Alemi kör, milleti sersem sanmanın yeni versiyonu, parlamento muhabirleriyle bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un sözleriydi.
Dedi ki; “Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne anlama geldiğini görmeden İsrail’in bu saldırgan hedeflerini anlamak mümkün değildir. Eğer Ortadoğu’da siyaset yapıyorsanız Büyük Ortadoğu Projesi’nin bütün teferruatını da çok iyi anlamak durumundasınız.
İsrail, geldiği noktada şöyle düşünüyor, hazır İslam dünyası ve bölge ülkeleri bu kadar bölük pörçükken, bu kadar dağılmışken, parçalanmışken, inisiyatifsiz bir hale gelmişken ve en büyük müttefiki olan ABD'nin de bir şekilde bütün ordularıyla bu coğrafyayı çekmeyi başarmışken, nihai vuruşunu gerçekleştirmek istiyor. Mesele budur.
Her ne kadar haçlı siyonizmi bir ittifak içerisinde görünüyor olsalar da nihayetinde Amerika'nın esas hedefi, İran'ın kabiliyetlerini, imkânlarını azaltmak ve İran'ı terbiye etmektir. İsrail'in hedefi ise Amerika'dan farklı olarak Nil'den Fırat'a kadar bütün coğrafyayı ele geçirmek ve buradaki insanların tamamını köleleştirmektir.”
İyi de Numan Bey, eğer İsrail’in Büyük Orta Doğu Projesi’nde hedefi, Nil'den Fırat'a kadar bütün coğrafyayı ele geçirmek ve buradaki insanların tamamını köleleştirmek ise, 2004 yılında genel başkanınız Erdoğan, ABD Başkanı George W. Bush’un verdiği Büyük Orta Doğu Projesi Eş Başkanlığı görevini neden üstlendi?
Sonraki yıllarda AKP iktidarı, Trump’ın dediği gibi Suriye’nin 2000 yıl sonra İsrailoğullarının egemenliğine girmesine neden yardım etti?
Ve daha önemlisi, madem BOP karşıtıydınız, siz bunları bildiğiniz halde neden AKP’de siyaset yapmayı tercih ettiniz?
Lafa bak! Büyük Ortadoğu Projesi’nin ne anlama geldiğini görmeden İsrail’in bu saldırgan hedeflerini anlamak mümkün değilmiş!
Sizin aklınız başınıza henüz gelmiş olabilir ama biz yıllardır bu korkunç gerçeği size ve millete anlattık.
Haliyle biz, ABD’yi de İsrail’i de BOP’u da sizden öğrenecek değiliz.
Ama nihayet ve ancak öğrendiyseniz, öğrendiklerinizi bize değil, en yakınınızdaki BOP sevdalılarına anlatmanızda yarar var.
Mesela, “Büyük Orta Doğu Projesi'nin (BOP) amaçları ve bu amaçlar içinde Türkiye'nin üstlendiği görev belli. BOP, Ortadoğu barışına yönelik kuruldu.
Bunun yanında bölgenin ekonomik kalkınmasına, özgürlüğüne, kadın haklarına yönelik kuruldu.
Eğitim özgürlüğünü daha ileri safhalara taşımak için atılmış bir adımdır.
BOP çerçevesinde Türkiye'ye de görev verildi ve Türkiye de bu görevi üstlendi.
Türkiye’nin Orta Doğu’da bir görevi var. Nedir o görev? Biz geniş Orta Doğu ve Kuzey Afrika projesinin eş başkanlarından bir tanesiyiz ve bu görevi yapıyoruz.
Diyarbakır’ı istiyorum ki şu anda ABD’nin de düşündüğü Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) var ya, ‘Genişletilmiş Orta Doğu’ yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız, merkez olabilir” diyeni bulun ve ona anlatın.
Mesela, BOP’u savunma gerekçesi olarak “Biz o tarihlerde demokrasiden ve demokratik değişimden yana tercihimizi koyduk. Başkaları ise Esedçilik yaptı.
O günün Esedçileri, Sisi gibi diktatör darbecileri desteklemeye devam ediyorlar.
Keşke BOP bir proje olarak uygulamaya konulabilseydi.
O zaman Amerika temelli kaybetmiş olurdu.
Ve bölge çok farklı şekillenirdi.
Biz Amerikancı olduğumuz için değil, Amerika’ya son tahlilde kaybettirecek ve halklara kazandıracak bir proje olarak gördüğümüz için BOP’u destekledik” diyen kalemşor ve ekran yüzlerinizi bulun ve onlara anlatın.
BERABER UÇTUK BİZ BU ROTADA!
Mehmet Ali Güller paylaşmış ki paylaşmazsam olmaz.
“THY'nin yönetim kurulu üyeliğine atanan AKP'li eski Milletvekili Hasan Murat Mercan'ın, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın dayısı olduğu ortaya çıktı. Mercan'ın kızı Simin Mercan Bayraktar ise Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın eşi. Bunun yanı sıra THY Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Şeker'in de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlgen'in damadı olduğu öğrenildi. THY, AKP'li Özlem Zengin'in oğluna da koltuk verdi. Daha önce Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları kurasında yeğenini Cumhurbaşkanı Erdoğan'la tanıştıran AKP Grup Başkanvekili Zengin'in oğlu Salih Ahzem Topal da THY'de Bologna Ofis Müdürü olarak çalışıyor!”