SÖZLÜ kültürümüzde yaygın bir söz vardır… “Yorgan gitti, ama kavga bitmedi…”

Seçimleri kazanarak Türkiye’yi yönetmeye çalışan AK Parti yönetiminde kabinede ve Millet Meclisi’nde önemli değişimler yaşandı, yaşanıyor…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Milleti’nden 3. Kez bu yetkili alınca bu defa ekonomideki sıkıntıları gidermek için kolları sıvadı. Öncelikle Maliye Bakanlığı’nın anahtarını yıllar sonra tekrar Mehmet Şimşek’e teslim etti. Merkez Bankası ve BBDK’nın da genel başkanları değişti.

İçişleri, Dışişleri, İstihbarat ve diğerleri… Yerlerini koruyan iki bakanla birlikte yeni bakanlar ve yenilenen Millet Meclisi artık yoğun bir çalışma temposu ile yaraları sarmanın peşinde…

Hayırlı olsun… İnşallah başarılı olurlar…

MUHALEFET İSE DARMADIĞIN

Biliyorsunuz, CHP tarihinde en çok seçimi kaybeden lider olarak Kemal Kılıçtaroğlu tarihe geçti.

Doğrusu Kılıçtaroğlu, son birkaç yılda büyük bir çaba içine girmesine rağmen, partisini %26’nın üzerine taşıyamadı. Ve son olarak da Recep Tayyip Erdoğan’la çıktıkları Cumhurbaşkanlığı yarışını 3. kez kaybetti.

Üstüne üstlük, İYİ Parti’nin dışındaki ortaklarına birçok milletvekillikleri verildi ama bunların seçimlerde pek karşılığı alınamadı.

Ve bonkör CHP’nin Meclis’teki milletvekili sayısı da azalmış oldu. Çünkü toplamda 39 milletvekili o dört partiye gitti.

VE ARTIK O KOLTUK ATEŞTEN GÖMLEK

Sonunda CHP kanadında tam anlamıyla bir anafor oluştu. Alttan ve üst yönetimden gelen bu sert rüzgârlar karşısında tutunmak çok zor…

Bu koltuk artık ateşten gömlek… Son 22 yıllık kayıptan sonra sorumluluk almak cesaret ister…

Bir yanda Ekrem İmamoğlu, diğer yanda CHP’nin kurmaylarından Özgür Özel, emsali görülmemiş bir hızla değişim hareketini başlattı. Onlar da CHP Genel Başkanlığı koltuğuna talipler…

Hakları da…

İMAMOĞLU’NUN ÖNÜ BİRAZ PUSLU!

CHP, tam anlamıyla fokur fokur kaynıyor… Kaynayan kazan sözü bile hafif kalabilir… Aslında bundan korkmamak gerekir… Sonunda bu yarış, bu rüzgâr ve bu değişim arzusu ülkemizin en eski partisine bir canlılık getirecektir.

Değişimde her zaman hayır vardır…

Ekrem İmamoğlu’nun mahkemesi henüz sonuçlanmadı; ne çıkacağı belirsiz… Ve 9 ay sonra Belediye seçimleri var…

İstanbul yerlisiyle, yabancısıyla 20 milyonluk dev bir şehir… Aslında Devlet gibi bir şehir… Ve bu şehrin belediye başkanı olmak da az bir şey değildir…

Fakat insanların bitmez tükenmez egoları vardır… Hep daha iyisini, daha yücesini isterler.

İKTİDARI EN ÇOK SIKIŞTIRAN VEKİL

Özgür Özer ise tabandan savaşa savaşa geldi buralara. Ağzı laf yapan; siyasetten, memleketin ahvalinden anlayan bir politikacı… CHP’yi çok daha farklı bir kimliğe büründürebilir…

Üstelik hükümetin icraatlarını çok yakından takip ediyor… Küçük bir hatalarında hemen eleştiri oklarını gönderiyor… Her konuşması karşı tarafa bir tedirginlik veriyor…

Durun bakalım… Seçimden yeni çıktık ama CHP bütün teşkilatlarıyla yeni bir yarışının içinde buldu kendini… Cumhuriyetimizle emsal olan CHP, geçmişte ülke yönetimine önemli hizmetlerde bulundu.

Ülkede her zaman birbirine alternatifli partiler olursa, hem rekabet artar hem de demokrasi daha da gelişir diye düşünüyorum.

“Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…”

İYİ PARTİ KENDİNİ AŞAMADI

Daha öncesi kamuoyu araştırmalarında oy oranını %15’lere kadar taşıyan İYİ Parti, Merak Akşener’in 6’lı masayı 24 saatliğine terk etmesiyle birlikte hızlı bir inişe geçti.

Acaba Genel Başkan’ın o çıkışı yapmasına gerek var mıydı? Veya ne değişti de tekrar 6’lı masaya geri döndü?

Neticede bu ani ve fevri hareket İYİ Parti’nin yükseliş trendine sert bir fren vurdu. Burada da ciddi anlamda bir özeleştiriye ihtiyaç var.

Belki yakın bir zamanda Akşener’in de Genel Başkanlığı sorgulanabilir.

Türk siyasetinde sular bir türlü durulmuyor vesselam…

ANLAMLI SÖZ:

“Dün, dünde kaldı cancağızım;

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…”

Hz.Mevlana