Sevgili okurlar,
Bugün, "karanlıkta ve tozlu raflarda kalmış bir cinayet, ya da bir intihar ile ilgili bir sayfa" açmak istiyorum..

Biz, "ne bir savcı, ne hakim, ne bir dedektif, ne bir avukat, ne bilirkişi, ne de aileden" biriyiz!

"Bir vatandaş, bir yazar ve bir Sakaryalı olarak", üzerimize düşenden öteye, ne yapabiliriz ki?
Diyeceksiniz ki, " bu cesareti nereden alıyorsunuz" diye?
Durun, durun, hemen anlatayım mı?
Bakınız, AK Parti iktidarı döneminde, " Faili meçhul Cinayetlerin' üzerine gidiliyor..
Giden kim?
Akın Gürlek!

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Akın Gürlek, "bir başka sayfa açarak, cesaretle, faili meçhul cinayetlerin üzerindeki sır perdesinin aralanması ve cinayetler ile ilgili gerçek failleri yakalamak, bulmak için", elini taşın altına koydu..

CİNAYETLER AYDINLATILIYOR
Bu süreçte, "Türkiye'de kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda" yürütülen çalışmalar sonucunda, bugüne kadar toplam, 58 dosyada, 65 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olay aydınlatıldığı basın ile paylaşıldı.
Bizlerle paylaşılan bilgilere ve Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamaya göre; "en eskisi 39, en yenisi 3 yıl öncesine dayanan 7 Ayrı faili meçhul dosyada 8 Cinayet daha çözüme" kavuşturuldu
"Faili meçhul cinayetler" deyince, aklımıza gelenleri merak ediyormusunuz?

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER?
Listenin başına, "1948 Yılında katledilen edebiyatçı Sebahattin Ali" var!..
Daha sonra,"Turan Emeksiz(1960), Doğan Öz(1970), Hamit Fendoğlu(1978), Abdi İpekçi(1979), Cevat Yurdakul(1979), Gün Sezak(1980, Muammer Aksoy(1990), Çetin Emeç(1990), Bahriye Üçok(1990), Uğur Mumcu (1993), Ahmet Taner Kışlalı(1999), Ali Gaffar Okan (2001) Necip Hamletmitoğlu (2002), Hırant Dink(2007), Sinan Ateş(2022)" cinayetleri hafızalara kazındı..
Dikkat ediniz, bunlar arasında bazı cinayetler, ölümler yok?
Neden acaba?

KARANLIK ELLER?
Çünkü, "bazı karanlık eller, bu cinayetlerin üzerini sır perdesi ile örttülerde" ondan!?
Bunlardan birisi," elbette adını Cumhuriyet dönemine altın harfler ile yazdıran eski Sakarya, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakcıoğlu'dur!.."
Hayri Kozakcıoğlu, "Sakarya Valisi olarak, 10 Ağustos 1983 ile 6 Ocak 1987 tarihleri arasında görev yaptığı" biliniyor..

Kozakcıoğlu," Sakarya’da özellikle, kamu düzeninin sağlanması, idari yapının güçlendirilmesi ve 1980’lerin ortasında artan sanayi yatırımlarının koordinasyonu gibi konulara ağırlık verdiği" bilinmektedir.
Hizmetlerinin tanığı olarak, "bu değerli Valimiz Hayri Kozakcıoğlu'nun hizmetlerini saymaya kalksak", buraya sığmaz..

ÜLKESİNE SEVDALI!
"Memleketini bu kadar seven, ülkesinine, insanına bu kadar sevdalı, bağlı bir devlet adamının ölümü" düşündürücüdür!

Kayıtlara "intihar" olarak geçen, bu ölümü," onu tanıyanlar, onun hizmetlerine tanıklık edenler kadar, Ailesi de, bunu bir cinayet olarak" tanımlamaktalar..
"Faili meçhul cinayetlerin" ele alındığı bu günlerde " Emekli Vali Hayri Kozakcıoğlu dosyasının da ele alınması ve ölüm izlerinin, yeniden sürdürülmesi, incelenmesi, hem aile adına ve de hem yakın çevresindeki şüpheleri, kuşkuları, ortadan kaldıracaktır" kanısıydayım..

MİLLETVEKİLİ ÖZKÖK
İşte, bu kuşku duyanlardan birisi de," o dönem Anavatan Partisi Sakarya milletvekili Mümtaz Özkök'tür.."
Özkök, "dosyanın intihar olarak kapatılmasını inandırıcı bulmayanlardan" birisidir..
O günlere gittiğimiz de ve bugüne yansıyan bilgilere baktığımızda; "Hayri Kozakçıoğlu’nun 23 Mayıs 2013’teki ölümüne ilişkin resmi kayıtlar olayın intihar olduğunu belirtse de, kamuoyunda “karanlık ve soğuk sorular” olarak anılan tartışmalar, yıllardır devam etmektedir.

KUŞKULAR, ŞÜPHELER?
"Bu kuşkuları, şüpheleri ortadan kaldırmanın yolu, dosyanın yeniden ele alınması ve o dönemin irdelenmesi ile mümkün olduğunu söylememizde", ne beis olabilir ki?

Öyleyse, "Adalat Bakanı Akın Gürlek ve ekibinden, bu dosyanında 'Faile meçhul cinayetlerin aydınlatılması çalışmalarında' ele alınmasını" bekliyoruz..

KAMU VİCDANI?
Böylece, "hem aile, hem dost, arkadaş çevresi olduğu kadar, kamu vicdanı da", ayrınlatılmış olacaktır..
Ailesi ve sevenlerinin başı sağolsun!
Mekanı, cennet olsun!
Bu aziz ve yüce millete hizmet edenleri " intihar" diyerek, unutturamayız!
Yusuf Cinal yazıyor, 8 Ekim 2026