Memur çalışanlar insan evladı da özel sektörde çalışanlar insan evladı değil mi? Ülkede çıkarılan her düzenleme sanki tek bir çalışan profili varmış gibi sadece memurları görüyor.
Doğum izni denildiğinde memur için net, uzun ve güvence altına alınmış bir hak var. Özel sektörde çalışan kadın ya da baba içinse bu konu hâlâ muamma. Resmî tatiller uzatıldığında memur otomatik olarak tatildeyken, özel sektörde çalışan milyonlarca insan sabah telefonuna gelecek mesajı bekliyor. Maaş zamları açıklandığında da tablo değişmiyor; önce memur, sonra belki kimse. Devlet sürekli memurun refahından söz ediyor. Peki bu ülkenin üretimini ayakta tutan, sanayide, fabrikada, tarlada, ofiste çalışan milyonlar kime hizmet ediyor?
Bu insanlar başka bir ülkenin ekonomisini mi büyütüyor? Aynı ülkede yaşıyoruz, aynı marketten alışveriş yapıyoruz, aynı faturaları ödüyoruz ama haklar söz konusu olunca iki farklı dünya var. Memurun işi güvence altında, özel sektör çalışanı ise belirsizlik içinde. Memur için rapor bir hak, özel sektör çalışanı için risk. Memur için izin bir prosedür, özel sektör çalışanı için stres. Kimse memura verilen haklara karşı çıkmıyor ama aynı hakların neden özel sektör çalışanı için düşünülmediği sorgulanmak zorunda. Çünkü adalet, bir kesimi kollayıp diğerini görmezden gelmek değildir. Devletin görevi sadece kendi personelini korumak değil, ülkeyi ayakta tutan tüm emeği gözetmektir.
Verilen mesaj çok net: Devlete kapağı atan rahat eder, atanamayan idare eder. Bu bakış açısı ne sosyal devlet anlayışıyla ne de adalet duygusuyla bağdaşır. Özel sektör çalışanı ayrıcalık istemiyor, memurdan daha fazlasını da talep etmiyor. Sadece insan yerine konulmak istiyor; doğumda, hastalıkta, tatilde, maaşta eşit bir yaklaşım bekliyor. Çünkü bu ülkede çalışan herkes aynı gemide ve gemi su alıyorsa bunun sebebi bazı yolcuların sürekli üst güvertede tutulmasıdır.