kamu adına gazetecilik" yapıyoruz!
Gündemi sorgulamak, işimiz..
Öyleyse başlayalım:
AK Parti sözcüsü Ömer Çelik gündeme ilişkin, "Yeni Parti içinde bir yuvalanma ve örgütlenme var. AK Parti'ye saldırı gerçekleştiriyorlar. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir.“Herkes haddini bilsin. Linç kampanyasına izin vermeyiz. İftira siyaseti yapıyorlar. Belediyeler üzerinde kurdukları hırsızlık şebekesi üzerine gitmeye devam edeceğiz.." diyerek, "Fon krizi" ile ilgili "AK Parti kabine çalışmalarına" değindi..
Siyaset, bu ya?
Gülelim mi, ağlayalım mı?
Tencere dibin kara, senin ki benden kara!
Siyasete bak, beri gel, beri!
"Muratgilin damından atlayamadım, liralarım döküldü toplayamadım!"
Gerçekten, bu siyaset arenasında şenlik var, şenlik?
Vatandaşı da, siyasetçiler aptal yerine koymamalı?
Artık, dağdaki çoban bile, "lep demeden, leblebiyi anlıyor" öğrenemediniz mi?
Allah aşkına, 25 Yıldır iktidardasınız?
Sormazlar mı," ben ekonomistim"diye, kim dedi?
Ya, "naz var, naz" diyeni hatırladınız mı?
Ne olacak, şimdi?
Radyoda müzik, fan, fin, FON!
Fon vurgunun da, açıklanmıyor SON!
FONDAN HORTUMLANAN PARA?
Zira, bu "FON" denilen süreçte, "hortumlanan paranın miktarını muhalefet kanadı açıklıyor da", gerçeği bilen var mı?
Teleffuz edilen rakamlar karşısında, " dudaklarımız uçukluyor, uykularımız" kaçıyor!
Vah, emeklim vah!
Sana verilmeyen paralar, uçtu giti, ona yanarım!
"Fan, fin, fon'da", nedir, bu FON?
"FON"; yatırımcıların bir araya gelerek oluşturduğu ve profesyonel yöneticiler tarafından hisse senedi, tahvil, altın ve döviz gibi çeşitli varlıkların değerlendirildiği, ortak bir portföydür..
İkna oldunuz mu?
Demek ki, neymiş?
"Hisse senedi, tahvil, altın ve döviz alım satımı" diye özetleyebiliriz..
"Parası olanların, parasına, para kazandırdığı, ya da kaybettiği, bir bankacılık sistemi, fon, havuz, borsa!"
"Kazanma ve kaybetme riski, piyasalara bağlı bir FON", anlayacağınız!
Bilirim, kapısından bile geçtiğiniz yoktur!
"Fakir, fukaranın, yoksulun, emeklinin FON'da", ne işi olur ki?
"Bir koyup, iki üç alma kehaneti içindeyseniz", mesele yok!
Ama içerden," bir bilgi sızdırılmışsa", ne ala?
"Bas parayı, bul karayı", vesselam!
Fatma Betül Sayan Kaya, hanfendi, "bize bir tüyo" verir mi?
Sanmam!
DERS VERECEK DEĞİLİZ?
Elbette burada size, "FON" konusunda, ders verecek değiliz..
Ayrıca, "bu uzmanlık dalımızda" değil..
"Ekonomist olsan" ne yazar!?
"FON" söylemi, bizlerin daha önce bildiği "BORSA'dan" başka, bir şey değil..
BORSA, "hisse senetleri, tahviller, emtialar, döviz ve vadeli işlem sözleşmeleri gibi, çeşitli finansal ürünlerin alınıp satıldığı düzenlenmiş ve organize" bir piyasadır.
ŞİMŞEK İŞARET ETMİŞTİ!
Aslında, "bu FON krizi patlamadan önce, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in bir açıklaması" unutulmamalıdır.
"Borsa'da bazı manipülasyonları biliyor ve takip ediyoruz" dememişmiydi?
Yani, "FON Vurgununu, pardon soygununu", önceden haber vermemişmiydi?
Niye, "tedbir" alınmamış ki?
Belli ki, "dost, ahbap-çavuş birlikteliğinde" sınır tanınmamış!
Demek ki, "bu işi bilenler, tezgahlayanlar, partitaşlar vurgun havuzuna", birlikte dalmışlar..
Hey yavrum hey,para havuzu ya?
Kim dalmaz?
Vay be!
"Yağma Hasan'ın böreği" misali bir durum!
Götüren, götürene?
ASRIN SOYGUNU!
Gelelim muhalefete?
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel," Bu asrın Fon vurgunudur, soygunudur. Meclisi denetlemek muhalefetin, çalıştırmak iktidarın görevidir.
Nasıl kaçtılar gittiler, bu mesele konuşulmasın diye, Salı günü gördük.
Partilerin önergeleri görüşülmesin, diye neler yaptılar.
Ama, bu işin kaçışı yok!.
Bugün ve devam eden günlerde, meclis araştırma komisyonu kurulmasına kim ‘evet’, kim ‘hayır’ diyor; millet bunu görsün diye, o araştırma önergeleri verilecek ve oylanacak" diye, bas, bas bağırmadı mı?
Aynı şeyi diğer muhalif milletvekilleri dillendirmedi mi?
Ne oldu?
Ne olacaktı ki?
Her zamanki gibi "TBMM'nde Araştırma Komisyonu kurulması, AK Parti ve MHP oyları" ile reddedildi.
"Muratgilin damından atlayanları, liraları toplayanları" öğrendiniz mi?
"Çıkmaz ayın, son Çarşambasını", beklemeye devam!
SİSTEM KİRİZİ DAYATTI!
"Ülkede çetelere yönelik operasyonların içyüzünü biliyorduk ama, bu iktidar partisindeki haramileri" kim, nereden bilecekti?
Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın resimleri bile, "bize bir defileyi hatırlatmaya" yetti..
Allah'ım, "o ne pahalı başörtüler, şallar, abiyeler..", öyle?
"Lüks, ihtişam, parıltının kaynağı", belli oldu ya?
Ya, cukkadaki rezerv?
İade etmişmiş?
Gözümüz yok ama, "bir siyasetçinin, bu kadar kısa zamanda, FON'dan nemalanmasını", kim, nasıl izah edecek?
Yaparsa, kimler yaparmış?
Nereden, nereye?
Vay be!
FAN, FİN, FON!
Kimse, "çakıp akkaşık misali", ahkam kesmesin?
"Kimin, ne olduğunu, hangi vurgunda olduğunu, kimin, ne haksız bedel ödediğini", bal gibi biliyoruz!
Maalesef, "adalet terazisinini eşit, adil tartmadığını görmek üzüntü" kaynağımızdır!
Türkiye, "artık bu siyasi sendromdan kurtulmalı, iktidar-muhalefet kavgası son bulmalı ve ülkenin zenginliklerinin talan edilmesine", fırsat verilmemelidir..
"Emeklisi ile memuru ile işçisi ile ev kadını ile yaşlısı ve genci ile" bunu bekliyoruz!..
Bizlere, kimse martaval okumasın?
Radyoda müzik, fan, fin, FON!
Askıda kurumakta, yamalı don!
Kim verecek, bu işlere SON!
Yusuf Cinal yazıyor/ 12 Ekim 2026