İÇİNDE bulunduğumuz Eylül ayı da tükenmez üzere... Eylülden sonra Ekim ayı gelir... Ekim ayı, Türk Milleti ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti için çok önemlidir...

Son Osmanlı Sultanı Vadettin ve onun damadı Ferit Paşa’nın bütün gayretlerine rağmen, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve onun yanında duran silah arkadaşları ile kahraman Türk Milleti bir vatan, bir ülke kurmanın peşindedir...

Koskoca imparatorluk çökmüş, ülke nüfusu tamı tamına 13 milyona düşmüştür... Ve bu can çekişen imparatorlukta İngiliz ve Yunan askerlerinin sözü geçmektedir.

TÜRK’E KARŞI GÖRÜLMEMİŞ SAVAŞ!

İŞTE bu ortamda, koskoca İmparatorluğun elini-kolunu bağlayan Sevr Anlaşması imzalanır Padişah Vahdettin tarafından.

İngiliz ve Yunan mandasını kabul eden Saray yönetimi, milletin şeref ve namusu için canını veren, kanını döken askerlere karşı savaş başlatır.

Yani milli mücadelede Mustafa Kemal Paşa ile birlikte savaşanlara karşı, İngiliz ve Yunan güçlerini de yanına alan Sultan Vahdettin, eşi görülmemiş bir savaş başlatır.

Onun bir de Şeyhülislamı vardır Dürrizade Abdullah.

Şeyhülislam’a fetva yazdırır Sultan Vahdettin. Bu fetvalar 11 Nisan 1919’da padişahın da emriyle Dürrizade Abdullah tarafından yazılır ve onaylanır.

İNGİLİZ VE YUNAN UÇAKLARIYLA!

FETVA verilmiştir... Bu fetvalar ne ile atılır biliyor musunuz?

İngiliz ve Yunan uçaklarıyla... Yani işgalcilerin uçaklarıyla...

Bizim o yokluk içinde destansı bir mücadele sergileyen Mehmetçiklerin, köylerin, vatandaşların üzerine bastırılıp atılır bu fetvalar.

Bütün işbirlikçi gazetelerde yayınlanır bu bildiriler...

Bu fetvaların özeti şöyledir:

“Padişahın izni olmadan, işgalcilere karşı duranlar, milli mücadele için asker ve para toplayanlar... Bunları öldürmek, topluca öldürmek, din gereği ve görevidir... Bunları öldürenler gazi, bu yolda ölenler de şehit sayılır...”

Şeyhülislam Dürrizade Abdullah’ın imzaladığı fetvanın metni budur.

ESARETE ASLA GEÇİT YOK!

KİMLERE karşı yayınlandı?

İşgalcilere karşı duran Mustafa Kemal Paşa, onun etrafında toplanan silah arkadaşları ve vatandan milletten başka sevgi bilmeyen o kahraman millete karşı...

Fakat esareti asırlardan bu yana kabul etmeyen Türk Milleti, yüz binlerce şehit ve gazi verme bahasına bu Cumhuriyetin kurulmasına büyük pay sahibi oldu.

İNGİLİZ AJANI KEMAL HA?

ZAMANIMIZDA Cumhuriyet ve Gazi Mustafa Paşa düşmanları açık açık şöyle konuşuyor;

“Mustafa Kemal bir İngiliz ajanı ve Sabetayisttir... Hiç öyle olmasaydı, İngilizler “bir kurşun” bile atmadan İstanbul’u terk eder miydi?”

Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarının yegâne görüşleri böyle...

O zaman onlara şöyle bir soru sormak lazım;

“Pekiyi o zaman İngilizler, bir kurşun bile sıkmadan İstanbul’u nasıl işgal etti? İşin bu yanını niçin göz ardı ediyorsunuz?”

Göz ardı ediyorlar... Çünkü o zamanlar koltuğunu korumak için Servr’i imzalayan ve her türlü mandacılığı Osmanlı’nın boynuna takan İngiliz hayranı bir Padişah Vahdettin ve onun taifesi vardı.

ŞUHEDA FIŞKIRACAK!

TÜRKİYE Cumhuriyeti kolay kurulmadı elbet... O kötü şartlarda ve insanüstü bir mücadele ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde kuruldu. Milli Şairimiz Mehmet Akif’in, 10 kıtalık istiklal Marşı adlı manzum eserindeki en etkili mısralardan biridir;

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda;

Etmesin vatanımdan beni, dünyada cüda...”

FESLİ KADİR VE HAYRANLARI!

MERHUM Mehmet Akif Ersoy’a hakaret eden Fesli Kadir hayranları ne yazık ki çoğalıyor... Şimdi aramızdaki Cumhuriyet düşmanları, Anıtkabir’e gitmemeyi marifet sayan ama Cumhuriyetin nimetlerinden faydalanan bir güruh Osmanlıcılık ateşiyle yanıp tutuşmakta...

Aralarında tarikatlar ve cemaatler var...

Aralarında dincilik oynayanlar var...

Aralarında PKK seviciler ve Kürtçülük oynayanlar var...

Aralarında hukuk sistemini, kendi ikballeri için bir “sopa” gibi kullananlar var...

Aralarında “Mustafa Kemal kazanacağına, keşke Yunan ve İngiliz kazansaydı” diye Fesli Kadir hayranları var...

Aralarında Türk Milleti’ne Cumhuriyeti ve Demokrasiyi çok gören, onu Ortaçağ karanlığına itmeye çalışan Tom Barrack gibi düşünen onlarca ve hatta yüzlerce, binlerce beyin var...

ŞANLA, İRFANLA KURDUK

EVET... Şanla, irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti... Bugün 26 Eylül ve Ekim ayına sadece 4 gün var. 1 Ekim 2026 Perşembe günü TBMM Yasama Yılı başlıyor. 13 Ekim, Ankara’nın Başkent oluşunun yıl dönümü ve 29 Ekim ise Türk Milleti’ne kefen biçmeye çalışanların hüsrana uğradığı bir Devletin, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümü var...

Şimdiden kutlu v e mutlu olsun...

*****************

ANLAMLI SÖZ

Cumhuriyet; fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür nesiller ister...”

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK