Hani ‘henüz mürekkebi kurumadı’ derler ya 8 yıl önce büyük vaveyla koparak değiştirdikleri anayasa da neyi unutmuşlar da bugün akıllarına gelmiş, bakalım.
AKP’nin canı istiyor ama dillendiremiyorken, süreç Bahçeli’nin Erdoğan madem ki Anayasaya uymuyor, biz de Anayasayı ona uyduralım mealindeki sözleriyle başlamıştı.
Başta MHP’liler hatta parti yönetim kademesi olmak üzere, herkes şoktaydı.
İkna adına bir yandan demokrasi güzellemeleri içeren beyanatlar verilip, kitapçık ve broşürler dağıtılırken öbür yandan el altından bizim gibi kafası karışıklara iki önemli sebep gösteriliyordu; İlki Bahçeli oyun kuruyor, Erdoğan’ı siyaset tarihinden silecek, derin devlet ve aksakalılar görev verdi babından komik savunmalar içerirken biraz daha mantıklı olan ikinci gerekçe ‘eğer biz ön ayak olmazsak, başı çekmezsek AKP yeni Anayasayı HDP ile yapacak savunmasıydı.
Yani MHP olmasaydı, yeni anayasa çalışması “gizli saklı mahfillerde terör örgütü ile irtibatlı kesimlerin gölgesinde, ülkesiyle zihni ve kalbi bağlantısı kopuk isimlerle” yapılacaktı, maazallah!
Haliyle MHP, bu hamlesiyle “Gizli mahfillerde, tehlikeli maksatlarla, gölgeli emellerle anayasa taslağı hazırlayıp devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü siyasi amaçlarına kurban etmek isteyenleri içine düştükleri zilletten” kurtaracaktı.
MHP’nin, anayasa değişikliği halk oylamasında neden "evet" diyeceğini anlatan bir kitapçıkta da MHP’nin Anayasa değişikliğine evet deme gerekçeleri şu başlıklarla sıralanmıştı;
Anayasa’da demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti olan Cumhuriyet vardır.
Bölünmez bir bütün olan Türk milletinin ilelebet bağımsız kalacağının teminatı vardır.
Devleti ve milletiyle bölünmez bir bütün olan üniter milli devletin garantisi vardır.
Millet ve devleti milli çıkarlar temelinde buluşturan, ülkenin teminatı MHP’nin silinmez mührü vardır.
Ancak Cumhuriyetimizin temel ilkeleriyle çatışma yoktur. İlk dört maddeyi değiştirmeye yönelik girişimler yoktur.
Anayasa’ya uymayan yöneticilerin sorumsuz kalması yoktur.
Keyfi yönetime cevaz verecek düzensizlik yoktur.
Yönetenlerin cezasız kalması yoktur.
Özerklik/federasyon yoktur.
Türkçeden başka dile resmiyet yoktur.
Türkçeden başka bir dilde eğitim yoktur.
Türk’ün anayasasından ‘Türk’ün adını çıkarma’ girişimi yoktur.
Türk milletinin içinden ayrı bir millet inşa etme girişimi yoktur.
Terör örgütüyle pazarlık, af, taviz yoktur.
Terörist başı bebek katiline özgürlük yoktur.
Paralel devlet yapılanmasına yer yoktur.
Şimdi bu maddeleri tekrar tekrar hatta altını çizerek okuyun ve kendinize sorun, bu maddelerin hangisi uygulandı?
Anayasada yoktu ama Cumhuriyetimizin temel ilkeleriyle çatışma bitti mi?
İlk dört maddeyi değiştirmeye yönelik girişimler bitti mi?
Anayasa’ya uymayan yöneticiler sorumluluk aldı mı?
Keyfi yönetime cevaz verecek düzensizlik bitti mi?
Yönetenler, yanlış yaptıklarında cezalandırıldı mı?
Dahası nerede kaldı MHP’nin kırmızı çizgilerimiz dediği Cumhuriyetin temel nitelikleri, Türk millî kimliği, “tek millet-tek devlet” esasına dayanan, üniter yapı?
Hani MHP, millî kimlik tanımının değiştirilip “Türkiyelilik” kavramının esas alınmasına, vatandaşlık bağının Türk milleti kavramı yerine ikame edilmesine karşıydı?
Hepsini geçin o gün olmayanlar bugün yeni süreçte yani sözde barış süreci destekli yeni Anayasa tartışmalarında yok mu?
Türkçeden başka dile resmiyet yoktu, şimdi var.
Türkçeden başka bir dilde eğitim yoktu, şimdi var.
Türk’ün anayasasından ‘Türk’ün adını çıkarma’ girişimi yoktu, şimdi var.
Türk milletinin içinden ayrı bir millet inşa etme girişimi yoktu, şimdi var.
Terör örgütüyle pazarlık, af, taviz yoktu, şimdi var.
Terörist başı bebek katiline özgürlük yoktu, şimdi var.
Üstelik bebek katilini barış güvercini yapan süreci başlatan da bizzat Bahçeli…
Sözde ‘biz olmazsak bunlar bölücülerle anayasa yapar’ diyen Bahçeli…
Ve bugün o bölücülerle ittifak ortağı olup el ele anayasa yapan Bahçeli…
Şimdi bu kafalarla yapılan yeni bir Anayasa’dan hayır beklemek mümkün mü?
Ve hiçbir hükmüne uyulmayan, sürekli çiğnenen, görmezden gelinen Anayasa’nın mimarları şimdi hangi yüzle yeni Anayasa talebinde bulunabiliyorlar diye soranlar haksız mı?