Bayram ziyaretlerinde konuşulanlara, sosyal medyada paylaşılanlara bakılınca öyle anlaşılıyor ki vatandaşın derdi bayram falan değil, bayram tebrikleri, hal hatır sormalar bile tamamen formalite, tek konu ülkenin siyasi gündemi…
Bu yoğunluk haliyle bize de sokağın nabzını tutma imkanı ve geniş toplum kesiminin ne düşündüğünü anlama fırsatı veriyor.
Ve artık rahatlıkla söyleyebiliyoruz ki toplum, terör ve ekonomik bahanelerle CHP’li belediyelere ve özellikle İmamoğlu’na yapılanları doğru görmüyor.
Toplum, iktidarın özellikle terör ve ekonomik gerekçelerini samimi bulmuyor.
Malum, bilgi çağındayız. Bilgiye ve hatta bilgi arşivine ulaşmak, bugün böyle diyenlerin dün ne söylediğini, bugün böyle yapanların dün ne yaptığını öğrenmek hiçte zor değil.
Dolayısıyla vatandaş hüküm vermeden önce küçük bir araştırma yapma şansına sahip ve yapınca da yaşadıklarımızla ilgili çifte standardı rahatlıkla anlayabiliyor.
Soruyorum; İktidarı samimi bulmama gerekçeniz ne?
Cevap; Kent Uzlaşısı diye muhalefeti terörle iltisaklı hale getirmeye çalışıyorlar. Muhalefet bu uzlaşıyı seçmen ve taban nezdinde yaptı yani seçmeni ikna etti.
Ama iktidar direk, resmen, terör örgütünün önderi(!) ile temas kurdu, mektuplar okundu, mesajlar verildi.
Bu bir suç ise en büyük suçu iktidar kanadı işledi.
Üstelik bir tarafı terörize edip diğer yandan terörle müzakere eden de bizzat iktidar.
İktidar terörü bile işine geldiği gibi kullanıyor.
Peki ekonomik gerekçeler, yolsuzluk falan?
Allah aşkına bu yolsuzluğu sadece muhalif belediler mi yapıyor?
AKP’li beledilerin yolsuzlukları arşı alaya çıktı ama dosyalar, raporlar sumen altı edildi, ediliyor.
Bu furyada en azından birkaç AKP’li belediyeye de operasyon yapılsaydı, göstermelik bile olsa yapılsaydı, o zaman derdik ki, ha iktidar yolsuzluklar konusunda samimi.
O zaman laf söylemeye hakkımız olmazdı.
Soruyorum, maksat vatandaşı konuşturmak ve benim ki sorudan ziyade ortalığı karıştırmak!
Emmi yolsuzluk her iktidar döneminde olmadı mı?
Cevap; Oldu da kıyas kabul etmez ki hocam. Hem boyutlarıyla hem de yapanın yanına kar kalmasıyla kıyas kabul etmez.
Yolsuzluk hiçbir dönem bu kadar aleni ve fütursuz yapılmadı.
Ve yolsuzluk hiçbir dönem bu kadar cezasız bırakılmadı.
Ben yine tahrik amaçlı soruyorum; Türkiye’de siyaset maalesef yolsuzluk üzerine kurulu şekilde işliyor. Bunun A partisi B partisi fark etmiyor. Niye sürekli iktidar partisine yükleniyorsunuz?
Cevap; Diyorum ya hocam bu dönemde yolsuzluk kanıksandı ama kendi yaptıkları.
Yolsuzluk siyasetin bir parçası, olmazsa olmazı haline geldiyse de yine bu iktidar sayesinde.
Hatırlayın, Başbakan Davutoğlu Şeffaflık Paketi hazırlayıp, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, genel merkez yöneticileri, il ve ilçe başkanlarına mal bildirim zorunluluğu getirilmesini istediğinde ne oldu?
Ne oldu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan kızdı; “Böyle şeyler açıklanmadan istişare yapılmalı” dedi ve “Böyle giderse görev alacak il ve ilçe başkanı bulamazsınız” diye Davutoğlu’nu azarladı ve paketi engelledi.
Şimdi şaibesiz bir tane ihale yok hocam. Karnesi zayıflarla dolu birinin bir başkasını zayıf iddiası ile suçlaması tirajı komiktir.
Şimdi bir soru daha ama bu kez siz değerli okurlara…
Türkiye dünya yolsuzluk sıralamasında 40-50. sıralarında yer alıyordu.
Bugün sıramız 115’e geldik.
Nijer, Nepal ile aynı yolsuzluk puanına sahibiz.
Zambia, Gambia, Etiyopya bizden daha iyi. Burkina Faso bile turuncu listede.
Yolsuzluk listesinin dibinde bulunan Sudan, Somali ve Venezuela ile yarışıyoruz,
Peki bu ülkeyi, bugün ve 23 yıldır, yolsuzlukla suçlanan CHP mi yönetiyor?
Yoksa siyasi rakibi için dosya uydurup kendi dosyalarının üzerine itina ile örtenler mi?
Vatandaş olup bitenin farkında!
Erol Afşar
Bu içeriğe tepkiniz
Yorumlar
Park54 uygulamasına son verirsin mi?
Ankete Katıl