Bir papaz yeni atandığı küçük bir kasabada ilk vaazını veriyormuş. Konu, zina yapmak...
Başlamış anlatmaya; “Zina yapmak çok büyük günahtır, zina yapanlar cehennemin gazabından asla kurtulamazlar, birisi zina yaparsa yedi kat yer yedi kat gök zangır zangır titrer, büyük deprem olur!” Vaaz boyunca en önde oturarak papazın dikkatini dağıtan kasabanın en güzel ve en hafif meşrep kadını herkes dağıldıktan sonra Papazın yanına gidip adamcağızı baştan çıkarmış.
İş bittikten sonra da sormuş sarışın afet; “Hani zina yapınca her taraf zangır zangır titrerdi, büyük deprem olurdu? Niye hiçbir şey olmadı?”
“Merak etme kızım” demiş Papaz “İşin erbabı yaparsa yorgan bile titremez!”
Bu fıkra burada dursun, biz konuya girelim.
Malumunuz 6’lı masa yani Millet İttifakı, sürekli HDP ve PKK üzerinden yıpratılmak isteniyor.
Yok efendim 6’lı masanın aslında 7 ayağı varmış, o gizli ayağı HDP imiş, gizli gizli seçim ittifakı yapılıyormuş, falan.
Gürsel Tekin’in ‘bakanlık verilebilir’ sözü de bu sebeple havada kapıldı, kullanıldı, çiğnendi ki ilk kez somut bir delil ellerine geçmişti. Hoş, ne kadar delilse artık…
Eskiden, ‘HDP’in yaptı’ dediğiniz ama AKP’nin yapmadığı bir şey kaldı mı diye sorardım.
Muhatabım, ben yapılanları anlattıkça afallar, suratıma bön bön bakar giderdi.
Şimdi de Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı için yaptı, yapıyor dediklerinden hangi birisini yapmadı diye sorma zamanı geldi.
Gürsel Tekin, ‘HDP’ye 2 bakanlık verilebilir’ deyince kopan kıyamet, AKP, HDP’ye verince neden kopmuyor?
Gürsel Tekin’in ki bir ihtimal ama AKP’nin ki bizzat icraat değil mi?
2015’de Davutoğlu tarafından kurulan Seçim Hükümeti’nde HDP'li Müslüm Doğan Kalkınma Bakanı, HDP'li Ali Haydar Konca Avrupa Birliği Bakanı olmadı mı? Oldu.
Birisinin olabilir, verilebilir dediği bir olayı, siz yapınca yorgan bile titremiyor, değil mi?
Herkes biliyor ama işine öyle gelenler inkar ediyor ama HDP bu ülkenin Anayasal bir partisidir.
Nitekim TBMM’de Anayasal bir kuruluş olmasının karşılığını görüyor.
Kapatılmadığı sürece de görmek zorunda…
Bunun için TBMM’de oturumlara katılıyorlar.
TBMM’de başkan vekili olabiliyorlar. Sıraları geldiğinde TBMM Genel Kurulu’na başkanlık edebiliyorlar.
Komisyonlara verdikleri temsilciler kırmızı plakalı araçlara binebiliyorlar.
Milletvekili maaşlarını çatır çatır alıyorlar.
Seçim yardımı alıyorlar.
Yani içerde amiyane değimi ile siz ‘al takke ver külah’ ama dışarıda birisi selam verse suç öyle mi?
Hadi bu yaptıklarınız Anayasal bir zorunluluk, diyelim.
Peki, Seçim Hükümeti’ne HDP’li 2 bakan yerleştirmeniz Anayasa gereği miydi? Hayır. Zorunluluk değil, tercihinizdi. Mesaj vermek istediniz, falan…
Başka tercihlerinizi sayalım mı?
Şu ‘Açılım Süreci’nde yaptıklarınız baydı artık, ona girmeye bile gerek, sonrasına bakalım.
Seçim süreçlerinde kısmen HDP’yi ama genellikle bebek katilini kullandınız mı? Kullandınız. Mesajları ve mektupları üzerinden Kürt oylara oynadınız mı? Oynadınız.
Bebek katilinin kardeşini devletin televizyonuna çıkarıp oy istediniz mi? İstediniz.
Ama ‘siz yapınca yorgan bile titremiyor’ değil mi?
Gelelim MHP’ye…
2007 seçimlerinden sonra ilk parlamento açılışında, lideriniz ve hepiniz HDP sıralarına kadar gidip, ellerini sıktınız mı? Sıktınız…
Bebek katilinden hiçbir farkı olmayan Ahmet Türk’ü hapisten çıkarttınız mı? Çıkarttınız.
Ama ‘siz yapınca yorgan bile titremiyor’ değil mi?
İşin ilginç tarafı Millet İttifakı’ndan birilerinin de sazan misali davranması.
Ne de çabuk yutuyorsunuz zokayı beyler!
Ya siz sevgili okurlar! Çoğunuz Gürsel Tekin’i bir güzel infaz ettiniz. Neden? O sözleri söyledi diye…
Peki bir zahmet edip programın tamamını izlediniz mi? Hayır.
Savunmasını dinlediniz mi? Hayır.
Ben özetin özetini aktarayım da yorumlarınızı ona göre yapın. Ve bir zahmet tamamına da ulaşıp okuyun.
İsmail Saymaz’a konuştu, Gürsel Tekin;
“Anayasa ve yasalar ortada. Her parti seçim kazanırsa bakanlığı hak edebilir. “Bakanlık vereceğiz” demedim.
Bütününe soruyorum. Bir yıl önce TBMM’de idare amirini seçerken kim oy verdi? Bütün partiler HDP’nin grup başkanı için oy verdi mi? Verdi. Bütün partiler HDP’nin TBMM başkan vekilini seçti.
O oyları verdiğinizde aklınıza terör ilişkisini gelmedi mi?
Anayasa şu an bu partiyi kapatmış mı? Şu an bu parti görevini yapıyor mu? Yapıyor. Niçin seçime giriyor partiler? Ülkeyi yönetmek için. Madem ki bu kadar hassasiyetiniz var. “Anayasa emretse de terörle ilişkili partinin grup başkan vekilini, idare amirini, meclis başkanını seçemeyiz” dediniz mi? Demiyorsunuz.
Baştan itibaren tavrımız net. HDP için “Sürecin parçası olsun” demedim.
Biz siyam ikizi değiliz. Ne için bir aradayız? Demokrasi ve rejimin değişimi için. Rejimin değişimi konusunda CHP ciddi özveride bulundu. Bugüne kadar genel başkanımıza, parti yöneticilerimize sarf edilen cümlelere; sağır mıyız, dilsiz miyiz, korkak mıyız; sürece zarar vermemek için sesimizi çıkarmadık. Yani masada oturan başka bir partinin mezhebini, ideolojisini, inancını mı sorguladık? Demokrat bir insan olarak soruya cevap vermişim. Bu soruya 1,5 yıl önce de cevap vermişim. 1,5 yıl önce niye rahatsız olmadılar?
Döneme göre davranan biri değilim. Her şeyi bilerek söylüyorum. Bugün aynı noktadayım. Ben HDP’yi de acımasızca eleştiren bir insanım.
Biz infaz listelerindeyken, onlar aynı masada oturuyordu. Beni konuşturmasınlar. Kimse bize ders vermeye çalışmasın.”