AÇILIM çerçevesinde, 11 Temmuz 2024 tarihinde 30 kişilik bir PKK grubu, silahlarını yakmıştı. Aradan yaklaşık 10 ay geçti fakat henüz elle tutulur bir ilerleme yok... Çünkü o silahları yakan ateş çoktan söndü. Teröristlerin şu anda hangi diyarda olduğunu da bilen yok.

Zira PKK sadece 30 kişiden ibaret değildi. Sadece Türkiye’nin sınırları içinde binlerce PKK’lının olduğu söyleniyor... Daha bunun İran, Irak, Suriye ve Avrupa ayağı var.

El yakan bir konu olduğu için, hükümet kanadı işi ağırdan alıyor, “Önce tüm terör unsurları silahlarını bıraksın ve adalete teslim olsun” diyor...

Terör örgütünün meclisteki temsilcileri DEM yöneticileri ise, “Barış sürecine bir yasal düzenleme gerekiyor. Öcalan’a bir statü verilmeli... Dağdaki militanlarımız sivil yaşama ve siyasete kazandırılmalı” diye görüş belirtiyor...

Ve tüm DEM eş genel başkanları, sürecin ağır işlediğinden yakınıyor, hükümet yetkililerinin işi savsakladığını söylüyor.

TERÖRİSTİ AF ETME HAKKINIZ YOK!

BİLİNDİĞİ gibi ta 1984’ten bu yana Türkiye Cumhuriyeti, terör belâsına büyük kayıplar verdi... Bu kayıpların askeriyle, jandarmasıyla, bekçisiyle, öğretmeni ve sade vatandaşı ile 50 bine yakın olduğu söyleniyor.

Terörden zarar gören bunca ailenin adına, PKK unsurlarını ve eli kanlı teröristi hangi hakla affedeceksiniz?

Devlet ancak, kendisine karşı işlenen suçlara af getirebilir; bir başkası adına değil.

“Devletin, terörden mağdur olan bir başkasının yerine affetme yetkisi yoktur” görüşünü dillendiren de yine sizlerdiniz.

Ekranda DEM’li yöneticilerin, terörist başından bahsederken, “sayın”, “önder”, “lider” gibi kelimeleri o yakışıksız sıfatına eklerken benim içim sızlıyor... Sizin içiniz sızlamıyor mu?

SAMİMİYETTEN UZAKTASINIZ!

SÜREÇ geldi geldi, bir yerde kilitlendi... Çünkü bu “Terörsüz Türkiye” barış girişiminin altyapısı yoktu... Çünkü bu konuda samimi değildiniz...

Çünkü niyetiniz terörü bitirmek değil, koltuklarınızı korumak için DEM’in oylarına talip olmaktı...

Başkalarının “kent uzlaşısı” altındaki işbirliği yasak, ama sizin terörist başına ve tüm yandaşlarına özgürlük kazandırma girişiminiz “mubah” öyle mi?

Ama gördünüz ki, vatandaşlar ve hatta Ak Partililer dahi, sizin terörist başını “sayın” ve “önder” yaptığınız bu girişimleri onaylamıyor... Tıpkı 2009’daki Dolmabahçe Mutabakatı sonrası büyük oy kaybettiğiniz gibi, şimdi de sıradan vatandaşın büyük tepkisi ile karşı karşıyasınız.

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü aylarca hapis yatıran da sizdiniz, sonra onu bir gün alelacele çıkarıp İmralı’ya barış elçisi yapan da yine sizdiniz...

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRISINA RAĞMEN

ORTAĞINIZ Devlet Bahçeli’nin, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ü kastederek, “Ahmetler makama” diye demeç vermesine rağmen, Mardin Büyükşehir Belediyesi’ni hâlâ kayyumun elinde tutuyorsunuz... Yetmedi, kayyumun görev süresini uzatıyorsunuz...

Halk tarafından seçilmiş olan bu başkanları koltuklarından uzak tutarak doğrusu hangi akla hizmet ediyorsunuz, anlamış değilim.

Devlet Bahçeli, bir yandan İmralı’daki malum zata ve DEM yöneticilerine çiçek uzatırken, bir yandan da partisi MHP’nin bu durumunu eleştiren ilçe teşkilatlarına karşı tam anlamıyla bir giyotin işletiyor!

Şu ana kadar kaç ilçe teşkilatının iptal edildiği belli bile değil...

Ey terörist sevici Bahçeli, kendi teşkilâtınca da istenmiyorsun artık... Sesini yükseltenin kafasına vuruyorsun. Bir an önce çek git ve oyuncağın haline gelen MHP, “Dokuz Işık” felsefesinin hâkim olduğu kuruluş ayarlarına dönsün...

****************

ANLAMLI SÖZ

“Deliliğin esas tanımı, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp, farklı sonuçlar beklemek...”

ALBERT EINSTEIN