BİR asırlık Cumhuriyet Tarihinde böyle bir şey yaşanmadı dense, yeridir. Aslında her şey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dünya delisi ABD Başkanı Donald Trump ile 20 Mayıs Çarşamba günü konuşmasıyla başladı...

Bu konuşma basına yansıdıktan hemen sonra CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 3.5 dakikalık bir video yayınladı.

Aslında bu açıklamada, “Ben işin peşini bırakmadım... CHP’nin ciddi anlamda bir aklanmaya ihtiyacı var... Biz buradayız... Bundan sonra olacakları seyredin!” mesajı vardı...

ARDINDAN MUTLAK BUTLAN!

BU açıklamalardan bir gün sonra bu defa mahkeme “mutlak butlan” kararı verdiğini açıkladı.

Yani, 2023’te yapılan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybettiği, Özgür Özel’in kazandığı Genel Kurul kararını geçersiz saydı... Ve eski yönetimin partinin başına geçmesine karar verdi.

Aslında, Yüksek Seçim Kurulu kararıyla CHP yeniden genel kurula gitmiş ve bu genel kurulda da Özgür Özel ve ekibi seçimi kazanmıştı. Ve bu son Genel Kurul’u Yüksek Seçim Kurulu onaylamıştı.

GENEL KURULU DELEGE ONAYLAR

GELİNEN bu noktada, milyonlarca seçmenin temsilcisi olarak delegelerin vermiş olduğu karara karşılık 3-4 kişilik mahkeme heyetinin karar verdiği karar geçerli sayılıyor! Bu bile demokratik teamüllere aykırı bir durumdur.

Nasıl, Anayasa Mahkemesi’nin almış olduğu kararlar tüm kurumları ve kişileri bağlarsa, seçim konusunda da Yüksek Seçim Kurulu’nun anayı ile yapılan CHP Genel Kurulu da geçerli olandır.

Fakat Türk siyaseti, delegelerin özgür iradesiyle değil, 3-4 kişiden oluşan mahkeme heyetinin, ne yazık ki “siyasi” kararıyla şekillendiriliyor!

Bu tehlikeli durum, aslında demokrasinin olmazsa olmazı sayılan seçim sistemine ve seçmen iradesine de darbe vuruyor!

BU KARAR EKONOMİYİ DE BATIRIR!

MAHKEMENİN almış olduğu bu karar ülkedeki tüm ekonomik değerleri alt üst ederken, Merkez Bankası, piyasayı ve doları korumak için arka bahçeden erimeye devam ederken Türkiye nasıl huzura ve refaha kavuşacak?

Dünyada olası bir ABD-İran savaşının yeniden başlayacağı konuşulurken, etrafımızdaki ateş çemberinin her an ülkemize sıçrama tehlikesi varken, iç politikada böylesine bir siyasi deprem oluşturmanın Türkiye’ye ne getirisi var?

BAKAN GÜRLEK’TEN AYNI SÖZLER

ADALET Bakanı, mahkeme kararının hemen ardından çıktı ve daha önce hazırlandığını tahmin ettiğim bir demeç verdi... Çünkü olayların buraya evrileceğini biliyordu hükümet kanadı... Ve Gürlek yine o bilindik cümlesini tekrarladı; “Türkiye bir hukuk devletidir. Mahkeme özgür iradesiyle butlan kararı vermiştir. Hepimiz ona saygı göstermeliyiz. CHP’nin, kararı temyize gitme hakkı vardır...” diye yine soru almaksızın bir açıklama yaptı.

Ne yazık ki, Türkiye, yaşadığı bu süreçle tam bir Ortadoğu ülkesi düzeyinin de gerisine düştü... Çünkü bunun artık bir adım sonrası “seçimsizlik”tir. Yani etrafımızdaki savaş tehlikesi bahane edilerek demokrasinin rafa kaldırılması, olağanüstü hal ilan edilmesi gibi...

ÖZEL: YOLUMUZ DİKENLİ BAHÇE!

CHP, elbette ki, mahkemenin aldığı bu karara itiraz edecek. Bunu, kararın çıktığı ilk dakikalardan itibaren Ankara’daki parti merkezinde yapılan konuşmalardan, toplanan kalabalıktan anlıyoruz... Özgür Özel özetle; “Biz iktidar yürüyüşünde elbette ki gül bahçesi vadetmiyoruz... Türkiye’den bu ucube sistemi uzaklaştırana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye heyecanlı bir konuşma yaptı...

Değerli okuyucular, biliyorsunuz ekonomimiz alarm veriyor. Hayat pahalılığı ve yaşanan adaletsizlikler vatandaşlar arasındaki uçurumu her gün biraz daha derinleştiriyor... Yetmedi, şimdi de Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran kadrolarının kurduğu ve şu anda 1. Parti durumunda olan bir partinin, CHP’nin parçalanmasına, ikiye bölünmesine yol açacak pimi ipi çekiliyor...

Bakalım bu gerilim ülkemizde daha ne gibi yaralar açacak; bekleyeceğiz ve göreceğiz...

****************

ANLAMLI SÖZ

“Doğruların ve gerçeklerin er geç gün yüzüne çıkma gibi bir huyu vardır...”