GEÇEN yıl 30 Ağustos 2024 tarihinde, Kara Harp Okulu’nun mezuniyet töreninde yaşananları hatırlarsınız... Okullarını en iyi derece ile bitiren teğmenler ve onların komutanları meslekten ihraç edilmişti.

Teğmenlerin suçu, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek kılıç sallamaları ve tören sonrasında da Subay Andı’nı okumaları idi.

Şimdilerde, eli kanlı terör örgütünün ayağına giden ve bebek katilini çeşitli sıfatlarla onore eden Devlet mekanizması, küçük bir “disiplinsizlik” suçu için bu değerli teğmenleri ve onların komutanlarını Ordu’dan ihraç edebiliyor.

Devletin en önemli kriteri “adalet” ve “eşitlik” üzerine dayanır... Zira tüm mahkeme duvarlarında “Adalet mülkün demelidir” ibaresi bulunur... Yani Devletin temelini adalet oluşturur...

Şimdi soruyorum; adalet ve eşitlik ilkesi bu kararın neresinde?

Siz eli kanlı katillerin ağa babasını ve şürekâsına af getirin, Devletine karşı en ufak bir suç işlememiş, cebinde bir çakı bile bulundurmamış bu ve bunun gibi yüz binlerce vatandaşı haksız yere ceza evlerine tıkın... Kimisini meslekten atın. Yetmez; mallarına çökün...

Benim bildiğim Devlet, bu işlerle uğraşmaz... Tüm vatandaşlarına eşit mesafede olur ve tüm kadrolaşma ve işe alımlarda “liyakat” esasına göre davranır...

Aranızda “Devletimiz tam da öyle yapıyor!” diyeniniz var mı?

Geçiniz...

KOMUTAN ALPER TOPSAKAL

Biliyorsunuz, ihraç edilen teğmenlerin komutanları da vardı... Bunlardan biri de Kara Harp Okulu’na komutan vekili olarak 15 gün önce atanan bir albaydı. Daha önce Kuzey Irak’taki bir askeri birlikte görev yapan Albay Alper Topsakal, geçtiğimiz 21 Ekim tarihindeki mahkemesinde suçsuz bulundu ve göreve dönmesi yönünde karar verildi.

Fakat işte bu Alper komutan şöyle bir istekte bulundu mahkeme heyetinden;

“Sayın mahkeme heyeti, benim orduya dönüp dönmemem tabii ki önemli ama o masum çocukların dönmesi daha önemlidir... Beni orduya almasınlar ama bu çocukları alsınlar. En yüksek derece ile mezun olmuş bu çocukları bir hiç yüzünden harcamasınlar...”

Görüyorsunuz değil mi bir Türk askerinin mertliğini... Bence Türk Adaleti, sadece Alper Topsakal’a değil, bu davada ihraç edilen diğer komutana ve teğmenlere de kapılarını açmalıdır. Aziz Türk Milleti’nin beklentisi, 19. İdare Mahkemesi’nin almış olduğu ihraç kararından geri dönmesidir.

Aksi halde, tarih sizin bu haksızlığını mutlaka yazacaktır...

TERÖRİSTTEN DAHA MI DEĞERSİZ?

Gelinen bu noktada, Türk Devleti’ni yönetmeye talip olanlar, sık sık adalet mekanizmasını baskı altında tutanlar daha sakin bir kafayla düşünmelidir. Bugün Millet Meclisi’ne verilen “örtülü af” yasası ile önce 55 bin civarında hükümlüyü dışarıya bırakmaya hazırlananlar, yine yakın bir zamanda çıkaracağı ek yasa ile bu sayısı 115 bine kadar çıkarmayı düşünüyor.

Ve bu millete son 40 yılda kan kusturan, 50 bin vatandaşımızın canına mal olan PKK’lı teröristlerin, bu yasa ile “kendini feshetmiş örgütler” diye af kapsamı içine alınacağı söyleniyor.

Yani, hükümet erki burada bile, “terör” kapsamına aldığı insanlar arasında ayırım yapmayı düşünüyor...

Anlayacağınız, güncel hayatta eşitlik ve liyakat ilkesini unutan sayın hükümetimiz, yine bir oldubitti ile bir “baylok” yüklemesi yüzünden terör kapsamına aldığı bu suçsuz on binlerce vatandaşı “örtülü af”tan yararlandırmamak için olmadık taklalar atıyor!

Şimdi yoruyorum: Anayasamızın en önemli maddelerinden olan “eşitlik” ilkesi nerede kaldı?

Ve “adalet” bunun neresinde?

********************

ANLAMLI SÖZ

“Ne yaparsan yap, ama adalet terazisinden şaşma. Her zaman kazanan sen olursun...”