Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde görev almaya hak kazanan bütün meslek komitesi ve meclis üyelerini tebrik ediyorum. Sonuçların şehrimize, iş dünyamıza ve alın teriyle hayatını kazanan herkese hayırlı olmasını diliyorum.
Bir iş insanı olarak beklentim açık: Seçim boyunca duyduğumuz güçlü sesleri, sektörlerimizin sorunları konuşulurken de duymak istiyorum.
Çünkü sandık kapanınca sorumluluk bitmez. Asıl o zaman başlar.
Bu seçimler şehrin gündeminde geniş yer tuttu. Ziyaretler yapıldı, telefonlar açıldı, sözler verildi. Elbette iş dünyasının kendi geleceğine sahip çıkması kıymetlidir. Rekabet, yeni fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Farklı mesleklerin sorunlarını görünür kılabilir. İnsanları yıllardır konuşulmayan meseleleri konuşmaya zorlayabilir.
Yeter ki o hareketlilik seçim akşamında sona ermesin.
Birbirimizi dinlemek için yeniden aday olmamız gerekmesin.
Bugün seçilen herkesin önünde önemli bir fırsat var: Kendisine duyulan güveni, temsil ettiği insanların hayatında karşılığı olan bir hizmete dönüştürmek.
Bir esnafın kapısını çaldığında yalnızca oyunu isteyen kişi olarak hatırlanmak da mümkün; zor gününde yanında duran insan olarak anılmak da.
Aradaki farkı makam belirlemez. Karakter belirler.
Bu şehirde sabah dükkânını hangi umutla açacağını düşünen insanlar var. Çalışanının ücretini zamanında ödeyebilmek için kendi ihtiyacını erteleyen işverenler var. Üretmek isteyen, yatırım yapmak isteyen, işini büyütmek isteyen insanlar var.
Onların derdi seçim listesindeki renkler değil.
İşinin devam etmesi. Emeğinin karşılığını alması. Bir sorun yaşadığında sesini duyurabilmesi.
Meslek komitelerinde görev almak, bu sesleri taşımayı gerektirir. Kendisine oy verenin de vermeyenin de hakkını savunmayı gerektirir. Gerektiğinde yanlışın karşısında durmayı, gerektiğinde kendi çevresine itiraz edebilmeyi gerektirir.
Temsilin ağırlığı da tam burada ortaya çıkar.
Seçim dönemlerinde herkes cesur konuşabilir. Önemli olan, bir haksızlık karşısında konuşmanın bedeli varken de aynı cesareti gösterebilmektir.
Bu ülke, seçim zamanı bağırıp çağıran, koltuğa oturduktan sonra sesi kesilen insanlardan yoruldu. Herkese ulaşacağını söyleyip sonrasında yalnızca belli telefonları açanlardan yoruldu. Göreve geliş amacını unutup bulunduğu yeri kendi işlerinin uzantısı hâline getiren anlayıştan yoruldu.
Bunları söylemek, seçilen herkesi aynı kefeye koymak değildir. Tam tersine, dürüstçe çalışacak insanların emeğine sahip çıkmaktır.
Makamını kişisel menfaatine alet etmeyen, kimsenin karşısında eğilmeden hakkı savunan, aldığı sorumluluğun hakkını veren koca yürekli insanlara selam olsun.
Onların varlığı bu şehrin umududur.
Fakat bir şehre bakıp yalnızca paylaşılacak bir pasta gören anlayışa da itirazımız var.
“Bu şehir için ne yapabilirim?” sorusunun yerini “Buradan kendime ne çıkarabilirim?” hesabı aldığında, kaybeden yalnızca bir kurum olmaz. İnsanların birbirine güveni de eksilir.
O güveni yeniden kurmak, seçim kazanmaktan daha zordur.
Bu yüzden yeni dönemde beklentim; yapılan işin açıkça anlatılması, verilen sözlerin takip edilmesi ve üyelerin yalnızca seçim öncesinde hatırlanmamasıdır. Bir komitenin başarısını kaç fotoğraf verdiğiyle değil, hangi sorunun çözümüne katkı sunduğuyla konuşabilmeliyiz.
Rekabet bittiğinde kırgınlıklar büyütülmemeli. Farklı listelerde yer alan insanlar birbirinin düşmanı gibi görülmemeli. Seçimi kazanamayanların birikimi de bu şehrin birikimidir.
Sakarya’nın birlikte çalışabilen insanlara ihtiyacı var.
Seçilen bütün temsilcilere bir kez daha başarılar diliyorum. Dilerim görev süreleri sona erdiğinde arkalarında güzel fotoğraflardan daha fazlasını bırakırlar: Çözülmüş sorunlar, tutulmuş sözler ve gönül rahatlığıyla kendilerine teşekkür eden insanlar…
Bu sözler bir kişiye yönelik itham değil, temsil sorumluluğunu üstlenen herkese açık bir çağrıdır. Eleştiriyi susturmak yerine gereğini yapanlar, en güçlü cevabı zaten çalışmalarıyla verecektir.
Sandık size bir görev verdi.
O görevin değerini, yarın kimin yanında durduğunuz gösterecek.!