ÖNCE, delik deşik edilen Anayasa’nın basınla ilgili 28. Maddesini alıntılayarak yazıya başlayalım...
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Madde: 28: “Devlet, basın hürriyetini sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür. Sınırlamalarda 26. ve 27. madde hükümleri uygulanır, gizli bilgiler ve suç aklatan, isyan teşvik eden yayınlarda ise yasal sorumluluk doğar. Dağıtımın engellenmesi ise hâkim veya yetkili merci kararına bağlıdır...”
Nitekim Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu konuda vecizesi vardır;
“Basın, milletin müşterek sesidir... Susturulamaz...”
HÜKÜM BÖYLE İKEN...
MUHALİF kanallardan Halk Tv’ye de 14 Ekim Çarşamba günü kayyum atandı. Malum, “Fon skandalını” en çok irdeleyen, gündeme getiren ve gelişmeleri izleyicileri ile paylaşan en sıkı kanallardan biriydi.
Üstelik aynı günde Ekrem İmamoğlu’nun, bir yılı aşkındır tutuklu bulunduğu Silivri’de yapacağı savunmanın başlangıç tarihiydi ve bu savunmanın Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri devam etmesi planlanmıştı.
MAKSAT, HALKTAN KAÇIRMAK
BAŞTA Halk Tv yönetimi ve muhalefet partilerinin birçok lideri de bizzat Silivri’ye giderek bu davayı takip edecekti. Nitekim Yeni Parti Lideri Özgür Özel de, Halk Tv’ye kayyum atamasının yapıldığı saatlerde, mahkemeyi takip etmek üzere Ankara’dan, İstanbul’a geliyordu. Sözcü Tv’nin görüş almak için aradığında ise, “Şu anda uçaktayım... Daha sonra görüşürüz” mesajı atmıştı başarılı gazeteci İsmail Küçükkaya’ya...
Biliyorsunuz, şu anda ülkemizde en çok konuşulan konu, yaklaşık 500 bin kişinin mağdur olduğu “fon skandalı” ve Ekrem İmamoğlu davaları...
Muhalefet partileri, yargılamanın halka açık yapılmasını, Türk Milleti’nin gerçeği görmesini istedi; fakat iktidar tam tersini yaptı. İşine gelmeyen davalara yayın yasağı getiriyor...
LİSTE NİÇİN AÇIKLANMIYOR?
FON davasına bulaşan 141 kişinin isimlerinin açıklanması isteniyor; hükümet yine yan çiziyor. Göreceksiniz, bu dava da yakın bir zamanda unutturulacak. Çünkü boğazlarına kadar içindeler... Ve her zaman olduğu gibi bal tutan, parmağını yalıyor...
Milletin gözüne baka baka diyorsunuz ki, “Ucu kime dokunursa dokunsun, sonuna kadar gideceğiz...” Lakin icraata gelince henüz bir ilerleme yok... Ve o malum listeyi açıklamıyorsunuz...
Açıklayın ve insanların kanını kemiren bu asalakların isimleri öğrensin bu millet... Ucu size dokunmuyorsa, o zaman niçin açıklamıyorsunuz?
Açıklayın da görelim; bu fırsatçı 141 kişi kim?
TELE-1’İN BAŞINA GELENLER
DAHA önce, yani 24 Ekim 2025 tarihinde en çok izlenen muhalif kanallardan TELE-1’e de bir sabah vakti kayyum atanmıştı... Bir baktık ki, en çok izlenen sabah programında “belgesel” yayınlanıyor...
“Ne alâka?” diye sorduk kendi kendimize.
Cumhur İttifakı, işine gelmeyen ve yapılan haksızlıkları, yolsuzlukları, son olarak da fon ve bahis skandalını, hayat pahalılığını en çok dillendiren kanalları bir bir susturuyor... İşte bu “susturma” olayının en son halkası da Halk Tv oldu.
GAZETECİLERİ CEZAEVİNE DOLDUR!
BUGÜN itibariyle 30’un üzerinde gazeteci, -sözde- basın özgürlüğüne rağmen cezaevlerinde tutuklu durumda. Araştırmacı gazetecilerden biri olan İsmail Saymaz’ın ise ayağına dijital kelepçe takılmış vaziyette; evinden dışarıya çıkamıyor. Saymaz, gazeteciliğini böylesine kısıtlı şartlarda sürdürmeye çalışıyor.
Söyler misiniz, bu durum daha ne kadar böyle devam edecek?
Gazeteci, toplumun aynası ve haber alma hakkının teminatıdır. Sen bu teminatı ortadan kaldırırsan, en başta bağlı olduğun Anayasa’yı, sonra da insanların haber alma özgürlüğünü çiğnemiş olursun...
Ne diyelim... 2018’den bu yana evrildiğimiz “başkanlık sistemi” ülkeyi hukukta, adalette, enflasyonda, cinayette, eğitimde, basın özgürlüğünde ve her alanda bu hale getirdi...
Vatana, millete hayırlı olsun!
***************
ANLAMLI SÖZ
“Bir toplumun gerçek başarısı, yetiştirdiği insanların ne kadar yükseldiği ile değil, yükselirken kaç insanın hakkını çiğnemediği ile ölçülür...”
İOANNA KUÇURALİ (4 Ekim 1936-2 Ekim 2026)