“Cahilde eksik olan zeka/akıl değildir, o kurnazdır; eksik olan ahlaktır. Cahil, kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötü insandır” diyor Tolstoy…

Yani yaşadıklarımızın akıl/zeka ile pek alakası yok, sorun ahlakımızda, vicdanımızda…

Ne yalan söyleyeyim son zamanlarda yapay zekaya takmış, özellikle açık yasa hükümlerine rağmen aksi kararlar verebilen yargı mensupları yerine yapay zekayı kullanabilir miyiz diye kafa yormaya başlamıştım.

Öyle ya kanunlar belli, suç ve suçun tanımı da belli, yükle verileri, delilleri ve kişinin savunmasını, bırak yapay zeka versin hükmünü…

Nasıl olsa yapay zekanın hisleri yok, ben böyle bir karar verirsem sonum ne olur korkusu da yok.

Ben bu düşüncemi seslendirsem mi seslendirmesem mi derken AKP’li Ömer Çelik, tezimi destekleyen bir ifade kullanınca içimden derin oh çektim doğrusu…

Dedi ki; “Artık CHP’nin öğrenme kabiliyeti olmadığı görülmüştür. Yapay zekaya sorsanız, ‘CHP’nin yerinde olsan, nasıl muhalefet yaparsın?’ desen, yapay zeka bile CHP’nin, Özgür Özel’in argümanlarından daha iyi argüman sunabilir.”

Ömer Çelik öyle deyince bazı gazeteciler durur mu?

Kimisi CHP nasıl muhalefet yapsın diye sorarken kimisi de mesela Aykut Metehan, yapay zekaya “Sence Türkiye bir hukuk devleti midir?” diye sordu.

İşte yapay zekanın cevabı;

“Türkiye, anayasal olarak bir hukuk devleti olarak tanımlansa da uygulamada hukukun üstünlüğü konusunda zaman zaman tartışmalar yaşanmaktadır. Özellikle son yıllarda yargının bağımsızlığı, adil yargılanma hakkı, basın özgürlüğü ve siyasi davalar gibi konular ulusal ve uluslararası çevrelerde yoğun şekilde ele alınmaktadır.

Türkiye'deki yargı sistemi, geçmişte olduğu gibi bugün de çeşitli eleştirilere maruz kalmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar, Türkiye’de hukukun üstünlüğü konusunda endişelerini sık sık dile getirmektedir.

Özellikle muhalif siyasetçilerin, gazetecilerin ve aktivistlerin yargılanması, hukukun siyasallaştığı yönündeki iddiaları güçlendirmektedir.

Ancak, Türkiye’de hukukun üstünlüğünü savunan, bağımsız yargıyı korumaya çalışan hukukçular ve sivil toplum kuruluşları da bulunmaktadır.

Bu nedenle, Türkiye’nin tamamen bir hukuk devleti olduğunu ya da tam anlamıyla hukuktan uzaklaştığını söylemek yerine, hukuk devleti ilkelerinin zaman zaman zayıfladığı ancak tamamen yok olmadığı bir sistemin varlığından bahsetmek daha doğru olabilir.”

Bununla da yetinmediler elbet, Ömer Çelik’in o çok güvendiği -ki en çok ben güveniyorum- yapay zekaya “Peki Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması sence siyasi bir karar mı yoksa yargı bağımsızlığı konusunda güvenilir bir operasyon mu? diye sordular.

İşte cevabı;

“Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması, hukuki dayanaklardan bağımsız düşünülemez; ancak Türkiye’deki siyasi ve yargısal dinamikler göz önüne alındığında, bunun siyasi bir olay olarak görülmesi oldukça olasıdır.

Türkiye’de yargının bağımsızlığı uzun süredir tartışmalı bir konu. Muhalefet liderleri, gazeteciler ve aktivistler hakkında açılan davalar, yargının zaman zaman siyasi iktidarın etkisinde olduğu yönündeki iddiaları güçlendirmektedir.

İmamoğlu’nun, 2028’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Erdoğan’a karşı en güçlü adaylardan biri olarak görülmesi, bu gözaltının tamamen hukuki bir süreç mi yoksa siyasi bir hamle mi olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Eğer bu operasyonun hukuki bir temeli varsa bile, zamanlaması ve bağlamı nedeniyle siyasi bir anlam taşıdığı açıktır. Muhalefetin önde gelen isimlerinden birinin bu şekilde hedef alınması, sadece yargı süreciyle açıklanamayacak kadar önemli bir gelişme.

Özetle, bu tür olaylar Türkiye’de yargının bağımsızlığına dair soru işaretlerini artırmaya devam ediyor.”

CHP’yi aşağılamak için yapay zekayı küçümseyen Ömer Çelik, bizde eksik olanın zeka/akıl değil, eksik olanın ahlak, erdem ve vicdan olduğunu anlamıştır umarım.

Dolayısıyla hüküm verme işini, zeki ama insani, ahlaki ve vicdani değerlerini kaybeden insanın ve onun zekası yerine, korkusu, beklentisi, çıkarını kollamak gibi insani(!) vasıfları olmayan yapay zekaya bırakmanın zamanı gelmiştir bence…