DİYANET’İN 14 Mayıs Cuma günkü hutbesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı yine yer almadı. Bir sonraki cuma ise 22 Mayıs’a geliyor. Bir milletin varoluş destanının yazılmaya başlandığı 19 Mayıs 1919 harekâtının yıldönümü nasıl atlanır?

Elin An-Zak’lısı, 1915’te ölen askerlerini anmak için ta Avusturalya’dan gelirken, bizim Diyanetimiz, sadece Çanakkale’de kaybettiğimiz 250 bin civarındaki şehidin, gazilerimizin ve komutanlarımızın anısına saygısızlık ve vefasızlık yapıyor.

Gazi’nin kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbelerinde “Atatürk’e yer vermeme” alışkanlığını aynen devam ettirdi...

Niye alınıyoruz ki?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bu zamana kadar 51 farklı ülkeye on binlerce kilometre uçuş gerçekleştirirken, Ankara’nın göbeğindeki Anıtkabir’e gitmemesi, açana nasıl izah edilebilir?

Ona keza, oturduğu koltuğu Gazi’ye borçlu olan Diyanet İşleri eski başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve onun yerine gelen Prof. Dr. Safi Arpaguş’un Anıtkabir’in yolunu bilmedikleri gibi...

DOĞUM TARİHİM: 19 MAYIS 1919

CUMHURİYETİN kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e doğumunu sorduklarında, “Benim doğumum 19 Mayıs 1919’dur” diye cevap veriyor. Bu tarih aynı zamanda, Osmanlı’nın küllerinden doğan bir Cumhuriyetin filizlenme tarihidir.

Aslında Samsun’daki isyan hareketini bastırmak için başlatılmıştı 19 Mayıs hareketi. İstanbul işgal altındaydı. Eli kolu bağlı olan İmparatorluk, ancak İngilizlerin izni ile şehre giriş çıkış yapabiliyordu.

Bu şartlarda yola çıkıldı. Ancak Cumhuriyet projesi Mustafa Kemal’in kafasında oluşmaya başlamıştı o tarihlerde. Tümgeneral rütbesi ile bindiği Bandırma Vapuru’nda kendisi ile birlikte 38 kişi vardı. Mustafa Kemal’in yaşı da 38 idi o tarihte.

Zaten, ortaya konan mücadeleyi, birbiri ardına gelen ve kurtuluş fişeğini ateşleyen kongreleri her Türk vatandaşı bilmelidir.

KIYASLAMAK BİLE HAKSIZLIK!

Mustafa Kemal’in, Türkiye Cumhuriyeti için seçilmiş bir insan olduğuna inanıyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nda Fatih Sultan Mehmet, Yıldırım Beyazıt, Kanuni Sultan Süleyman ve Yavuz Sultan Selim gibi büyük sultanlar vardır...

Lakin onlar, bir sultanın oğlu olarak doğdular ve doğduklarında da büyük imkânlar, korumalar ve yetkiler dahilinde eğitimlerini aldılar. Fakat Mustafa Kemal’in, Cumhuriyeti kurma aşamasına gelene kadar sergilediği o insanüstü mücadele hiçbirinde yoktu.

Koskoca İmparatorluk çökmüş, 15 milyon kilometre kare topraktan kala kala bir Anadolu kalmış. O da Türk Milleti’ne çok görülüyor. 12.5 milyonluk nüfus şimdiki İç Anadolu Bölgesi’ne hapsedilmek isteniyor.

İşte verilen mücadele böylesine kutsal, böylesine çetrefilli ve bir milletin filizlenmesi için önemli. Bu açıdan Atatürk’ü, Osmanlı sultanlarıyla kıyaslamak bile abesle iştigaldir.

19 MUCİZESİNE NE DERSİNİZ?

GAZİ’NİN hayatında “tesadüf” denemeyecek kadar 19 rakamı var. Kısaca anlatmaya çalışalım:

Mustafa Kemal Atatürk: 19 harf

Ne Mutlu Türküm Diyene: 19 harf

Atamız 1881 yılında, yani 21. Asra 19 yıl kala doğdu.

Atamız, 19 yaşında Harp Okulu’nu kazandı.

Bu okulda 20 öğrenci vardı, biri yabancı olduğu için, 19’uncu kaydı yaptıran kişi yine Atamız idi.

Atamız, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a hareket etti. Gördüğünüz gibi bu tarihte de 3 adet 19 rakamı mevcut ve Mustafa Kemal, 19’un iki katı38 yaşında.

Bandırma Vapuru’nda Atamızla birlikte subaylar ve mürettebat olarak tam 38 kişi, yani 19’un iki katı idi.

Samsun’da 19 gün kalan Mustafa Kemal, buradaki isyanı bastırdıktan sonra, daha önce planladığı Amasya, Tokat, Sivas ve Erzincan kongrelerini gerçekleştirdi.

Atatürk, Çanakkale’de 19. Tümen Komutanlığı’na atandı… Yine Çanakkale’de büyük bir kısmı şehit düşen 57. Alay da bu tümene bağlıydı ve alayın numarası 19’un 3 katı idi.

Gazi Mustafa Kemal, 19’un 3 katı kadar yaşadı; bu da 57 yaş ediyor.

Görüldüğü gibi detaylı araştırıldığında Ata’mızın hayatında daha birçok 19 mucizesi ortaya çıkıyor…

19 MAYIS TÜRK GENCİNE KUTLU OLSUN

EVET... Yarın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Tüm gençlerimize kutlu olsun... Diyanet ve onun zihniyetinde olanlar, ne yazık ki bu önemli tarihi vakayı görmezden gelse de, Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür vatandaşları bu tarihin, şehitlerimizin, gazilerimizin ve bu ülkeyi bizlere armağan edenlerin kıymetini biliyor.

Cumhuriyetimizin misyonunu taşıyamayan Diyanet İşleri Başkanlığı, İstanbul işgal altındayken, Sakarya Savaşları devam ederken 5. evliliğini yapan Sultan Vahdettin’e her türlü övgü ve güzellemeleri yaparken, bu ülkenin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü görmezden geliyor.

Zaten, kendileri lüks içinde yaşayan, lüks otomobillerde seyahat eden ve vatandaşlara “az ile yetinmeyi ve şükretmeyi” tavsiye eden bu Diyanet anlayışı ile bugün yüz binlerce Türk genci -ne yazık ki- ataist, deis ve bilmem neis olarak ayrışmaya başladı.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan sonra Türkiye’nin en büyük kadrosuna sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı, gördünüz mü yaptığınızı?

***************

ANLAMLI SÖZ

“Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak ve yüceltecek olan sizlersiniz. Muhtaç olduğunuz kuvvet, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur…”

GAZİ MUSTAFAKEMAL ATATÜRK