DAHA önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ilgili yazmıştım. Fakat Bahçeli, partisindeki ülkücü ve milliyetçi tabanı şaşırttığı gibi, tüm Türkiye’yi şaşırtmaya devam ediyor. Her demeci ayrı bir deprem, her çağrısı ayrı bir âlem...

Ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyeti’ne maddi-manevi en büyük kayıpları ve acıları yaşatan PKK terör örgütüne ve onun eli kanlı katiline, milliyetçiliği bayrak edinen bir partinin lideri sahip çıkıyor.

“Aslında Devlet bahçeli, MHP’nin içinde kök salmış bir Truva Atıdır.”

Bunu, MHP’nin rahmetli genel başkanı Alparslan Türkeş de ima etmişti, İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu da aynı konuya parmak basıyor sık sık.

Konuştukça batıyor, battıkça beraberinde ülke değerlerini de batırıyor! Önce, şu anda Cumhurbaşkanı’nın, 2028 seçimlerinde yeniden seçilmesini AK Parti’den daha yüksek sesle dile getiren Bahçeli, bakın geçmiş yıllarda Cumhurbaşkanımız için neler demiş, bir hatırlatayım;

TARİH HİÇBİR ŞEYİ UNUTMAZ!

· Twitte’ri engelleyen, Youtube’yi kapatan, kişisel hakları budayandan cumhurbaşkanı olmaz...

· Adaletten kaçandan, rüşvetçilere ve hırsızlara kol kanat gerenden cumhurbaşkanı olmaz...

· Villalara balya balya dolarları yığandan, kamu arazilerini zimmetine geçirenden, eldeki parayı sıfırlarken, haysiyet ve inandırıcılığını da sıfıra düşürenden cumhurbaşkanı olmaz...

· Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurandan başkomutan olmaz...

· Türklüğü ret eden, milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkârcıdan Türkiye’ye cumhurbaşkanı olamaz, olamayacaktır da...

· Tekeden süt çıkmaz, suda ateş yanmaz... Recep Tayyip’ten de cumhurbaşkanı olmaz...

· Siyasi görüşü, fikri aidiyeti, nesebi ne olursa olsun; ister AKP’li, ister MHP’li, ister CHP’li olsun, her vatan evladından cumhurbaşkanı olabilir... Ne var ki Erdoğan olamaz...

· Bizim sözümüz değişmemiştir... Milliyetçi hareket partisi sözünün eridir...”

MHP TABANI ÇATIRDIYOR!

AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı yönetimi, muhalefet belediyelerine her türlü baskıyı ve hukuk dışı, insanlık dışı uygulamaları yaparken, kendi cenahlarında olagelen rüşveti, adam kayırmayı, devletin ve milletin malına çökme olaylarını perdelemeye çalışıyor.

Bu hengâmede MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise kendi partisindeki başkaldıranları sindirmek için hemen il ya da ilçe teşkilatlarını fes etme yoluna gidiyor.

Susturmak için en kolay yol, isyan edeni, başkaldıranı teşkilattan uzaklaştırmaktır... Bahçeli ve yanındaki partiyi ele geçiren yakın arkadaşları tam da bunu yapıyor.

Fakat bu durum daha nereye kadar devam edecek? Nerede ise MHP’nin Türkiye’deki teşkilatlarının üçte biri fes edildi şu ana kadar.

Devlet bahçeli, kendi partisine karşı bu hasmane tutumu acaba ne zamana kadar sürdürecek? Ülkeye yeni bir nefes aldıracak olan seçimler en geç 2028’de yapılacak. Bakalım, iptal ettiğin o teşkilatlar senin peşinden gelecek mi?

“İÇİMİZDEKİ İRLANDALILAR”

Bu deyim, aslında teknik direktör Mustafa Denizli tarafından hayatımıza girdi. Fakat son konuşmasında, Devlet Bahçeli’nin bu PKK seviciliğine vurgu yapan İYİ Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu, eski genel başkanına epey sert gönderilerde bulundu.

Özetle Dervişoğlu, “Hiçbir zaman İmralı canisine statü verdirmeyeceğiz. Öcalan, Kürtlerin lideri değildir. Anladın mı Paşinyan? Aramızdaki İrlandalılar her ne kadar Türkiye’nin yapı taşlarıyla oynamaya başlasa da, biz bu oyunu bozmak için karşılarında kale gibi duracağız!” diye sert bir demeç verdi.

KILIÇTAROĞLU DA SES VERDİ!

SON seçimlerde, aldığı oylarla birinci parti konumuna gelen CHP’nin başında kara bulutlar dolaşıyor... Mutlak butlan olayı, Özgür Özel hakkında açılan davalar. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenler... Onlarca il ve ilçe belediyelerindeki tutuklamalar derken, şimdi de eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu çıktı ortaya... Paylaştığı videoda, “temiz eller”den ve “adalet”ten bahsetti.

CHP’nin gördüğü bunca hukuksuzluğa ses çıkarmayan Kılıçdaroğlu, şimdi iktidara gelmesine ramak kala, sessiz ve derinden bir hareket başlattı.

Öte yandan, mahkeme CHP’nin İstanbul kongresinin iptal davasında kayyum olarak atadığı Gürsel Tekin’in görevine devam etmesi kararını yinelerken duruşmayı da 10 Temmuz’a erteledi.

CHP yönetimi ise tüm bu saldırılara karşı koyarken, il il, ilçe ilçe dolaşıp yeni mitingler düzenleyerek iktidar yürüyüşünü sürdürüyor. Bu baskı, bu yargı, bu kargaşa ve bu sıkıştırma hamleleri arasında acaba ne kadar yol alacak? Bunu da ya olası bir erken seçimde ya da en geç 2028’de göreceğiz.

***************

ANLAMLI SÖZ

“Siyasette ahlâkı arayanlar, ikisinden de bir şey anlamamışlar demektir...”

JOHN MORLEY