İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının medya ile paylaştığı bilgi notu şöyleydi; Bornova Belediyesi’nde A.A'nın “bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin” İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında; Şüpheli A.A.’nın 22.09.2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğu ancak fiilen görev yapmadığı tespit edilmiştir. SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda; Bornova Belediye Başkanı Ö.E, Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel A.Ş Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K, Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V. İ.A’nın SGK Uzmanlık Raporunda sorumluluğu bulundukları tespit edilmiş olup; “Nitelikli Dolandırıcılık” ve “Resmi Belgede Sahtecilik” suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca gözaltına alınmıştır…

Savcılığın isimleri kodlayarak verdiği bilgi notunu, yandaş basın isimleri açık açık yazarak haberin üzerinde tepindi.

Bu ‘aman da ne büyük yolsuzluk operasyonunu’ okuyunca, hatıralarım gözümün önünde canlandı ve beni bir gülmek aldı.

Anlatayım; Kamudan tanıdığım bir arkadaş bir ilçemizin belediye başkanı seçilmiş ve ben ancak aylar sonra hayırlı olsun ziyaretine gidebilmiştim.

Spontane bir ziyaret olduğu için başkan yerinde yoktu. Kaymakamlıkta toplantısı var, birazdan gelir dediler. Beklerken belediye yönetim kadrosunun olduğu katta yine öğretmenlikten tanıdığım başkan yardımcısı olan bir arkadaşın odasını aramaya başladım. İsmi yoktu. Derken başkan geldi, odasına geçtik.

Falana baktım ismini cismini göremedim, yoksa gelir gelmez görevden mi aldın benim arkadaşımı diye sordum.

Aldım ama mağdur etmedim ağabey, kendisi evde ama maaşı çalışıyor merak etme, dedi.

21 yıllık kamu sendikacılığı il başkanlığı tecrübesiyle elbette şaşırmadım, binlerce örneğini de biliyordum.

Neyse, hayırlı olsun dedim çay faslından sonra ayrıldım.

Aylar sonra başka bir arkadaş aradı. Söz konusu belediyeye başkan yardımcısı olarak atandığını, emekliliğine yaklaşık bir yıl kaldığını, bu konumda emekli olduğunda daha yüksek ikramiye alacağını ve daha fazla emekli maaşı bağlanacağını anlattı.

Yine şaşırmadım… Başkanı aradım, olayı doğruladım ve göreve başladığında hayırlı olsun ziyaretine gelirim, haberim olsun dedim.

Başkan, gel ama bulamazsın ki abi, dedi. Niye dedim? Gelmeyecekmiş, başkan yardımcılığı görevini evden sürdürecekmiş! Süresi dolunca da emekli olup ballı ikramiye ve ballı maaşa konacakmış.

Yine bir süre sonra bu bankamatik belediye başkan yardımcılarından ilkiyle karşılaştım. Mevzuyu bildiğimi bildiği için gel anlatayım da biraz gül, dedi.

Belediye yeni bir bankayla promosyon anlaşması yapmış. Haliyle banka değişmiş. Bizimki de yeni bankaya hesap açtırmaya gittiğinde, üstelik müşteri temsilcisinin masasında yeni bankamatik belediye başkan yardımcısı ile karşılaşmışlar.

Düşünün, ikisi de aynı belediyede başkan yardımcısı ama birbirlerini tanımıyorlar.

Bu durum müşteri temsilcisinin de dikkatini çekmiş, mevzu açılmış orada tanışmışlar.

Anlattığım hikaye değildir, mevzu zaman aşımını da uğramamıştır. Dolayısıyla bilgime başvuracak sayın savcılara ve sair yetkililere, belediye ve şahıs ismi vererek olayı aktarır, şahitlik yaparım.

Bu ülkede yaşıyorum ve kamusal görevim gereği bu ülkede literatüre "BANKAMATİK MEMURU" ifadesini kazandıran parti hangisiymiş, çok iyi biliyorum.

Nitekim Özgür Özel: "Eğer Türkiye’de bankamatik personel çalıştırma yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanı sayısı bir elin parmaklarını geçmez" derken haklı.

Ve “AKP Manisa milletvekillerinin danışmanları, Yunusemre Belediyesi’nde 10 yıldır bankamatik memuru mu, değil mi araştırın. ATV bunu haber yapmazsan, biz açıklayacağız” derken de haklı.

Bu ülkede özellikle AKP’li belediyelerde parti il, ilçe başkanlarının, hanım komisyonu başkanlarının, iktidara yakın bilmem ne dernek ve vakıflarının başkanlarının belediyelerde bankamatik memuru olduğunu bilmeyen kaldı mı?

Yine, gazeteci Deniz Zeyrek’in “Akın Gürlek 'ben Lüksemburg'da hiç bulunmadım' dedi ama kısa süre önce bir kamu iktisadi teşekkülünün Lüksemburg'da kurulmuş şubesinde yönetim kurulu üyeliği yaptığı ortaya çıkmıştı” hatırlatması da bu ülkede bankamatik memurluğun geldiği noktayı göstermek için önemli…

Gereğini arz ederim…