DEVLET Bahçeli, Türkiye’nin gündemini değiştirmekte pek mahir! Daha geçen haftaki konuşmasını kendi tabanı bile hazmetmemişken, son yaptığı grup toplantısında önceki skandala bir yenisini daha ekledi.

Ve karşısındaki onca yönetici, Bahçeli’nin konuşmasını ellerini çatlatırcasına ayakta alkışlıyor her defasında.

Kuruluş felsefesinden, bir anlamda kendi ülkücü ve milliyetçi tabanından bu kadar kopuk bir genel başkana, daha önceki yıllarda ve hiçbir partide şahit olmadık.

Partisinde biraz çatlak ses ve eleştiri çıktığı zaman hemen değneği eline alıyor ve indiriyor kafaya!

FARKLI DÜŞÜNENE HAYAT YOK!

MHP’DE önemli bir ağırlığı olan Genel Başkan Yardımcısı ve akademisyen İzzet Ulvi Yönter’in istifasıyla, aslında çatlak giderek derinleşti ve partiden yol ayrımları başladı.

Bahçeli, bu ayrılış nedenini, “Akademik çalışmalarına daha faza vakit ayırmak için izin istedi” diye açıklarken, istifa eden İzzet Ulvi Yönter ise mealen, “Yıllarca emek verdiğim MHP artık eski MHP değil. Hayati önem taşıyan konulardaki davranışları şaşırtmaya devam ediyor!” diye bir demeç verdi.

Şimdi hangisi doğru söylüyor, siz karan verin bakalım!

BUDAMA DEVAM EDİYOR

GÖRÜLDÜĞÜ gibi MHP’de adı konmamış bir tasfiye süreci yaşanıyor. İstanbul il ve 39 ilçe teşkilâtının fesih edilmesi ile başlayan süreç Anadolu teşkilatlarına da sıçradı. Öncelikle, tasfiye edilen şehirlerin adını vereyim:

  • İstanbul (6 Nisan 2026)
  • Kütahya (16 Nisan 2026)
  • Eskişehir (16 Nisan 2026)
  • Kars (16 Nisan 2026)
  • Bilecik (17 Nisan 2026)
  • Çanakkale (17 Nisan 2026)
  • Muğla (17 Nisan 2026)
  • Bolu (20 Nisan 2026)
  • Ardahan (21 Nisan 2026)
  • Gaziantep (24 Nisan 2026)
  • Bingöl (24 Nisan 2026)

Aslında ilçe teşkilatlarıyla birlikte liste böyle uzayıp gidiyor, listeye yenileri de ekleniyor. Pekiyi geriye ne kaldı? Bu teşkilatları tasfiye etmeden önce, bölgelerine gidip, “Sizi rahatsız eden nedir?” diye sormak gerekmez mi?

Görüldüğü gibi MHP yönetimi en kolay yolu seçiyor ve teşkilâtta farklı düşünen ve biraz ses yükselteni, tüzük gereği bir kılıf uydurup, disiplinsizlik suçundan tasfiye ediyor.

ÖCALAN, BAŞLARINI YAKACAK!

BAHÇELİ’NİN önceki hafta yaptığı haftalık basın toplantısından bir paragraf sunayım;

“Terörsüz Türkiye sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’a bir “statü” verilmesi gerekiyor. Temennimiz, PKK’nın kurucu önderliğinin, (yani Apo’nun) bir tanım altında görev yapmasıdır...”

MHP’nin milliyetçi ve ülkücü tabanı, liderlerinin hangi akla hizmet ettiğini anlamıyor! Yıllarını MHP’ye vermiş olan insanlar, Bahçeli’nin bu terör seviciliği çıkışlarına bir anlam veremiyor ve an be an partisinden, davasından uzaklaşıyor...

Zaten uzaklaşmazsa, hesabı Ankara’daki MHP merkezi kesiyor.

50 BİN KİŞİNİN KATİLİNE STATÜ!

ÜLKÜ Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’e sahip çıkmayan ve onun emaneti sayılan ailesini ortada bırakan Devlet Bahçeli, bugün 50 bin kişinin katili Abdullah Öcalan’a özel statü verilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, “Terörsüz Türkiye” kapsamında onu muhatap almasını büyük ortağı AKP’ye öneriyor...

Ve ne yazık ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kurmaylarının, Devlet Bahçeli’nin bu söylemlerine karşı ikna edici hiçbir açıklaması gelmedi.

Oysa geride kalan yaklaşık çeyrek asırlık bir zaman diliminde, “Terörle masaya oturulmaz” söylemini biz hep Ak Parti yönetiminden işitmiştik.

Daha önce, Erdoğan için, Cumhurbaşkanı seçilmeden önce, “Seni o makama oturtan namerttir” diyen Bahçeli, şimdi Recep Tayyip Erdoğan’ın o görevi bir dönem daha sürdürmesi gerektiğini AKP’lilerden daha çok savunuyor.

Böyle bir Devlet Bahçeli ile karşı karşıyayız.

Demek ki, insanların gözünün içine baka baka söylenen o sözler bir yalandan ibaretmiş.

**********************

ANLAMLI SÖZ

“Bu ülkede üç şey bir araya gelmedi. Politika, dürüstlük ve akıl. Adam hem politikacı ve akıllıysa, dürüst kalmadı. Politikacı ve dürüstse, akıllı kabul edilmedi. Akıllı ve dürüstse de politikaya girmedi...”

AHMEH ŞERİF İZGÖREN