Bizler, işçi sınıfının gençleriyiz. Hayatımızın en enerjik, en umut dolu yılları, sisteme sıkışıp gidiyor. Kimi üniversiteye yeni başladı, kimi mezun olup iş arıyor. Kimisi fabrikalarda çocukluğunu yaşayamadan çalışıyor, kimisi evin geçimini sağlamak için çabalıyor. Görünüş farklı olsa da yaşamlarımızın ortak noktası aynı: geçim sıkıntısı, işsizlik ve belirsiz bir gelecek.
Hayat pahalılığı her geçen gün nefesimizi kesiyor. Asgari ücret neredeyse açlık sınırının altında. Üniversiteye yeni başlayan bir arkadaşımız aylık aldığı öğrenci kredisinin hayatta kalmak için yeterli olmadığını söylüyor. Devlet yurdunda yer yok; özel yurt fiyatları yıllık 20 bin lirayı aşıyor. Bazı öğrenciler kayıtlarını dondurmak zorunda kalıyor. “Üniversiteye kabul edildiğim için sevinemedim bile, çünkü masraflar ve yaşam koşulları hayallerimi ezdi” diyor. Milyonlarca öğrencinin sessiz çığlığını dile getiriyor adeta.
Mezuniyet sonrası iş arayan bir başka genç, süreci şöyle anlatıyor: “Altı aydır iş arıyorum ama hala alanımda bir iş bulamadım. Binlerce kişi aynı pozisyona başvuruyor. Başta bunu rakiplerimle kıyaslayıp öfkeleniyordum, kendimi yıpratıyordum. Sonra fark ettim ki hikâyemiz aynı. Birbirimize rakip olarak değil, destek olarak bakarsak sorunları aşabiliriz.”
“BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN”
Gerçekten de sistemin mantığı bu: rekabeti körükleyip birbirimizi yalnızlaştırmak. Eğitim sürecinden başlayarak, çocuk yaşta bile arkadaşımızı rakip görmemiz isteniyor. Dayanışma, yardımlaşma ve güven gibi değerler göz ardı edilirken, bireysel başarı ve yarış her alanda dayatılıyor. Tüm bunlar, küçük bir grubun ayrıcalıklı yaşamını sürdürmesi için yapılmakta.
Biz gençler olarak, bu düzene boyun eğmiyoruz. İnsan ilişkilerini zedeleyen, milyonları yoksulluğa mahkûm eden, doğayı tahrip eden sisteme dahil olmayacağız. Başka bir dünya mümkün. Bizler, umut ve gelecek için mücadele eden gençler olarak birbirimize sesleniyoruz: Gelin, birlikte inşa edelim yarınlarımızı! Bugün bir kağıt parçası düşüyor belki bir binanın içinden… Ama o kağıt, aslında biziz: hayalleri, umutları ve enerjisi olan gençler. Ve artık sadece kağıt üzerinde değil, gerçek hayatın içinde de var olmayı talep ediyoruz.